Sağlıklı Beslenme Önerileri

Günümüzde en çok araştırılan konuların başında “ Sağlıklı beslenme nasıl olmalıdır?” sorusu geliyor. Televizyonlardaki programlara misafir olan doktorlardan, internetteki blog yazılarından en çok dinlediğimiz kulak kabarttığımız konu beslenme konusudur. Son yıllarda fast food, hazır paketli yiyecekler, şekerli gıdalar yüzünden obezite problemi arttı. Aynı zamanda karşılaşılan hastalıklar da sağlıklı beslenme gerektirdiğinden yediklerimize içtiklerimize zor da olsa dikkat etmeye başladık. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

İçindekiler

saglikli-beslenme-soru-isareti
saglikli-beslenme-soru-isareti

Bu yazımızda merak ettiğiniz sağlıklı beslenmeyi her yönüyle anlatacağız. Yazıyı okuduğunuzda nasıl beslenmeniz gerektiğine dair fikriniz olacak ve hemen uygulamak isteyeceksiniz. Ama ilk olarak yapmanız gereken sağlığınızın kıymetinin ve ne kadar önemli olduğunun farkında olmaktır. Hamilelikte beslenme, gençlikte ve yaşlılıkta beslenme sadece sizi değil çevrenizi de etkilemektedir. Yediğiniz her şey doğacak yavrunuzu, gelecekteki bedeninizi ve sizi örnek alan kişileri de etkileyecektir. O yüzden şimdi zayıflamayı diyet yapmak olarak değil, sağlıklı beslenmek olarak görmeye başlayalım.

Sağlıklı Beslenme Nasıl Olmalıdır?

Zayıflamak aç kalarak ve dengesiz beslenerek olmaz, olmamalıdır. Çünkü vücudunuzun da çalışması için belli besinlere ihtiyacı vardır. Sağlıklı zayıflama dengeli beslenip, spor yaparak olmalıdır. Dengeli beslenmek ancak azimli insanların iradesiyle yapabildiği şeydir. Ama sağlıklı beslenip, hareketli bir yaşam tarzına geçen kişiler verdiği kilolar ve kavuştukları sağlıkları sayesinde çok mutlu olup, neden bunu daha önce yapmadım, çok kolaymış demektedir.

sagliklı-zayiflama-mi-sagliksiz-sismanlık-mi

Siz de bu hissi yaşamak istiyorsanız. Bu yazıdaki her adımı uygulayın. İlk olarak karar verin: Ben sağlıklı beslenmek istiyorum. Her gün düzenli yürüyüş yapacağım. En azından normal hayatımdan daha fazla hareket edeceğim deyin! Her işe başlamak için önce ciddi bir karar vermeniz gerekiyor. Kararınızı verin ve yola çıkın! blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Şok diyet listelerini bir kenara bırakın. Hayat tarzınızı ve alışkanlıklarınızı değiştirin. Evinizde pişen yemekleri gözden geçirin ve sağlıklı yemeklerle değiştirin. Bahaneleri bir kenara bırakın.

Bahanesi Olanlara Evinizin Dışında Sağlıklı Beslenme Önerileri

Bireylerin sağlıklı beslenmeye ve zayıflamak üzere yemeklerini düzenlemeye başlayamamalarının en büyük sebebi bahane üretmesidir. Sürekli bahane üreten kişiler olumsuz düşünerek “Ben yapamam, bulunduğum yerde sağlıklı yemek yok, çevremdekiler hep fast food tüketiyor.” gibi nedenlerle sağlıklı beslenmeyi ertelemektedir. Ya da vakit darlığından dem vurup paketli atıştırmalıkları hızlıca tüketip hayata devam etmektedir. Paketli ve işlenmiş ürünlerin zararları çok fazladır. Hem içerisinde bir sürü katkı maddesi vardır hem de kısa süreli tokluk sağlar. Bu nedenle sürekli bir şeyler yeme arayışına gireriz. Aşağıda birkaç bahaneye karşı çözüm önerisi sunduk:

okulda-saglikli-beslenme
okulda-saglikli-beslenme

Okuldayım, yemekhane yok bahanesi: Son derece havalı saklama kaplarında sağlıklı yiyeceğinizi yanınızda götürün.

İşteyim, ev yemeği yok bahanesi: Isı kaybetmeyen yeni nesil sefer taslarında yemeklerinizi yanınızda sıcacık taşıyın veya ev yemeği yapan restoranlara gidin. Son zamanlarda ev yemeklerinizi ayağınıza kadar getiren abonelikler de mevcut. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Sabah erken çıkıyorum bahanesi: Yanınıza saklama kabında, domates, salatalık, peynir zeytin ve bir dilim ekmek alın. O dışarıda margarinle yapılmış sağlıksız poğaçaları, açmaları yemeyin.

Akşam geç geliyorum bahanesi: Akşam salata ve sağlıklı bir yemek yiyin. Hala doymadıysanız biraz kuruyemiş fena olmaz.

Vaktim yok, hızlıca yemeliyim bahanesi: Evde sağlıklı iki dilim kahverengi ekmeğin arasına, ton balık, beyaz peynir, domates gibi birçok lezzetli yiyecek koyabilirsiniz. Hem de acıkınca hızlıca tüketirsiniz.

Ana öğünlerde ve ara öğünlerde yemeklerimiz nasıl olmalıdır?

Toplumumuzda maalesef lif tüketimi maalesef oldukça azdır. Bu nedenle sindirim ve doymama problemleri yaşanmaktadır. Yiyorum yiyorum doymuyorum cümlesini çoğu kişiden duymuşuzdur. Bu problem eğer sağlıktan dolayı (insülin direnci vb.) değilse lifli gıdaları az tüketmemizden kaynaklanmaktadır.

Beyaz olan gıdalardan (ekmek, pilav, makarna vb.), paketlenmiş atıştırmalıklardan, sosis, salam gibi işlenmiş et ürünlerinden sağlığınız için uzak durun. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

saglikli-beslenme-beyaz-gidalar
saglikli-beslenme-beyaz-gidalar

Sabah kahvaltısını hızlı yapmak zorunda olanlar için yulaf, kuru meyve, fındık gibi kuruyemişlerle oluşturulan karışımı sütle tüketmek oldukça sağlıklı bir kahvaltı olabilir. Sabah kahvaltısı için süreniz genişse domates, salatalık, roka gibi yeşillikleri tüketin. Peynir, zeytin, yumurta gibi kahvaltılıkları tüketin. Mümkünse reçel, çikolata gibi ürünleri yemeyin. Şeker deposundan başka bir şey değil onlar. Ekmek olarak tam buğday, kepekli gibi kahverengi ekmekleri tüketin.

Öğlen yemeğinde çorba, etli bir yemek, kurubaklagil ve bulgur pilavı gibi besinleri tüketin. Yoğurt da yemeniz tokluk hissinizi artıracaktır.

saglikli-beslenme-ogle-yemegi
saglikli-beslenme-ogle-yemegi

Akşam yemeğinde de öğlen yemeği gibi yiyebilirsiniz. Sadece bulgur pilavını çok az yiyerek salatayı daha fazla yiyin. Yemek saatleri nasıl olmalıdır sorusuna alt başlıkta değineceğiz. Gördüğünüz gibi zayıflama konusuna hiç değinmedik. Çünkü zaten bunları yapıp, sağlıklı beslenen bir kişi kilolu kalamaz. Bunlarla beraber günlük yarım saat bir saat yürüyüş yaparsınız tüm kilolarınızı verip normal kilonuza inebilirsiniz. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Zayıflamak ve Sağlıklı Kalmak İsteyenlere Özel Günlük Program

İlk olarak yatma ve kalkma saatimizi düzenlemeliyiz. Kalkma ve yatma saatleri metabolizmamız için çok önemlidir ve düzenli bir yaşam vücudumuzun sağlıklı olmasını sağlar. Kalkış 6:30 olmalıdır. Ardından hemen yataktan kalkmak yerine güzel bir gerinme hareketi hafif 10 dk’lık bir egzersiz sizi güne enerjik olarak hazırlar. Daha sonra 1 bardak limon su içmeniz sindirim sisteminizin çalışmasını sağlayarak enerji yakmanızı başlatacaktır. Kahvaltınızı 7:30’da yapın. Öğlen yemeğine kadar arada acıkırsanız bir avuç fındık, fıstık gibi doğal yemişleri tüketebilirsiniz. 12:30’da öğlen yemeği yiyin. Yine aynı şekilde akşam yemeğine kadar acıkırsanız doğal hafif atıştırmalıklar tüketin. 18:30’da akşam yemeğini yiyerek günü kapatın mümkünse bir şey yememeye çalışın. Yatış saatiniz ise 22:00 civarı olmalıdır. Çünkü saat 22:00’dan sonra sizi uykuya hızla geçirecek melatonin hormonu salgılanmaktadır. Gece yarısı bu hormonun seviyesi düştüğünden verimli bir uyku geçiremezsiniz.

saglikli-beslenme-ana-ogun-ara-ogun
saglikli-beslenme-ana-ogun-ara-ogun

Gördüğünüz gibi zayıflamak veya sağlıklı kalmak için açlıktan ölmenize ve zararlı şok diyetleri yapmanıza hiç gerek yok! Önemli olan düzenli bir uyku ve yemek saatleridir.

Yaşa Göre Sağlıklı Beslenme ve Zayıflama

İnsanın her yaşta ihtiyacı olan besin miktarı farklıdır. Bir gencin metabolizmasıyla, yaşlınınki farklı işlemektedir. Gençlerin hızla yayılan zayıflama düşüncesi 12-13 yaşındaki öğrencileri bile diyet yapma fikrine itmektedir. Bu çok sağlıksız ve yanlış bir tutumdur. Çünkü o yaştaki bir genç gelişme çağında olduğundan yapılan yanlış diyetlerle sağlıklarından olabilirler. Bu da sağlıklı beslenme ile tam zıt olduğu için bunları kesinlikle tavsiye etmiyoruz.

Yaşı çok küçük olup obezite problemi olan çocuklar fast food ve beyaz gıdalardan uzak tutularak zayıflatılmalıdır. Kilosu zaten normal olup bunu psikolojik bir takıntı haline getiren gençlerimiz ise bir sağlık danışmanına veya psikologa götürülerek kilo probleminin olmadığı düşüncesi verilmelidir.

yasa-gore-saglikli-beslenme
yasa-gore-saglikli-beslenme

Yaşı ileri olan kişiler de yavaş metabolizmaya sahip olduğundan yağlı yiyeceklerden ve geç saatte yemek yemekten kaçınmalıdır. Yürüyüş yapmalıdır. Metabolizma hızlandırıcı yiyecekleri de öğünlerine (acı biber, yeşil çay vb.) katmalıdır.

Yani işin özü her yaştan birey için paketlenmiş ve işlenmiş gıdalardan uzak durup, hareket etmektir.

Sağlıklı Beslenme ve Sağlıklı Yaşama Alışkanlığı Nasıl Kazanılır?

İlk olarak yatma ve kalkma saatiniz düzenli olmalıdır. Erken yatıp, erken kalkmalısınız. Bu hem metabolizmanızı hem de gün içindeki enerjinizi etkilemektedir. Kahvaltıyı muhakkak yapın ve diğer öğünleri hep aynı saatte yemeye çalışın. Bekarsanız, annenize sağlıklı yemekler pişirmesini tembihleyin ya da size sağlıklı olan yemekleri getirmesini söyleyin. Evliyseniz alacağınız gıdalara siz karar verdiğiniz için lifli, tok tutan proteinden zengin besinleri, yeşillikleri ve meyveleri mutfağınıza alın.

Arada kaçamak yaparak kendinizi ödüllendirin. Yabancı dilde cheat day denilen bu ödüllendirme sonrası kaldığınız yerden pişman olmadan devam edin. Çünkü kendinizi tamamen kısıtlarsanız bir gün pes ederek daha kötü bir duruma dönebilirsiniz.

saglikli-beslenme-aliskanligi
saglikli-beslenme-aliskanligi

Beslenme ile alakalı doktorların videolarını izleyin. Kitaplar okuyun. Kendinize sahip çıkın. Her gün tartılın. Her gün tartılmanız demek kendinizi sürekli kontrol altına almanız demektir. Bazen ödem bazen regl nedeniyle olduğunuzdan fazla kilolu olabilirsiniz ama siz yine de her gün tartılın. Bunu yapamıyorsanız hafta da 1 kere muhakkak tartılın.

Zaten sağlıklı beslenmenin tadını alınca bu yaşamı çok seveceksiniz ve herkese anlatıp onlarında böyle yaşamalarını isteyeceksiniz. Unutmayın bedeniniz ömür boyu eviniz ve size bir emanet. Evinize ve size emanet edilen bu bedene sahip çıkın.

Nasıl Zayıflanır? – Zayıflama Hakkında Her Şey!

Bu yazıyı hazırlamamızdaki amacımız kilolu bireylerin kilolardan kurtulma sürecinde kafasına takılan konular için kaynak hazırlamaktır. Hedefimiz yazının tamamını okuyan bir misafirin kafasında artık diyet, sağlıklı beslenmek, spor ve en önemlisi “nasıl zayıflanır” ve “nasıl zayıflarım” gibi kavramları doğru yere oturtmasını sağlamaktır. Bu sayede hedefinizi en doğru şekilde belirleyecek ve adım adım zafere doğru ilerleyeceksiniz. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

İçindekiler

Nasıl zayıflarım sorusu - Nasıl zayıflanır sorusu ve cevapları
Nasıl zayıflarım sorusu – Nasıl zayıflanır sorusu

 

Nasıl Zayıflanır? / Nasıl Zayıflarım?

Bu soruyu her gün her öğünde, misafirlikte, açık büfe restoranlarda, arkadaş buluşmalarında yemekle karşılaşınca kendimize soruyoruz. Bu sorunun cevabı bir tane değil. Birçok kombinasyondan oluşacak şekilde bir cevabı vardır. Her diyetisyene göre genel olarak aynı olmakla birlikte, herkesin kendine göre bir tarzı vardır. En doğru olan bir sağlık uzmanına başvurarak vücudunuza uygun şekilde kilo verme sürecinizi başlatmanızdır. Biz fazla kilolardan kurtulmak mücadelesinin ana kriterlerinden bahsedeceğiz.

Kilo vermenin ana fikri yediğimizden fazla kalori harcamaktır. Bunun için de 3 kombinasyonumuz bulunmaktadır.

üç parmak
üç parmak

1) Az yiyip, hareket miktarını değiştirmemek
2) Hareketi artırıp, yemek miktarını değiştirmemek
3) Hem az yiyip, hem de hareketi artırmak
Bu üç madde dünyadaki tüm kilo verme serüvenlerinin temel taşlarıdır. Bizim tavsiyemiz 3. Maddeyi biraz deforme ederek uygulamanızdır. Sağlıklı beslenip, hareketi artırmak hızlı kilo vermek için en ideal yöntemlerden bir tanesi. Hem de kalıcı kilo nasıl verilir sorusunun gerçek cevabı “Sağlıklı beslenme ve hareketi artırılmış bir yaşam”dır. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

nasıl zayıflarım sorusunun cevaplarını bulabilirsiniz
nasıl zayıflarım sorusu ve cevapları

Hızlı Kilo Vermek

Birçok kişi senelerce sürerek aldığı kiloyu 2-3 ay içinde vermek ister. Halbuki böyle bir dünya yoktur. 5 senede alınan bir kiloyu 2-3 ayda vermek asla ve asla sağlıklı bir yöntem değildir. Bu şok diyetlerde elbette yapılır. Manşetlerde hızlı zayıflamak diye sizi cezbeden diyet listeleri gözünüzü boyuyor olabilir. Ama hızlı kilo verenlerin o kiloları çabucak geri aldığına da tanık olmuşsunuzdur. Almasa bile psikolojilerinin nasıl bozulduğuna da tanık oldunuz mu? Ayda kaç kilo vermeliyim sorusunun en ideal cevabı 2-3 kg arasıdır. Eğer düzenli kilo verme süreciniz varsa 1 kg bile verseniz mutlu olmalısınız. 1 senede 12 kg yapar ve ne kadar kalıcı bir kilo verme olduğunu 3-4 sene sonra anlayacaksınız.

hızlı kilo verme ve nasıl zayıflarım sorusunun cavaplaı
hızlı kilo verme ve nasıl zayıflarım sorusunun cavaplaı

1 haftada 5 kilo verdiren diyetler sizi kandırmaktan bir şey değildir. Çünkü size yapılan o şok diyetlerde verdiğiniz büyük çoğunlukla ödem yani sudur. 2-3 kilogramı da enerji olsa siz 5 kilo verdim zannederek aslında 2-3 kg bir şey vermiş oldunuz. Peki gerçekten mi verdiniz? Bir sonraki hafta normal yaşamınıza dönünce o verilen hızlı kiloları geri almayacak mısınız? Aç kalmadan fazla kilo vermek değil mi asıl hayalimiz? Ya da hep kilo vermek için sürekli öyle kıtı kıtı düşük kalorili diyetler mi yapacağız? Zaten bu şekilde beslenme sadece yağlarınızı değil vücudunuzun protein gibi önemli yapıtaşlarını da yakacak. Bu hem kas gücünüze hem de beyninize büyük zarar verir. Diyetin zararları diye bir kitap yazılsa hiç fena olmaz hani 🙂

Sonuç olarak eğer gerçekten kilolarınızdan kurtulmak istiyorsanız “Hızlı kilo nasıl veririm?” gibi bir düşünceyi aklınızda silin. Niyetiniz günü kurtarmak ve içine sıkıştığınız elbiseyi bir kere düzgün giymekse bu şekilde kilo verin ama sağlıklı bir yaşam sürmek istiyorsanız, “Sağlıklı beslenin ve hareket edin!”.

İlginizi Çekebilir: Roma Bir Günde İnşa Edilmedi

Kilo Vermek İçin Tüyolar

Bu bölümde sizlere kilo verme sürecinde kullanabileceğiniz püf noktalar paylaşacağız. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

kilo vermek için tüyolar - nasıl zayıflarım
kilo vermek için tüyolar ve nasıl zayıflarım
  • Moralinizi yüksek tutun. Eğer sürekli inişli çıkışlı kilo verme psikolojik bozukluğu yaşarsanız sürekli diyet bozan ve pazartesi diyete başlayanlardan olursunuz.
  • Yeşillikle dost olun. Salata lif kaynağı bol bol tüketin.
  • Baklagilleri sevin. Nohut, kuru fasulye, barbunya, yeşil mercimek bize verilen en büyük nimetlerdendir. Muhakkak düzenli olarak tüketmeye özen gösterin.
  • Kızartmayı azaltın. Haftada 1 kereye indirin. Hiçbir şeyi tamamen yok edin, yapmayın demiyoruz. Diyene de inanmayın. İnsanız canımız çeker yani. Robot değiliz.
  • Makarna ve beyaz pirinci hayatınızdan çıkarın, ekmeği azaltın.
  • Hiç spor yapmadan kilo vermek istiyorsanız yürüyüş yapın. Spor salonuna gitmenizi biz de tavsiye etmiyoruz. Spor salonu zararlı olduğu için değil hayat boyu kolay şekilde kilonuzu koruyabilmeniz için tavsiye etmiyoruz. Bununla ilgili olarak sitemizde detaylı bir yazımız mevcuttur. Okumak için tıklayınız: Spor Salonuna Gidilmeli Mi?
  • Aç kalmayın. Açlık sizi daha fazla yemeye itecektir. Diyetsiz kilo vermek için sizin açlık gibi bir hissi unutmanız lazım. Zaten kilolarınızdan kurtulduğunuzda çevrenize ben kilo verirken hiç aç kalmadım ki diye başarıyla söyleyeceksiniz. Buna inanın.
kilo-verme-tüyoları
kilo-verme-tüyoları
  • Kalorisi az şeyleri atıştırmalık olarak taşıyın, ve yanınızda muhakkak 500 mL’lik su taşıyın. Su taşımazsanız olmaz. Suyun kilo verme üzerindeki etkisi çok büyüktür. Suyun faydaları arasında yağ parçalaması, sindirimi hızlandırması, ödem attırması vb. gibi birçok etkisi vardır. Suyu sevmiyorum, su içmeye nasıl alışırım gibi bir derdiniz varsa; merak etmeyin kendinizi günde en az 2 lt su içmeye zorlarsanız bu siz de alışkanlık haline gelecektir. Daha sonrasında suyu isteseniz de bırakamazsınız. Su içmeye alışmak için ise 500 mL’lik şişe tavsiye ederiz. Hem de taşıması kolay olur. Öğleden önce yarım litre, akşama kadar 1 litre, akşamdan sonra da bir yarım litre içtiniz mi 2 litre tamamdır işte.
  • Bir başka kilo vermenin püf noktaları arasında akşam saat 6’dan sonra bir şey yemeyi bırakmanız vardır. Hayatınızı bu şekilde endeksleyin. Eğer çalışan bir kişiyseniz, yani çalışan kişiler nasıl kilo verir diye kafanızda bir soru varsa şunu önerebiliriz: Akşam ilk yerken hafif yiyin. Salata ve ana yemek yanında yoğurt olabilir. 1-2 saat sonra kuruyemiş ya da biraz meyve tüketebilirsiniz akşam saat 9 bile olsa. 🙂Tabi gönül ister ki 21:00 da bir şey yemeyin. Tercih size kalmış artık.
  • Dışarıda yemek yerken muhakkak sağlıklı şeyler seçin.Aman kırk yılda bir gidiyoruz demeyin. Dışarıda yemek artık bir kültür haline geldi. Misafirlikte diyeti yani sağlıklı beslenmeyi bozmak yok.Tavuklu salata, ton balıklı salata, bol yeşillikli lahmacun vb. yemekler dışarıda yenebilecek alternatif yiyeceklerdendir.Günlere ve misafirliğe gittiğinizde ise, kısır, patates salatası, sütlü tatlıgibi aperatifleri azar azar tüketebilirsiniz.
  • Her gün 1 fincan yeşil çay tüketin.Zayıflama çayları ile zayıflamada başı çekmesi gereken yeşil çaydır. Bu konuda daha önce yazdığımız bir yazımız mevcuttur. Okumak için tıklayınız: Zayıflama Çayları İle Zayıflama
  • Takıldığınız kişileri iyi seçin. Lömbür lömbür karşınızda tüketen biri sizin şevkinizi kıracaktır. Ama siz zaten sağlıklı beslendiğiniz için çok da etkilenmezsiniz ama, diyet gibi hataya düşüp her şeyi yemeyi bıraktıysanız eğer kilolu ya da metabolizması hızlı arkadaşlarınızla çok da dışarda yemek yememenizi tavsiye ederiz.
nasil-zayiflarim-sagliksiz-besinlerden kurtulun
nasil-zayiflarim-sagliksiz-besinlerden kurtulma
  • Metabolizmanızı hızlandırıcı doğal gıdalar kullanın.Hatırlarsanız eğer kimya dersinde katalizör diye tepkimeleri hızlandıran maddeler olurdu. 🙂 Bir nevi onun gibi işte. Pul biber, hoş baharatlar, lahana yemekleri, yeşil çaylar ve su gibi besinler metabolizma hızlandırarak kilo vermenize yardımcı olur. Yağ kaybetmek istiyorsanız eğer bu madde sizin için daha önemli.

Evde Nasıl Zayıflanır?

İşte bu kolay değildir. Daha sağlam irade gerektirir. Ancak yazımızda anlatıldığı gibi bir yaşamla siz de evde kilolardan kurtulabilirsiniz. Muhakkak yürüyüşe çıkmanız gerekir. Kendinize arkadaşlar bulup onlarla düzenli yürüyüşe çıkmak çok daha verimli olacaktır.

Unutmayın, kilo vermek sadece bir kaç besin yiyip birkaç besin yemeyerek yaşamak ve bu şekilde hayatına devam etmek değildir. Zayıflamak demek hayat tarzınızı değiştirmek, hayatınızı düzene sokmak ve her güne daha enerjik başlayıp daha motive şekilde yaşamak demektir.

Evde nasıl zayıflanır diyen birisi yanlış soru soruyordur, sormas gereken nasıl fırsat bulup evden çıkarak yürüyüş yapacağıdır.

Belki çocuklarınız sebebiyle belki başka bir sebepten ötürü evde kalmış olabilirsiniz. Bazı meseleler sadece çevrenizdeki insanların desteğiyle aşılabilecek sorunlardır. Bu konuda da yürüyüş arkadaşları bulabilirsiniz. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Belki bir arkadaşınızla anlaşıp belirli saatlerde o sizin çocuklarınıza bakarken siz yürürsünüz, belirli saatlerde siz onların çocuğuna bakarken o yürüyüş yapar. Bu sadece sunabileceğimiz en basit çözüm. Siz de kendi durumunuza uydurarak çok basit çözümlerler düzenli yürüyüşe çıkabilir, yemeniz gereken ve yememeniz gereken besinleri ayarlayabilirsiniz.

Kilo Verme Hakkında Yanlış Bilinenler

Çevremizden duyduklarımız, internette araştırırken karşılaştığımız birçok reklam bizleri kilo verme hakkında yanlış yönlendiriyor. Bunları aşağıda sıraladık ve yerine yapabileceğiniz alternatifleri yazdık.

blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

  • Oturduğumuz yerden yağ yakmak: Böyle bir dünya yok. Oturduğunuz yerden kilo alabilirsiniz ama yağ yakamazsınız. Şöyle ki enerji depolabilir birşeydir. Yemek yiyip oturduğumuz zaman içimizde depolamış oluruz. Ama onun yakılması için harekete dönüşmesi lazımdır ya da vücutta enerji ihtiyacı oluşması lazım ki depolananlar yakılmaya başlansın. Bu durumda yapılması gerekenler: Yüksek kalorili yiyecekler uzak durmak, glisemik indeksi düşük yiyecekler yani tok tutan yiyecekler tüketmek ve bol bol hareket etmek yürüyüş vb. Unutmayın yağ kaybetmek bir sabır sanatıdır! 🙂
  • 1 Haftada 5 kg vermek: Böyle bir gezegen yok. Nedenini yukarıda açıkladık. Çözüm ise sabırlı olmak. Sabreden derviş muradına erermiş. İnsan akıllı ve mükerrem bir varlıktır. Size emanet edilmiş olan bedeninizi sağlığına kavuşturmak için acele etmeyip sabırlı olmanız lazımdır. Sağlıklı beslenip, hareket ediyoruz. Bunun için “25 Kilo Nasıl Verilir?” yazı dizimizi muhakkak okumanızı tavsiye ederiz: 25 Kilo Nasıl Verilir? | Nasıl Zayıfladım?
  • Bölgesel olarak zayıflama: Göbek eriten diyet, basenler nasıl eritilir gibi cümleler kısmen yanlış cümlelerdir. Gıdalarla böyle bir şey çok da mümkün değildir. Çünkü yemeyi azalttığınız ya da düşük kalorili beslenmeye başladığınız zaman tüm vücuttan aynı anda gitmeye başlar. Bazı kişilerin belirli yerleri en son gider. Mesele kiminde basenler kiminde göbek en son giden yerler arasındadır. Bu durumda ise belirli spor hareketleri yapabilirsiniz. Örneğin; mekik göbeğinize yoğunlaşan bir spor olduğunda bölgesel sıkılaşma muhakkak sağlayacaktır. Göbek eritmek için mekik sporuna ek olarak yeşil çay tüketin ve kızartmalardan uzak durun. Squat bacak ve poponuz sıkılaşma, toparlama sağlayacaktır.

İlginizi Çekebilir: 10 Dakikada Metabolizmanızı Hızlandırın

  • Zayıflama çayları: Yeşil çay dışında zayıflama etkili çayları önermiyoruz. Çünkü sindirimi çalıştırma üzerine tüketilen çaylardır. Vücudunuza zararı olabilir. Muhakkak uzman bir doktora danışarak bakanlık tarafından onaylanmış çayları tüketin. Kabızlık gibi sorun yaşıyorsanız marketlerde satılan form çayları önerebiliriz. 2 tane içtiğinizde sabah tüy gibi olursunuz. 🙂
  • Tek tip diyetler: Vücudunuzun ihtiyacı olan vitaminleri, mineralleri, enerji kaynaklarının alımını engeller. Tek tip ve şok diyetler yapmaktan kaçının. Çok çeşit ve düşük kalorili beslenin. Kalıcı kilo vermenin püf noktası
nasil-zayiflanir-kilo-nasil-verilir-yontemler
nasil-zayiflanir-kilo-nasil-verilir-yontemler

Aç Kalmadan Fazla Kilolardan Kurtulma

Bu başlığın iki kelimelik karşılığı: Sağlıklı Zayıflamadır. Harcadığımız enerjinin depoladığımız enerjiden fazla olması için matematiksel olarak aç kalmamız lazım. Ama beyin kandırılabilir bir organdır. Özellikle vücudumuzdaki tüm duyguları ve istekleri yöneten beyin, akıllı olsa da kandırılabilir. Yani biz az yiyeceğiz (az yemek çok kilolu bireylerde aç kalmak olarak nitelendirilir), ama beynimiz her şey normalmiş gibi enerji yakımına devam edecek.

Bunun için yapılması gerekenler besin bilgimizi çoğaltmaktır. Tok tutan yiyecekleri adımız gibi bilecek ve bunu günlük hayatımızda tüketecek şekilde ayarlayacağız. Daha önceki yazılarımızda tok tutan yiyecekleri sıralamıştık. Okumak için tıklayınız: Tok Tutan Yiyecekler

Aç kalmadan fazla kilolardan kurtulma nasıl zayıflanır
Aç kalmadan fazla kilolardan kurtulma nasıl olur

İşlenmiş gıda tüketimini azaltacağız. Acıkınca şekerli bisküvilere, salamlı sandviçlere saldırmayacağız, evde tam buğday ekmeğinden hazırladığımız sağlıklı sandviçimizi tüketebiliriz. Doğal işlenmemiş kuruyemişlerimizi tüketebiliriz. Açlık durumunda bastırmak için bir avuç leblebi ve su muhteşem bir ikilidir. Az ama sık yiyeceğiz. Beyine aç kaldığını hissettirmeyeceğiz. Beyaz ekmek yemeyeceğiz. “25 Kilo Nasıl Verilir?” yazı dizisinin yazarının aç kalmadan kilo verdiğini biliyor muydunuz? Pirinç pilavını çok nadir tüketeceğiz, şerbetli tatlılar yerine sütlü tatlılar tercih edeceğiz.

Düşük Karbonhidratlı Diyetler

İlk olarak “Karbonhidrat hangi besinlerde bulunur?” bu sorumuzun cevabını kısaca verelim.

  • Süt ve süt ürünleri
  • Elma, armut, şeftali, kavun, çilek, üzüm, ananas, muz, yaban mersini, portakal, kuru üzüm, kurutulmuş meyveler
  • Mercimek, barbunya, fasulye, bakla
  • Bezelye, patates, kabak
  • Şeker
  • Pirinç, makarna, arpa, bulgur, makarna, yulaf, kahvaltılık gevrekler, darı, çavdar, mısır ve bu ürünlerin unları
düşük karbonhidratlı diyetler nasıl zayıflatır
düşük karbonhidratlı diyetler ile zayıflama

Düşük karbonhidratlı diyet adı üstünde karbonhidrat miktarının azaltılarak yapıldığı diyetlerdir. Doğru bir diyet diyebiliriz. Çünkü bu diyet olmaktan çıkıp sağlıklı bir zayıflama biçimi oluyor. 🙂 Bizim bu konuda farklı önerilerimiz olacak. Yukarıda verilen karbonhidrat listesinden işlenmiş olanları ve glisemik indeksi yüksek olan gıdaları çıkarmalısınız. Bu sizin düşük karbonhidratlı diyetle sağlıklı beslenmeyi birleştirmeniz demektir. Yani şeker, beyaz ekmek, pirinç pilavı, işlenmiş şekerli gevrekler, börekler, makarnalar gibi karbonhidrat gruplarını günlük hayatınızdan çıkarırsanız pıtır pıtır kilo verdiğinize şahit olacaksınız. Aslında bu Canan Karatay diyetine çok uyuyor değil mi? Çünkü Canan Karatay size diyet yaptırmıyor, işlenmiş ve sağlıksız besin gruplarından sizi men ederek doya doya kilo vermenizi sağlıyor.

Bir Türlü Diyete Başlayamayanlar

Birçok arkadaşımız kilo vermek için motive olmamaktan yakınır. “Diyet yapmak istiyorum, kendimi tutamıyorum” cümleleri hayatlarının bir parçası olmuştur. Diyet yapma işi tam olarak irade ve sabır işidir. Sizin şevkinizi kıran ise aç kalmak, lezzetli yemekleri yiyememek, doyamamak, çalışanlar için spora vakit bulamamak vb. nedenlerdir. Peki “Neden kilo veremiyorum?”:

1) Diyeti yanlış biliyoruz.
2) İrade ve sabır gösteremiyoruz.
3) Hayatımıza hareket katmaya üşeniyoruz.

İşte bu 3 neden sizin hep yarım kalan diyetlerinizin nedenidir. Durun ve bir düşünün. Başka bir nedeni yok değil mi? O halde yapılması gerekenler ise bu üç maddeyi doğrusuyla değiştirerek yeni bir karar almak. İnsanız hayatımızda sürekli iniş çıkışlar olabilir. Ama başaracağız! Allah bize bu gücü vermiş!

nasıl zayıflanır diyete başlayamıyorum diyete nasıl başlarım
nasıl zayıflanır diyete başlayamıyorum diyete başlama

1) Diyetin doğrusunu öğrenin. Bir yaşam tarzı haline getirebileceğiniz şekilde beslenin. Aşağıda verdiğimiz linklerde ve yukarıda paylaştığımız tüm konuları okuyarak diyeti doğru şekilde öğrenebilirsiniz.

2) İradenizi kullanın ve sabredin. Yanınızda İskender yeseler bile siz doğru uyguladığınız diyetinizle zaten geçen hafta iskender yemiş olacaksınız. 🙂 Dolayısıyla canınızı sıkmayın ve güzel bir vücuda kavuşma hayalinizi sürekli tazeleyin.

3) Harekette bereket vardır. Muhakkak en azından her gün yarım saat hızlı tempolu yürüyüş yapın. Eğer 1 saat yaparsanız sonucu gördüğünüzde siz bile şok olacaksınız. Daha önce okuduğum bir sitede bir bayan komşularıyla birlikte günlük 1 saat yürüyerek çok büyük kalıcı kilolar vermişti. Siz de böyle arkadaşlar grupları bulabilirsiniz. Unutmayın tempolu olacak. Yürüyerek kilo vermek her şeyin temelidir. Hem evinize geldiğinizde hızlı bir metabolizma sizi yatana kadar saracak ve yürüyüş sonrasında yağ yakımı devam edecektir.

Diyette Duraklama Dönemleri

Büyük kilolar veren kişiler duraklama dönemleriyle karşılaştıklarında büyük bir motivasyon kaybına uğrarlar. Bu kilo verme platosu kişilerin başarıya ulaştıklarının göstergesidir. Sabredin ve pes etmeyin. Artık vücut “Ben kilo vermeye alıştım, vermiyorum.” artık demektedir. Ya da “Bu yediklerin zaten şu anki enerjini anca karşılıyor artık kilo vermiyorum” diyor da olabilir. O zaman kilo vermem durdu cümlelerini bir kenara bırakıyor ve normalden farklı şeylerle vücudumuzun daha önce karşılaşmadığı şeyler yapacağız. Daha önceki bir yazımızda son 3 kilonun nasıl verileceğini anlatmıştık. Okumak için tıklayınız: Son 3 Kilo Nasıl Verilir? Bu son üç kilo endeksli değil, farklı bir şeyler yapmaya dair bir yazıdır. Bizzat oradaki maddeleri uygulayarak bu diyetteki duraklama dönemlerini atlatabilirsiniz.

diyet platosu - ne kadar kilo vermeliyim
diyet-platosu

Mucize Diyet

“Bir mucizeye ihtiyacınız yok aslında. Bir mucize olduğunuzu hatırlamaya ihtiyacınız var.” demiş Tayfun Topaloğlu. Ne kadar doğru bir söz. İnsanların en büyük eksiği içindeki mucizeyi görememesidir.

Mucize diyet diye bir şey yoktur. Var diyen ya sizi sağlığınızdan edecektir ya da koca bir yalan söylüyordur. Kolayca kilo vermek diye bir düşünceyi aklınızdan silin. Hayatta ne kolay ki kilo vermek kolay olsun. Yemek ne kadar zevkliyse kilo vermek de bizi o kadar zorlayacak. Ama biz zorluklardan zevk almasını bilecek ve mucizeyi kendimizde arayacağız. Mucize olan diyetler değil, sizsiniz!

mucize diyetlerle zayıflama
mucize-diyetler

Eğer sizlerde mucizeyi kendinizde keşfedip kilo verenlerdenseniz kilo verme hikayenizi bu sitede paylaşmaktan onur duyarız. Kilo verme hikayenizi [email protected]’e gönderebilirsiniz.

Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi
Olmaya devlet cihânda bir nefes sıhhat gibi.

Kanuni Sultan Süleyman

İdeal Kilonuzu Hesaplama İçin: İdeal Kilo Hasaplama Aracı

Sağlıklı Beslenme İle Kalıcı Kilo Vermek

Sağlıklı beslenme dengeli ve vücudunuza zarar vermeyecek şekilde olan gıda alımıdır. Eğer ben hızlı değil kalıcı kilo vermek istiyorum diyorsanız, sağlıklı beslenerek kilo vermeniz diyet yapmaktan çok daha faydalı olacaktır. Hem de aç kalmadan vermiş olursunuz istemediğiniz kilolarınızı. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Sağlıklı beslenme için ilk kural fast fooddan uzak durmaktır.

Pilav, makarna, ekmek gibi gıdaları bırakmaktır. Doğal olana yönelmektir. E insanız canımız çeker dediğinizi duyar gibiyim. İşte bu
oranı tutturmak tam olarak kalıcı kilo vermek. Beyninize artık her istediğini her zaman yiyemezsin sinyalini göndermeye başlayın.

Kaçamak yaparsak ne yapacağız?

Mis gibi sağlıklı besleniyorken yanlışlıkla ipin ucu kaçtı diyelim. Nefis bir hamburger, enfes bir pizza yedik… Hemen gelir gider dengesi kurup önümüzdeki 2-3 gün boyunca kendimizi tutuyoruz.

Spor yapmamız şart mı?

Haldır haldır fitness salonlarına gitmiyoruz. Çünkü biz en başta kalıcı kilo vermek istediğimizi konuşmuştuk. Ömrümüz boyunca spor salonlarına gidemeyiz. Ama ömrümüz boyunca daima yapabileceğimiz bişi var: YÜRÜMEK blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Kalıcı kilo vermenin kilometre taşlarından biri yürüyüştür. Her gün 1 saat yürümeye çalışın.
Yolunuzu uzatın, otobüse bir durak sonra binin, bir durak önce inin. Bir şeyler yapmaya çalışın işte. Beyniniz sürekli bu kiloları vermeliyim desin.

Zaten günde hiçbir şey yapmadan yürüyüşünüzü 20 dk artırsanız senede fazlalık olan birkaç kilonuzu atarsınız.
Hem sağlıklı beslenip hem de yürüyüşü bol bol yaparsanız gitsin kilolar gelsin güzel fizik. 

Sağlıklı beslenme bir hayat tarzıdır. Kalıcı kilo verme için de bu hayat tarzı hakkında bilgi birikimi sahibi olmak zorundayız.

Dikkatli olmak, araştırmak, okumak, öğrenmek zorundayız. Yani bir manada bu sektöre yetişmiş eleman olmaya başlıyorsunuz anlamına geliyor.

Televizyonda görmüşsünüzdür. Yiyerek kilo verdiriyoruz, yiyerek zayıflayacaksınız. Bunların temel kaynağı bilgi birikimleriyle size liste hazırlamalarıdır. Neyin kalorisi ne kadar, kaçtan sonra yemek yenmeli, kaçamak yapılırsa ne olur. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Hiç merak etmeyin sevgili okurlar, diyetisyene gitmeden yiyerek inşaAllah kilolarınızdan kurtulacaksınız.

1. Öncelikle bir hayatınızı inceleyin

Nasıl bir işte çalışıyorsunuz, ne kadar hareketlisiniz? Bunlar önemli sorular. Sitemizde bulunan ortalama kalori hesabı programıyla sonucu öğrenebilirsiniz.

2. Gün içinde yediklerinizi listeleyin

İnternetin başına oturun ve kalorilerini öğrenin. Böylece neyin fazla neyin az geldiğini anlarsınız. Artık bundan sonra bunun “kalorisi çok fazla yemeyeyim” demeye başlayacaksınız.

3. Abur cubur

Kilo durumunuza göre, önce haftada 1’e, sonra maaşı aldığınız güne indirerek azaltın (yani ayda 1 bayram etmece ?). Ben dayanamam dediğinizi duyar gibiyim. Bir şeylerden kalorisi sebebiyle vazgeçmeye başladıkça o kör nefis adam olmaya başlıyor merak etmeyin.

4. Yediklerimizin kalitesine dikkat edelim.

Şöyle ki “Ben bunu yiyince vücudum ne kazanacak?” Sağlıklı beslenmedeki en önemli kurallardan biri budur. Her zaman kaliteli yemek gruplarıyla karşılaşmayabiliriz. Bizler zengin insanlarda değiliz her gün biftek yiyelim. Özel pişirecek vaktimiz de olmayabilir :). Püf noktası yağda kızarmış olmayan, glisemik indeksleri yüksek olmayan her şeyden tüketin 🙂

5. Metabolizma hızlandırıcı faaliyetlerde bulunmayız.

  • Kırmızı pul biberi yemeklerinize muhakkak katarak tüketin. Çok büyük faydasını görecek ve zamanla bu nimetten vazgeçemediğinizi anlayacaksınız.
  • Yeşil çay. Günde 1-2 fincan tüketmeye çalışın. Zaten doğal bir antioksidan kaynağıdır. Zinde hissedersiniz.

6. Tuzu ne kadar azaltabiliyorsanız o kadar azaltın.

Zaten zarardan başka bir işe yaradığı yok 🙂 Annem tansiyon hastası olduğu için tuzsuz yaptığı yemeklerle bu duruma zoraki alıştım. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Unutmayın diyet kısa süreli çözümdür. Biz uzun vadede kalıcı çözümler arayanlar için bu yazımızı oluşturduk.

Sorularınızı ve isteklerinizi yorum olarak aşağıya bırakabilirsiniz.

blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Nasıl Kilo Verilir? | 25 Kilo Nasıl Zayıfladım?

” Nasıl Kilo Verilir ?” ve ” Nasıl Zayıfladım ?” gibi sorularını netleştirmek için bu yazıyı paylaşmayı düşündük. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Size tecrübelerimi anlatacağım bir yazı yazmak istedim. 2012 yılında dışarıda yürüme mesafemi artırdığımda birden kilo verdiğimi fark ettim. O zaman kilom ortalama 73. Boyum 160 cm.

Nasıl kilo verilir, araştırdım.

O kilo kaybını da fark edince sağlıklı beslenmeye karar verdim. Her gün minimum 3 saatim yollarda geçiyordu (Okulum uzaktaydı). Altunizade Metrobüs merdivenleri gibi güzel parkurumda (!) vardı. Ve artık sağlıklı beslenmeye gayret ediyordum. Hiçbir doktor ve diyetisyeni takip etmedim. Sadece besinleri araştırdım, vücuda etkilerini öğrendim. Herkesten kaptığımı aklıma yazıyordum. Ekmeği sadece sabah kahvaltısında yedim. Makarna ve pilavı (zeytinyağlı sarma, biber dolması da dahil) hayatımdan çıkardım.

“İnsanoğlu mideden daha kötü bir kap doldurmamıştır. İnsanoğluna, belini doğrultan bir kaç lokma yeter. Eğer yemek istiyorsa, midenin üçte biri yiyecek, üçte biri içecek ve üçte biri de hava içindir.” Hadis-i Şerif blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

72’den 63 kiloya indim

Pilavı senede 1-2 kere özel günlerde yerdim. Haftalık 250 gr ile ayda 1 kilo vermeye başladım. Yazın 63 kg’ya inmiştim.

Diyet yapmayıp sağlıklı beslenmeyi esas aldığım için Allah’ın izniyle kalıcı kilo verdim. Aynı şekilde vücuduma yararlı olanı aldım, Ramazan ayında 4 kg vermiştim. Ardından şehir dışı seyahatine gittim. Yani yaklaşık 2 ay sonra 58 kiloydum.

58 kiloda 1 sene kadar durdum, altına inmeyi başaramıyordum. İdeal kilom 52-53 olduğu için biraz üzüntüm de vardı. Artık spor yapmanın zamanı geldi dedim. İnternetten öğrendiğim basit egzersizleri her akşam 15 dk yaptım. Tabi bu aşamada tek yaptığım bu değildi. Burada yaptıklarımı da Son 3 Kilo Nasıl Verilir? yazısında anlattım

Yazın yürüyüşlerime devam ettim ve 1 sene için 54 kiloya indim. Ardından şehir dışı seyahati ve 52 kg. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Başarmıştım!

Hep Allah’a hamd ettim. Çünkü 75 kg olduğum bir dönem “Ben artık hep şişmanlayacak mıyım?” diye üzüldüğümü hatırlıyorum. Rabbim yardım etti, nefsime sahip çıktım, bol bol hareket ettim ve kilolarımı verdim.

Yaklaşık 1 senedir 52-54 arasında değişiyorum. Bir ara 50.5 kiloyu görmüştüm. Bu sefer her şeyi gömmüştüm 🙂 ideal kiloma çıkmak için. Şu an 53 kiloyum ve 43 kilogramı kas.

Öncelikle önce kendinize sonra da vücudunuza söz vermelisiniz.

Asla pes etmeyecekseniz. Pes edeceksiniz sağlıklı beslenmeye hiç başlamayın. Çünkü aktaracaklarımı bir yaşam tarzı haline getirmedikçe “sürekli kilo alıp veren biri” olan kişilerden olursunuz. Bu da ömür boyu enerjinizi diyete, kilo vermeye harcatır.

  • Makarna, pilav yok! Yok işte ötesini karıştırmayın. Evde hiçbir şey yoksa, sadece makarna varsa aç yatın. Çünkü şu an kilolusunuz. Yemeyin karbonhidrat. Hem aç yatarsanız kilo vermiş olursunuz. Ben aç yatamam diyorsanız, o zaman daima temkinli olun, bir ülker başak falan bulundurun her ihtimale karşı.
altin-basak
altin-basak-nasil-kilo-verilir
  • En geç 19:00’den sonra bir şey yemek yok. Öldünüz, bittiniz karnınız ağrıyor yemeyin. Gidin 1 bardak süt için. Çünkü veremezsiniz , yapışır üstünüze.
süt-nasil-kilo-verilir
süt-nasil-kilo-verilir
  • Arkadaşlarınızla buluştuğunuzda hep sağlıklı şeyler seçin. Fast food yemeyin. Kilo vermeyi bırakın vücudunuza zarar kardeşlerim. Bu vücut bize emanet, nasıl hor kullanabiliriz. Ben arkadaş buluşmalarında sağlıklı bir şey bulamadığım için bir kere ağladığımı hatırlıyorum. 🙂 Teselli edip, hep benim yiyebileceğim yerlere gidiyorduk sonradan.
tavuklu-salata-nasil-kilo-verilir
tavuklu-salata-nasil-kilo-verilir
  • Kuruyemiş yiyin, yemeklerinizi yiyin. 3 kaşık – 5 kaşık diye sayanlardan olmayın. Öyle ömür mü geçer? Biz sağlıklı beslenip kilo veriyoruz. Gram gram sayarak vermiyoruz.
  • Ben meyveyi çok yemiyordum. Canım istemiyordu, meyve seven biri değilim aşırı. Siz seviyorsanız ipin ucunu kaçırmamak şartıyla biraz biraz tüketebilirsiniz.

ALTIN KURAL: Her gün 1 saat yürüyün.

Yürümezseniz olmaz, spor yapın demiyorum. Ben yapamıyordum. Zaten 75 kiloluk vücut hangi hareketleri en esnek şekilde yapabilir ki? Yürüyüş işinizi görecektir en başta. 58 kiloya falan düştükten sonra ben evde fitness hareketleri yapmaya başladım. Böylece sıklaşmış da oluyorum.

İlginizi Çekebilir: Spor Salonuna Gitmeli mi? blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

yürüyüş-nasil-kilo-verilir
yürüyüş-nasil-kilo-verilir

SABREDİN!

Besin Değeri İnceleme

Bunu bir alışkanlık haline getirmeniz gerekiyor. Hem kendiniz hem aileniz için ne yediğinizin farkında olan bir tüketici olmanız için. Marketten aldığınız bir ürün paketinin arkasını çevirin ve okuyun.

“Bunun içinde ne var? Yağ oranı nedir?” İnanın çok önemli bir nokta bu. 100 gr’da 30 gr yağ bulunan ürünleri çok seyrek tüketin. Zaten genellikle cips veya çikolata türevi gıdalarda bu kadar yüksek oluyor. Zaten yapılan araştırmalara göre çikolata vb. hazır gıdalardan kullanılan palm yağının kanserojen olduğu ispatlanmıştır. Siz ve aileniz ne kadar az türketirse o kadar iyidir.

besin değeri-nasil-kilo-verilir
besin değeri-nasil-kilo-verilir

Evinizde yaptığınız, dışarıda yediğiniz yemeklerin kalorilerini internet sitelerinde araştırarak öğrenin. Böylece günlük almanız gereken kalori miktarına göre kendinizi yaklaşık ayarlamış olursunuz. Bu da çok önemli bir adım. İskenderin kalorisini bilen bir insanın gün içinde porsiyonlarını ayarlaması çok kolay olacaktır. Akşam da aç yatmak zorunda kalmayacaktır. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Günlük Faaliyetler

Ben kilo verdiğim süre içerisinde her gün muhakkak en az 1 saat hareket etmeye özen gösterdim. Haldır haldır sporlar yapıp kendimi bezdirmedim. Spor salonlarına kayıt olmadım.

Böyle yapan insanlar ve çok az yiyenler çabucak sıkılıp yaptığı diyeti de sporu da bırakmışlardır. Fazlasıyla veya verdiği kadarını geri alıp moralman daha da çökük bir duruma düşmüşlerdir.

İnstagram’da takip ettiğim bir kullanıcı 50’ye yakın kilo vermişti. Öğünleri o kadar azdı ki neredeyse 20 kilosunu geri almıştı. Çünkü kendini aşırı kısıtlamış ve öğünleri çok azdı. Siz asla böyle yapmayın. Her şeyden dengeli yiyin, bir yaşam tarzını istediğiniz şekilde oluşturmaya çalışın. Aşırı yoran ve yoğun bir günlük faaliyetim yoktu dediğim gibi. 2.Bölümde bahsettiğim kuralları muhakkak uygulayın. Uygulamazsınız olmaz!

Neler Yedim? Öğün Öğün Nasıl Kilo Verilir?

75 kg – 60 kg arasındayken;

Sabah Kahvaltısı: Bal*, reçel, helva vb. glikoz içeren ve bana gereksiz şeker alımı yapacak şeyleri yemedim. Tereyağ kahvaltıda ekmeğe sürecek şekilde yemedim. Kepek ekmeği** avucumun içi kadar yedim. Diğer her şeyi dilediğim kadar yedim kahvaltıda sınır koymadım.

*Gerçek bal olursa biraz yiyebilirsiniz, şifa olur 🙂
**Benim elim büyüktür, yani ekmeğim ufacık değildi.

Öğle Yemeği: Pirinç pilavı, bulgur pilavı, makarna, börek, ekmek vb. olan hiçbir şeyi yemedim. Çorba, ana yemek, yoğurt falan yedim. Azıcık, azıcık kuş yuvası kadar değildi bunlar. Beni doyuruyordu. Sakın kendinizi sabah ve öğle yemeğinde aç bırakmayın. Yani kısaca aşağıdaki resimde pilava kırmızı çizik atıyoruz. 🙂 Mümkünse hiç almıyoruz onu.

tabldot-yemek-nasil-kilo-verilir
tabldot-yemek-nasil-kilo-verilir

Akşam Yemeği: Öğle yemeğinin aynısı. Yemek yağını didik didik incelemezdim. Annem nasıl yaptıysa öyle yerdim. Sanki ekmeği kesince kilo vermiş gibi duruyorum ama ekmeği azaltıp diğerlerini tüketmeye özen gösterdim. Bunu dengeli yaptım.

İlginizi Çekebilir: Sağlık Deposu: Kremalı Brokoli Çorbası


60 kg – 55 kg arasındayken;

Yukarıdakiler genel olarak aynıydı. Kaçamaklarım biraz daha arttı, ama sonrasında telafi de ediyordum. Çünkü metabolizmam hızlandığı için kaçamak yapma lüksüm oluyordu. 🙂

55 kg – 52 kg arasındayım;

Sabah kahvaltım ve akşam yemeğim değişmedi. Zaten fazlasını da aramıyor midem. Hatta ağır yiyince akşam çok kötü oluyorum. 🙂 Midem alıştı çünkü iyice.

Öğlen yemeğime bir de bulgur pilavı ekledim. Hem de 2-3 yemek kaşığı kadar azıcık değil. Canım istediği zaman yiyorum yani bir tabak. Kendimi engellemiyorum. Zaten bulgur pilavına bayılırım.

Kafanıza takılan ve sormak istediğiniz her şeyi yorumlarda sorabilirsiniz. ?

Yaz Sebzeleri

Yaza sayılı günler kaldı. Yazın gelen sıcak havayla birlikte daha hafif yemeklere yönelmeler oluyor, bununla birlikte yaz mevsiminde sebze tüketimi artıyor. Tabi ki diyetlerimizde sebzenin yeri çok önemli fakat biliyoruz ki tek taraflı beslenmiyoruz ve her besin grubuna öğünlerimizde yer veriyoruz. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

SEBZELERİN FAYDALARI:

  • Yüksek karbonhidrat, vitamin, mineral ve posa içeriğine sahiptirler.
  • Posa içeriği sayesinde bağırsak dostudur, konstipasyonu önler.
  • Kalp hastalıkları, kanser, diyabet, obezite, inme, bunama gibi pek çok kronik hastalık riskini azaltmaktadır.
  • Yüksek antioksidan içeriği cildin daha genç görünmesine, organların daha sağlıklı çalışmasını sağlar.
  • Sebzeler fotokimyasal içerirler, bunlar vücudu serbest radikallere karşı korur.

YAZ SEBZELERİ NELERDİR ?

  • Domates
  • Salatalık
  • Bamya
  • Patlıcan
  • Taze Fasulye
  • İç Bakla
  • Enginar
  • Semizotu
  • Biber
  • Salatalık
  • Kabak
  • Mısır

Benim en sevdiğim yaz sebzesi kabak, size kabakla ilgili bir tarif vermek istiyorum.

1 PORSİYON SEBZE YEMEĞİ 8 KAŞIKTIR.

Kabağın Besin Değerleri

  
KARBONHİDRAT3,08 g
PROTEİN2.4 g
YAĞ0,6 g
LİF1,65 g
KOLESTEROL0 mg
SODYUM1,5 mg
POTASYUM300 mg
KALSİYUM45 mg
Vitamin A87 IU
Vitamin C24 mg
Demir2,25

KABAK SPAGETTİ

MALZEMELER:

  • 3-4 adet kabak
  • 1-2 diş sarımsak
  • Domates
  • 1- tatlı kaşığı zeytinyağı
  • Bir miktar tuz

HAZIRLANIŞI:

İlk önce kabaklarımızı ince şeritler haline getiriyoruz. Tencereye su koyup kaynatıyoruz. Su kaynadıktan sonra kabakları içine atıyoruz ve bir miktar tuz koyuyoruz.

Başka bir tavada rende ya da doğranmış domatesimizi küçük sarımsak parçaları ve zeytinyağımızla birlikte kavuruyoruz. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Bir kaba buzlu su hazırlıyoruz. 3-5 dakika kaynayan kabakları rengini yitirmemesi için çıkarıp buzlu suyun içine atıyoruz.

Daha sonrası arzunuza kalmış ben kabağı yoğurtlayıp üzerine sosu dökerek yiyorum, kabakları sosun içine atabilir bir miktarını da üstü için ayırabilirsiniz. Tercihen pesto soslu da yapabilirsiniz.

Afiyet Olsun.

blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Dünya Çölyak Günü: 9 Mayıs

ÇÖLYAK HASTALIĞI NEDİR ?

Çölyak hastalığı arpa, çavdar, buğdayda bulunan gluten isimli maddeye karşı vücuttaki intoleranstır. Vücut gluteni tolere edemez ve intestinal sistemde bazı problemlere yol açar. Gluten tüketilmeye başlandığında anlaşılan bir hastalıktır. Çölyak hastaları gluteni tüketmesi halinde bulantı, kusma, halsizlik, ishal gibi yan etkileri vücudunda görebilir. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

ÇÖLYAK HASTALIĞININ TEDAVİSİ VAR MIDIR ?

Çölyak hastalığının tedavisi elbette vardır ama bu tedavi ilaç tedavisi vb. tedaviler değildir tek tedavi yöntemi glutenli besinleri hayatımızdan, sofralarımızdan çıkartmak, kısacası glutenle vedalaşmaktır.

GLUTENSİZ BESİNLER NELERDİR

  • Esmer pirinç
  • Amaranth
  • Kinoa
  • Mısır
  • Sorgum
  • Tef
  • Karabuğday (Greçka)
  • Pirinç unu, Mısır unu, Soya unu, Nohut unu, Bakla unu, Bezelye unu, Mercimek unu
  • Tapyoka Nişastası
  • Sebze ve Meyveler
  • Et grubu
  • Yumurta, peynir türleri
  • Süt, süt ürünleri
  • Kurubaklagiller
  • Yağlar
  • Bal, Pekmez ,Reçel

GLUTENSİZ DİYETTE YASAK BESİNLER NELERDİR ?

  • Buğday, arpa, çavdar, yulaf ile yapılmış her türlü yiyecek.
  • Bulgur
  • Makarna, erişte
  • Şehriye
  • İrmik
  • Kuskus
  • Dondurma külahı, kağıt helva
  • Simit
  • Tarhana Yarma, dövme
  • Bisküvi
  • İşlenmiş et ürünleri (salam,sosis,sucuk,pastırma)
  • Balsemic Sirke
  • Meyveli yoğurtlar
  • Hazır çorbalar
  • Tatlandırıcılar vb.

AKLA GELMEYENLER

blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Hızlı Yemek Yeme

Midedeki doyma hissi yaklaşık 20 dk sonra beyne iletilir.

     Hızlı yemek yediğimizde doymuş olsak da beynimiz bunu algılamada güçlük çekiyor, doyma hissini algılamak için belirli bir süre geçmesi gerekiyor. Bu durumda doygunluğu hissetmiyor ve daha çok yiyoruz halbuki yediğimiz miktarın çok daha azıyla doyabilecekken, zaman tasarrufu yapmaya çalışırken kalori tasarrufunu unutuyoruz. Peki ya kalori tasarrufunu umursamayacak kadar sağlıklı mıyız da bunu göz ardı ediyoruz ? blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Biliyoruz ki sindirim ağızda başlıyor, ağızdaki tükürük salgısı ve enzimler  yiyecekleri bir nevi sindirime hazırlıyor, ıslatıyor, yüzey alanlarını genişletiyor ve sindirimi kolaylaştırıyor. Hızlı, çiğnemeden direkt yuttuğumuz lokmalar sonucu sindirime hazırlanmamış besin parçaları vücudumuzda hazımsızlığa sebep oluyor, özellikle mideyi oldukça yoruyor bu da yanma, gaz oluşumu vb. şikayetlere ortam hazırlıyor.

Hızla yutulan lokmalar hava yutmamıza da sebep olduğu için, gaz problemleri ortaya çıkıyor.

HIZLI YEMEK YEMEYE SEBEP OLAN ETKENLER

hizli-yiyen-adam-1

    En sevdiğimiz alışkanlıklarımızdan biri olan yemek yerken bir şeyler izlemenin hızlı yemek yemenin en büyük sebebi olduğunu biliyor musunuz? blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Çünkü bir şeyler izlerken farkındalığımızı kaybediyor bütün ilgimizi izlediğimiz şeye veriyoruz ve bunun sonucunda lokmalar hızlanıyor ne yediğimizin algısı gidiyor ve tabak birden boşalıyor.

Yemek yerken işle ya da dersle ilgilenmek.

Yemek esnasında telefonda vakit geçirmek.

Yemekte telefonla konuşmak. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Yoğun iş temposunda yemek yemeyi kısıtlı bir araya sıkıştırmak keza aynı şekilde hızlı yemek yemeye sebep olan ve sonucunda sindirim sistemimize yük bindiren, rahatsızlıklara sebep olan kısaca dengeyi bozan ve sonucunda obeziteye kadar giden bir problemdir.

YEME HIZIMIZI NASIL YAVAŞLATABİLİRİZ?

  • Tabağımızdaki yemekleri küçük küçük parçalara ayırıp daha sonra yemeyi deneyebiliriz.
  • Üst üste lokmalar atmak yerine ağızımızdakini iyice çiğneyip bitirdikten sonra yeni bir lokmayı ağıza atarak .
  • Ağzımıza attığımız bir lokmayı yedikten sonra çatalı masaya tekrar bırakıp alarak zaman kazanırız.
  • Kendimize bir yeme arkadaşı bulmalıyız, yemek yerken onunla konuşarak vakit kaybetmiş yeme hızımızı düşürmüş oluruz ama genel amaç yemek yemek olmalıdır.
  • Yemek yemek için bir saat aralığı belirlenmeli ve araya sıkıştırılmamalıdır.
  • Mümkün olduğunca telefonlar ters çevrilmeli, televizyonlar kapatılmalı ve yemeğe odaklanılmalıdır.
  • Yemek yerken çatal, kaşık, bıçak kullanımı bizlere zaman kazandırır, özellikle pizza gibi yiyecekler elle tüketilirken çok daha kısa sürede tüketiliyor.

     Farkındalığımızı arttıralım, sağlıklı ve mutlu kalalım, sağlıklı günler dilerim.

Dünya Böbrek Günü – 2020

Mart ayının 2.perşembesi Dünya Böbrek Günü olarak belirlenmiştir. Sizin için sağlıklı böbreklere giden 10 önemli adımı derledik. İşte o adımlar: blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

1)İdeal kiloya ulaş !

-Obezite,sağlıksız böbrek riskini artırır.

2)Düzenli egzersiz yap !

-Günlük 30-45 dk orta tempoda bir yürüyüş sadece böbrek değil birçok hastalık riskinden korur.

3)Potasyumu kısıtla !

-Böbrek yükünü hafifletmek için,böbrek rahatszılığı olan bireylere potasyum kısıtlı diyet önerilir. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

4)Tuz tüketimini azalt !

– Dünya sağlık örgütü günlük 5 gr tuz öneriyor.Bu da bir tatlı kaşığının yaklaşık ¾ ü demek.Bu miktar az gelmesin çünkü günlük tüketilen meyve,sebze ,ekmek gibi besinlerde de tuz vardır ve bunlar günlük ihtiyacı karşılamak için yeterlidir.Tuz yerine zerdeçal,pulbiber ,nane gibi baharatlar tüketilen besini tatlandırmak için kullanılabilir

5)’Oksalat’içeren besinleri sınırla !

– Bu madde özellikle çay,kahve ve alkolde fazladır.Bunun birikimi taşa sebep olur.

6)İhtiyacın kadar su iç !

-Bireylerin gün içerisinde 2 litre idrar çıkaracak şekilde su içmesi gerekir.Günlük içilmesi gereken su miktarı kişinin yaşına ve mevsime göre değişkenlik gösterir.Alınan su saatlere yayılmalı,tek bir saatte fazla su tüketimi olursa böbreklere binen yük artar.

-Birçok bireyin yanlış bildiği kısım ve en önemli kısım şudur,Çay veya kahve su yerine geçmez.Su ihitiyacını karşılamaz bunun aksine su ihtiyacı doğuru.Bu yüzden çay veya kahve tüketimi mutlaka sınırlandırılmalı,tüketilirken de yanında en az 2 bardak su içilmelidir. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

7)Protein tüketimini sınırlandır !

-Böbrek hastalarının protein alımını sınırlandırması gerekir.Protein alımı beslenme uzmanı eşliğinde bireysel hesaplanmalıdır.Kişilerde protein kısıtlaması yoksa kg başına günlük 1 gr protein alınması önerilir.

8)Lifli gıdalar tüket !

– Lifin vücuda az alınması kabızlığa yol açar.Kabızlık ,besinlerin emilme süresine etki ederek taş oluşumuna sebep olur.Günlük 25-30 gr lif alacak şekilde bir beslenme programı oluşturulmalıdır.

9)Taze sıkılmış meyve suyu tüket !

-Taze sıkılmış meyve suları tüketilmelidir.Limon,portakal gibi meyveler sitrat içeriği ile taş oluşumunu engeller.Fakat hazır meyve suları ve greyfurt tüketilmesi böbrek hastalarının beslenme tedavisinde olumlu sonuç vermez,tüketilmemesi gerekir

10)Sigaradan uzak dur !

Bu adımlardan en önemlisi işte bu! Sağlıklı her adım için önce sigarayı bırakmak, faydası olmayıp sadece zararı olan bu illetten kurtulmak gerek!

Daha kaliteli bir yaşam için, böbrek sağlığınıza dikkat edin. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Sağlıklı günler diliyorum !

Kandil’de Oruç

0

Ramazan ayı dışında özel günlerde tutulan oruçlar var bir de. Diyetteki danışanlarım böyle günlerde oruç tutacağı zaman nasıl besleneceği konusunda kararsız kalıyor. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Bu soruları sık alınca kısa bir bilgilendirme yapmak istedim. Gelin hep beraber öğrenelim.

Ramazan ayındaki sahur alışkanlığı, ayda birkaç defa tutulan oruçlarda yok. Haliyle birçok kişinin tercih ettiği yöntem de gece uyumadan önce yemek oluyor. Akşam saatlerinde özellikle fazla yağlı ve tuzlu besinlerin tüketimi bireylerde bel ve göbek çevresinde ciddi kilo alımına sebep olur. Sahur yapmak, gece yemek zorunda değilsiniz. Benim size önerim şu yönde, akşam yemeğinden 2 saat sonra yapacağınız ara öğünü bir tık daha artırabilirsiniz. Örneğin akşamki ara öğünde elma ve süt varsa buna fazladan 2 ceviz ve 5 badem ekleyerek daha güçlü ve tok tutucu bir ara öğün oluşturabilirsiniz. Bu ara öğün aslında oruç tutacak bireyler için ana öğün yerine geçer. Uyuyana kadar yaklaşık 2 litre su içerek ,su ihtiyacınızı da karşılamış olursunuz.

Orucunuzu açarken de sırası ile su, hurma veya kayısı, yeşillik, çorba, ana yemek tüketmenizde fayda var. Su, doygunluk sağlar. Hurma veya kayısı hazımsızlığı giderir. İçerisinde bulunan lifler bağırsak çeperini genişleterek besinlerin daha kolay emilmesini sağlar. Bu sayede bireyde konstipasyon (kabızlık) sorunu yaşanmaz. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Oruç tutan bireylerin bazılarında kilo verme yerine alma durumu söz konusudur. Bunun en muhtemel sebebi gece uyumadan sahur niyetine yenilen besinler, akşam iftardan sonra uyuyana kadar az su içilmesi ve sağlıklı atıştırmalıklar yerine tatlı veya hamur işi besinlerin tüketimidir. Düzenli ve sağlıklı beslenmek bu durumu engeller. İftardan yaklaşık 50-60 dk sonra hafif veya orta tempoda yapılan 30-45 dakikalık bir yürüyüş bireyin aldığı kalorileri yakmasını ve kilo vermesini sağlar.

Ekmek Konusunda Doğru Bilinen Yanlışlar

Merhaba sevgili okur,sizlerden gelen tüm soruları harmanladım ve hocalarımın yardımıyla  hepsini cevaplamaya çalıştım.Hocalarımın bilgileri olmadan elbette bu yazıyı oluşturamazdım.Tüm hocalarıma sonsuz teşekkürler!Umarım faydalı olur.Aklınıza takılan her soru için yapmanız gerekeni biliyorsunuz :)) blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Keyifli okumalar…

1.DİYET YAPARKEN EKMEĞİ TAMAMEN HAYATIMDAN ÇIKARSAM OLMAZ MI?

Hayır olmaz. Ekmeği keserek diyet yapılmaz. Bu bilimsel ve sağlıklı değildir. Diyetisyen, diyette ekmek yazdıysa bir bildiği vardır. Ekmeği kesme, diyetisyenin yazdığı kadar ekmek ye… blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

  1. AMA BENİM BİR ARKADAŞIM HİÇ EKMEK YEMİYOR, 2 AYDA 10 KİLO VERDİ!

Ekmeği kesersen zayıflayamazsın demedim. Tek amacımız zayıflamak değil. Asıl amacımız ‘’sağlıklı’’, ‘’kalıcı’’ zayıflamaktır. Ekmeği keserek zayıflayan o arkadaşın verdiği kiloları en geç 6 ay içerisinde geri  alacaktır. Kalıcı-sağlıklı(ekmeği, pilavı kesmeden) kilo veren bir insan verdiği kiloları en az 2 yıl boyunca tekrar almaz hatta yaşam tarzını bozmazsa ömür boyu eski kilosuna dönmez.

  1. HİÇ EKMEK/PİLAV/MAKARNA YEMEDEN VEYA ÇOK AZ YİYEREK ZAYIFLARSAM NE OLUR?
  • Kısa süre içerisinde verdiğin kiloları geri alırsın.
  • Kısa süre sonra verdiğin kiloların daha fazlasını alma ihtimalin çok yüksektir.
  • Verdiğin kiloları geri alırken eskisinden daha fazla yağ depolarsın.
  • Diyeti bıraktıktan sonra göbek, basen bölgelerinde eskisinden daha fazla yağ birikir.
  • Vücut şeklin(estetik görüntün) bozulabilir.
  • Diyeti uzun süre yapamazsın.
  • Tatlı veya şekerli şeyler yeme isteğin daha da artar.
  • Kas kaybedersin.
  • Vitamin yetersizliği nedeniyle uyuşukluk, halsizlik…vb şikayetlerin olur.
  • Kansızlık gelişebilir.
  • Çok yüksek ihtimalle kabızlık şikayetin olacaktır.
  • Mutsuzluk, sinirlilik…hatta uyku sorunlarına kadar gidebilen ruhsal sorunlar yaşayabilirsin.
  • En önemlisi: metabolizman yavaşlar ve ileriki dönemde kilo vermen çok daha zor olur.
  1. AMA TELEVİZYONDA ÜNLÜ BİR KADIN SÜREKLİ ‘’EKMEK YEMEYİN’’ DİYOR!

Televizyondaki o ünlü kadın bir diyetisyen değil. Hem o ünlü kadın ‘’ekmek yemeyin’’ diyor olabilir ama Amerika’dan Japonya’ya, İngiltere’den Türkiye’ye kadar on binlerce diyetisyen ve bilim insanı ‘’diyet yaparken ekmeği miktarında yiyin’’ diyor. Sen neden gidip televizyondaki o kadına inanıyorsun? Televizyondakilerin söylediklerine değil, bilimin söylediklerine inanmalısın.

  1. AMA PİYASADAKİ EKMEKLER ‘’KATKILI’’, ‘’SAĞLIKLI DEĞİL’’ DİYORLAR!

‘’Katkı’’ kelimesi yanlış anlaşılmaktadır. Katkı demek zararlıdır anlamına gelmez. Örneğin; ekmeğin içerisinde bulunan ‘’maya’’ da bir katkıdır. Ekmeğin içerisine bir vitamin ekleseniz o da bir katkıdır ama faydalıdır. Bir ekmeğin katkılı olmasının obeziteyle ilişkisi yoktur. Ayrıca her ekmek katkılıdır demek yanlış bir bilgidir. Zararlı bir katkısı olduğundan şüphelendiğin bir ekmek varsa ‘’Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığına’’ şikayet edebilirsin veya katkılı olduğunu düşündüğün ekmeği analiz için gıda kontrol laboratuarlarına götürebilirsin.

  1. SADECE ‘’KEPEK EKMEĞİ’’ Mİ YEMELİYİM?

Hayır. Bütün ekmek çeşitlerini diyet listende yazıldığı miktarda yiyebilirsin. Kepek ekmeği önceden beri tüketilen popüler bir diyet ekmeği olsa da şart değil. Kepek ekmeğinin beyaz ekmek veya tam buğday ekmeğine göre büyük bir faydası yok. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

  1. KEPEK EKMEĞİNİN GLİSEMİK İNDEKSİ DAHA DÜŞÜK DEĞİL Mİ?

Kepek ekmeğinin glisemik indeksi, beyaz ekmek ve tam buğday ekmeği ile karşılaştırıldığında biraz daha düşüktür. Ancak glisemik indeksten daha önemli olan ‘’glisemik yüktür.’’  Glisemik yük arttıkça kilo vermen veya sağlıklı kilo vermen zorlaşır. Glisemik yükü artıran şey ise yediğin ekmeğin miktarıdır. Yani kepek ekmeğini de, tam buğday ekmeğini de fazla yersen glisemik yükü artırırsın ve kilo alırsın.

  1. PEKİ ‘’BEYAZ EKMEK’’ ZARARLI MI? HİÇ YEMEYECEK MİYİM?

Hayır beyaz ekmek zararlı değildir(fazla yemezsen). Doğru miktarlarda yersen hiçbir ekmek zararlı değildir.

  1. TAM BUĞDAY EKMEĞİ BEYAZ EKMEĞE GÖRE DAHA MI FAYDALIDIR?

Tam buğday ekmeğinin beyaz ekmeğe göre çok fazla üstünlüğü yoktur. Bir araştırmaya göre Türkiye’de üretilen beyaz ekmeğin(somun ekmeği) glisemik indeksi orta düzeydedir(65)*.  Bu çalışmayı çürütecek başka bir bilimsel çalışma henüz yapılmamıştır. Tam buğday ekmeği ve kepek ekmeğinin ortalama glisemik indeksleri de 60-65 arasındadır. Beyaz ekmeğin içerisinde kepek daha azdır(buğday kepeği glisemik indeksi etkilemez). Tam buğday ekmeğinin vitamin ve mineral içeriği beyaz ekmekten daha yüksektir. Beyaz somun ekmeği ve tam buğday ekmeğinin protein oranı aynıdır. Sonuç olarak sürekli beyaz ekmek yeme ama beyaz ekmeği hayatından çıkarmak zorunda değilsin. Kısaca; hangi ekmeği yersen ye diyet listesinde belirtilen ölçülerde yemelisin. Fazla yersen bütün ekmekler zararlı hale gelir.

  1. PİDE(TIRNAKLI PİDE) EKMEĞİ YİYEBİLİR MİYİM?

Pide ekmeği,  buğday ekmekleri içinde glisemik indeksi en yüksek olandır. Çok sık yenilmemesi gerekir. Ama diyet listesinde belirtilen ölçülerde ara sıra yenebilir. Hayatından çıkarmak zorunda değilsin.

Umarım bu yazı ile aklınızdaki sorulara cevap olabilmişimdir sevgili okur,lütfen bilimin ışığından hiç ayrılmayın.Sevgiyle ve sağlıcakla kalın :)) blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Aklınıza takılan her soru için;

Mail:[email protected]

İnstagram:dytsilaeyibil blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Twitter:@eyicebidiyet

Diyetisyen gözünden ekmek

0

Merhaba sevgili okur,Diyetisyen gözünden ekmek köşemizde bugün ayrıntılı şekilde ekmeğin yapısına değineceğiz ve bu yazıdan sonra umuyorum ki bazı alışkanlıklarımız bilinçli olarak değişecek…O halde haydi başlayalım.Ekmeğin yapı taşı buğdaya biraz değinecek olursak;buğday tanesinin bütün vitaminleri,enzimleri,mikroelementleri oğulcukta ,kabukta ve kabuk altında yer alır.Tanenin merkezinde ise ‘’derin uyku halindeki’’nişasta vardır.Buğday ıslanınca,su,enzimleri eriterek mikroelementleri ve vitaminleri canlandırır ve nişastaya aktarır.Enzimler ise nişastayı hafif şekere çevirerek,oğulcuğa gönderir.Oğulcuk harekete geçer,filiz çıkarır ve hayat başlar.Bir hayat kolay başlamıyormuş değil mi sevgili okur :)) Ne yediğimizi,ne kadar yememiz gerektiğini ve en önemlisi bizim için bu kadar zahmete katlanan buğday kardeşimizi israf etmeyin olur mu? blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Enzimlerin buğday kabuğunun içinde hapsedilmesinin ve nişastanın uyku halinde tutulmasının hikmeti enzimlerin nişasta ile karışmaması,buğdayın zamanından önce filizlenmemesi ve yüzyıllarca bozulmadan saklanabilmesi içindir.Ne kadar muazzam bir özellik değil mi sevgili okur,doğa hep bizim yanımızda.Tüm bunlardan yola çıkarsak buğdaydan un yaparken,kabukları (kepeği) eleyerek atmak ve sadece ağır ölü nişastayı un olarak kullanmak sizce de çok mantıksız değil mi?

Beyaz undan yapılan ekmeğin hem vitamin mineral değerleri düşüktür hem de hazmı zordur.Taze mayalı ekmek ise bağırsaklarda B vitamini üreten mikropları pasifize eder.B vitamini eksikliği de sinirsek dengesizliğe ve kansızlığa yol açar.Sıcak mayalı ekmek bir çok hastalık ve bağırsak kurtları için yeterli sebeptir.Mayalı ekmek piştikten en az 3 saat sonra yenmelidir.Fakat mayasız yufka veya doğal mayalı hamurdan yapılan tandır ekmeği ara sıra sıcak da yenebilir.Bunca dezavantajdan sonra fikirlerinizde bir değişiklik olacağını ümit ediyorum.Gelelim sağlıklı ekmeğe..

En sağlıklı ekmek,taze öğütülmüş ve kepeği ayrılmamış tam buğday ekmeğidir.Ekmeğin hazmını kolaylaştırmak ve vit.-min. Değerlerini artırmak için hamuruna,çörek otu,zencefil,keten tohumu,yulaf,chia tohumu vb katılabilir. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Son olarak;arka arkaya 2 günde fazla buğday ekmeği yememek,yulaf,çavdar,kepek,tam buğday ekmekleri dönüşümlü olarak tüketilmelidir.Umarım ekmek konusunda bilgi sahibi olup alışkanlıklarınızı değiştirmek için bu yazım size örnek teşkil eder…:) Bir sonraki yazımda ise ekmekle alakalı sorularınıza cevap olacağım,kaçırmayın!

Aklınıza takılan her soru için;

Mail:[email protected]

İnstagram:dytsilaeyibil blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Twitter:@eyicebidiyet

Kurban bayramında nasıl beslenmeliyim?

Herkese yeniden merhaba! Bir bayram daha geldi çattı… Sevdiklerinizle geçireceğiniz nice huzurlu ve mutlu bayramlara sevgili okurum! Mutluluk ve huzur “Sağlığı” emin adımlarla takip ederken; Sağlığınız için siz de beni emin adımlarla takip edin! :)) Sağlığınıza faydalı olmak adına, lisans öğrenimini tamamlayıp Beslenme ve Diyet Uzmanı (Diyetisyen) kimliğimle karşınızdayım.Bugünün anlam ve önemine gelecek olursak; aklınızda ki bir çok soruya cevap olmayı hedefliyorum. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Kurban Bayramında ne kadar ve ne zaman et tüketmeliyim?Bayramda diyetim bozuluyor sonra nasıl toparlarım? Böreklere sarmalara uzaktan bakmak istemiyorum…Baklava yemeden bayram mı olurmuş!?

Bu ve benzeri soruları siz söylemeden ben duyar gibiyim,öyleyse hadi cevaplayalım.

Bayramda hangi öğünlerde et yemeliyim? blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Dana etinin yaklaşık %19 u proteinden oluşurken,koyun etinin yaklaşık %17 si proteinden oluşmaktadır.Bu sayısal ifadelerden de anlayacağımız üzere et iyi bir protein kaynağıdır.Et güzeldir hocam,protein sağlıklıdır,kas yapar…Hepsi tamam da acaba bu protein nasıl sindiriliyor öyle değil mi?Sevgili okur,proteinin sindirimi vücutta çok geç tamamlanır.Özetleyecek olursak,bol et tüketmeyi planladığımız bu bayram günlerinde,hiç olmazsa saatine dikkat edelim.Etlerimizi öğlen öğününde,yanında bol salatayla tüketelim,akşama daha hafif yemekler yemeye özen gösterelim.Beslenme düzenimizin değişmesiyle birlikte bağırsaklarımızda sorun yaşamamak adına;yemeklere önce salatadan başlamayı,iyice çiğnemeyi ve dengeli beslenmeyi unutmayın! :))

Bayramda ne kadar et tüketmeliyim?

Kişiye,boy ve kilosuna,hastalık durumlarına,yaşam tarzına ve bir çok faktöre bağlı olarak değişen miktarlar üzerinden konuşmanın faydalı olacağını düşünmüyorum.200 gr et tüketmelisin!Neye göre,kime göre?Bir kolesterol hastası da mı 200 gr et tüketmelidir?O yüzden sağlığınız için bir uzman görüşü almayı lütfen ihmal etmeyin…

Bayram öğünlerim nasıl olmalıdır? blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Bayram sabahı sevdiklerinize sarılarak,ellerini öperek ilk önce sevgi depolarımızı dolduruyoruz :)) Ardından bol yeşillikle beraber haşlanmış yumurta, ince dilim peynir, zeytin,tam buğday ekmeği ve şekersiz çay ile sıkı bir kahvaltıyla güne zinde başlıyoruz.Et yemeklerini öğlen öğününde tüketip akşama salata,sebze yemeği ve benzeri besinler tüketerek bağırsaklarımızı yormamaya dikkat ediyoruz.Bayram ziyaretlerinin kaçınılmazı olan ikramlara ise çözümümüz şu şekilde;küçük bir dilim börek,3-4 adet sarma,2 dilim  baklava hakkınızı ise gün içerisinde en çok sevdiğiniz evlerde tüketerek,geri kalan ikramları sevgiyle reddederek bu bayramı da mutlu son ile uğurluyoruz… :))

Tek yapmanız gereken miktarına dikkat etmek ve kontrolü elden bırakmamak!

Hazımsızlık problemine sağlıklı çözüm!

1 adet maden suyu+2 yk yoğurt+5-6 yaprak taze nane+birkaç damla limonàBlendrize edilerek ayran şeklinde afiyetle tüketilir…

Bayramınızı en içten dileklerimle kutlarım,sevdiklerinizle nice sağlıklı huzurlu ve mutlu bayramlara! blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

İletişim;

Mail:[email protected]

İnstagram:dytsilaeyibil blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Twitter:@eyicebidiyet

Okul öncesi dönemde beslenme nasıl olmalıdır?

Merhaba sevgili okur,Diyetisyen önerileri köşemizde bugün çocuklarımız için konuşacağız,okuyacağız ve sonunda uygulayacağız! 🙂 blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Bu dönemde çocuğun yaşına ve gelişimine uygun davranmalı, beslenme zamanları mutsuz hale getirilmemeli ve yaşam boyu sürecek doğru alışkanlıklar kazandırılmalıdır,bu da en çok sizin elinizdedir.Çocuklar aile büyüklerini taklit eder. Bu yüzden aile büyükleri yeterli ve dengeli beslenirse bir çok alışkanlık daha başlanamadan son bulur…Yani işe öncelikle kendimizden başlamalıyız.Yemekler çok tuzlu, baharatlı olmamalı ve yağda kızartılmamalıdır.Unutulmamalıdır ki her alışkanlık aile de küçük yaşta başlar.Şu an ki sağlık durumunuzun annenizin karnındaki süreçten başladığını biliyor muydunuz?Şu an yaşadığınız ya da bundan sonra yaşayacağınız her şeyin temeli anne karnındaki yaşamda başlar,aile sofrasında gelişir ve sonra yaşam tarzıyla birlikte son bulur.Çocuklarımız beslenmesi için doğrusu ne peki?Gelin hep birlikte kısa yolda öğrenelim..

  • Çocuğa yemek yemesi için vaatlerde bulunulmamalıdır.
  • Anne- baba uyumlu olmalıdır.Çocuk taraf seçmemeli,doğrunun tek olduğunu benimsemeli ve kabul etmelidir.
  • Aile bireyleri besinlerle ilgili olumsuz düşüncelerini çocuğun yanında belirtmemelidir.Örneğin babası sebze yemeği sevmiyor diye çocuğu da daha tadına bakmadan sebze yemek istemiyor.Oysa bunu sevip sevmediğine karar vermek için yolun daha çok başında.. 🙂
  • Eğlence- oyun- yemek saati kavramları geliştirilmeli, yemek bitmeden masadan kalkılmayacağı öğretilmelidir!
  • Bu dönemde çocukların besin hevesleri çabuk değişir. Bu nedenle besin seçmelerini önlemek için tek besin yerine çocuğa 2-3 seçenek yemek sunulmalıdır.
  • Yemekler oldukça yalın bir şekilde hazırlanmalı, bir tabağın içerisinde tek bir yemek çeşidi olmalıdır.
  • Çocuğa yemek aralarında şeker, bisküvi, pasta vb. verilmesi esas öğündeki besin alımını engellemektedir.
  • Çocuklara besinlerin yararı öğretilmeli ve zorlamadan yeterli ve dengeli beslenmesi sağlanmalı, aynı zamanda sabırlı, tutarlı ve kararlı olunmalıdır.

Şimdi çocuklarımızı zorlamamamız gerektiğini,sağlıklı besinleri öğretip miktarınca onlara sevdirerek yedirmemiz gerektiğini öğrendiğimizi umut ediyorum sevgili okur..Peki ya bu yaş grubu çocuklar günde hangi besinden ne kadar tüketmelidir?

Biz diyetisyenler sağlıklı aralık için şu şekilde önerilerde bulunuyoruz, blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

4-6 YAŞ GRUBU ÇOCUKLAR İÇİN ÖNERİLEN                                                              GÜNLÜK BESİN MİKTARLARI

BESİN GRUPLARIMİKTAR
1- Süt – yoğurt

 

Peynir- çökelek

2-3 su bardağı

  blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

1 kibrit kutusu

  
2- Et-tavuk- balık

 

Yumurta

Kuru baklagiller

2 köfte kadar (60 g)

  blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

1 adet

1 porsiyon ( 4 yemek kaşığı)

  
3- Sebze- meyve3-4 porsiyon
  
4- Ekmek

  blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Pirinç- bulgur-makarna-çorba

3-4 orta dilim

 

2 porsiyon

  
5- Yağ ( yemeklerin içine giren )

 

Şeker –pekmez-reçel vb.

2 yemek kaşığı

 

2- 3 yemek kaşığı ( 25-30 gr)

ÖRNEK YEMEK LİSTESİ

Sabah   :      1 su bardağı süt

1 adet haşlanmış yumurta veya 1 kibrit kutusu kadar peynir

1 yemek kaşığı kadar pekmez (10 g)

Söğüş sebze

1-2 dilim ekmek (Tam buğday, çavdar)

Kuşluk  :      1 adet meyve

Öğle    :        1 porsiyon et veya kurubaklagil yemeği

3 yemek kaşığı pilav – bulgur pilavı- makarna

1 çay bardağı yoğurt veya ayran

Mevsim salata

1 ince dilim ekmek (Tam buğday, çavdar)

İkindi     :      1 meyve

Akşam    :     1 kase çorba

4 yemek kaşığı etli sebze yemeği

1 çay bardağı yoğurt veya ayran

Mevsim salata

1 ince dilim ekmek (Tam buğday, çavdar)

Gece        :    1 su bardağı süt ( şekersiz )

1 meyve

Çocuklarınızın sağlığı her şeyden önemli,şimdinin çocukları;geleceğin anneleri,babaları olacak!Nesilden nesile sağlık,huzur ve mutluluk için okumaya,gelişmeye ve bilinçlenmeye devam!Bir sonra ki bilgilerde görüşmek üzere sevgili okur,sağlıcakla!

                                                                                  Diyetisyen Sıla EYİBİL

7 günde 7 kilo vermenin sırları!

0

Merhaba sevgili okurum, siz güzel bir kahvaltı masasındayken veyahut çayınızı yudumlarken gelin birlikte bu ütopik süreci konuşalım.Kulağa epey hoş geliyor değil mi?7 günde 7 kilo vermek!Mucizevi! blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Gerçekten de bu süreç için ya mucizelere ya da o mucizevi vücudumuzu,sağlığımızı bozmaya ihtiyacımız var.Günümüzde meslek etiğinden uzak,sadece popüler olduğu için uygulayan ve bir çok insanın sağlığını farkına varmadan bozan diyetisyenler ‘’diyetisyencilik oynayanlar’’ yüzünden geldiğimiz nokta içler acısı…Hanımlar size soruyorum;yemeğin malzemelerini eksik,baharatını eklemeden hatta ve hatta ocağın altını yakmadan yemeğin pişmesini bir de lezzetli olmasını bekler misiniz?Peki ya beyler;Arabanızın benzini bitmek üzere,yavaş yavaş benzin istasyonu mu ararsınız yoksa gaz pedalına var gücünüzle basar mısınız?Yakıtı olmayan aracın ilerlemeyeceğini 7 den 70’e herkes bilir.Besini almayan vücudun ilerleyeceğine nedense herkes emin…Bunun adı zayıflamak değil sevgili okur bu düpedüz sağlığınızı,vücudunuzu zayıflatmak!

Sen ihtiyacın olan besinleri bilinçsiz bir şekilde kısıtladığında vücudunun ölüm metabolizmasına geçip depo yağlarını korumaya aldığını biliyor muydun?Bunlar elbette ki benim görüşlerim değil,bir çok araştırma sonucu kanıtlanmış bir gerçek.Vücut bu şekilde beslendiğinde kas miktarını azaltıyor,enerji harcanımını kısıtlıyor ve depo yağlarını ise ilerde karşılaşmayı planladığı ölüm hali için korumaya alıyor.Oysa biz bu diyeti yağlardan kurtulup zayıflamak için yapıyoruz öyle değil mi? 🙂

Kilo vermek için ilk atacağınız adım yaşam tarzınızda değişiklik yapmak olmalıdır.3 günlük şok diyetlerle verdiğiniz kiloları 3 ay sonra fazlasıyla alırsınız.Neden mi?Siz bunu yaşam tarzı haline getirmediniz ki..Böyle bir yaşam tarzı zaten olmaz ki…Sevgili okurum sen ekmek de yiyeceksin,sebze-meyve de yiyeceksin hatta tatlı bile yiyeceksin.Belki daha az yiyeceksin,belki daha seyrek yiyeceksin ama yiyeceksin!Unutma ki gerekli besini hücrelere götüremeyen vücut,dengesini bozmaya mecburdur.Her şey bu denli senin elindeyken kendine ve vücuduna artık daha iyi bakacağını düşünüyorum,az zamanda çok kilo vermenin mantığa ve sağlığa aykırı olduğunu biliyorsun.. 🙂 blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Bırak sen 7 günde 7 kg verme de 700 g ver…Sağlıkla,hücrelerinin dengesini bozmadan,üstelik yavaş yavaş yaşam tarzını da değiştirerek!Değişen yaşam tarzın artık seni istediğin hedefe,istediğin kiloya götürecek.

Kaliteli bir yaşamın temelini sağlıklı adımlar atar.Sağlık;varken değerini bilmediğimiz,yokluğunu yaşamaya tahammül dahi edemediğimizdir.Onu kaybetmeyin…Sevgiyle ve sağlıcakla kalın 🙂

Aklınıza takılan her soru için buradayım;

Mail:[email protected] blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

İnstagram:dytsilaeyibil

Twitter:@eyicebidiyet

Sağlıklı Beslenmenin 10 Temel Kuralı

Her diyetisyen adayı veya diyetisyenin başına gelmiştir: Bir ortamda otururken nasıl zayıflarım ya da bildiğin birkaç tüyo var mı sağlıklı beslenmem için hatta özellikle şu soru: Bana öyle bir liste yaz ki hem yiyip hem kilo vereyim. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Bu yazım bütün bu sorulara cevap niteliğinde olacak. Sağlıklı beslenmenin temel kurallarına değinip sizlere yardımcı olmaya çalışacağım.

1)En önemli kural su içmek.

Günde en az 2 litre olacak şekilde. Bunun dışında günlük su gereksiniminizi kilonuz ile basit bir hesap yaparak bulabilirsiniz.

Vücudumuzun dörtte üçünün su olduğunu hepimiz biliyoruz. Ayrıca vücudumuz suya sadece yazın değil kışın da ihtiyaç duyar. Yaptığımız en büyük hata, kışın daha az susadığımız için su içmeyi unutup ihmal ediyoruz. Su kilo vermenize yardımcı en önemli etkendir. Elde ettiğim analizlere göre, benim suyu yeteri kadar içen danışanlarım suyu az içenlere göre daha hızlı ve sağlıklı kilo veriyor. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

2)Hareket!

Düzenli ve sağlıklı bir beslenme ile beraber hareket etmeyi ihmal etmeyin. Diyet listesi tek başına tatmin edici değildir ve sağlıklı sonuçlar vermez. Size birkaç püf nokta; asansör yerine merdiven kullanın, çay ve kahvenizi başkasından istemek yerine kendiniz yapın, çok yoğun tempoda çalışıyor olsanız bile haftanın 3-4 günü yarım saat veya 45 dakika yürüyüş yapabilirsiniz.

3)Meyve ve sebze tüketimi.

Dünya sağlık örgütü günlük 5 porsiyon meyve+sebze tüketilmesini tavsiye ediyor. Meyve ve sebzeler içerdikleri posa ve en önemlisi çeşitli vitamin ve minerallerle gerekli ihtiyacımızın birçoğunu karşılar. Posa, bağırsakların daha iyi çalışmasını saplar ve mideyi tok tutar.

4)İrade!

Her zaman bahsettiğim noktaya bir de bu yazımda değinmek istiyorum. “Diyet yapmak için pazartesiyi bekleme”. Diyetin herhangi bir saati veya günü yoktur.

5)Ölçü ve Porsiyon Kontrolü

Ölçü ve porsiyon kontrolü, sağlıklı bir beslenme programının temel taşlarıdır. Ölçülü yiyin, ölçülü için ve hatta ölçülü sevin! Kısaca hayatın her alanında ölçülü olmak gereklidir. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

6)Yaz!

Söz uçar yazı kalır demiş atalarımız. Ne de güzel demiş. Besin tüketim kaydı alın. Böylece neyi ne kadar yediğinizin de bilincinde olacaksınız.

7)40 yıllık hatır istemez misiniz?

Sevdiklerinizle günde 1 fincan kahve içmek sizi daha zinde tutar. Her gün 1 fincan kahve için. Ama sade! Unutmayın kahveye eklenen süt, krema vb. şeyler kalori kaynağıdır. 1 fincan sade Türk Kahvesi ise sadece 3-4 kaloridir. Seçim sizin!

8)Zararlı alışkanlıklarınızı terk edin.

Bunlar sağlıklı bir yaşama sahip olmanızı engeller. Bunun yerine güzel şeyleri alışkanlık haline getirin. Yukarıda bahsettiğim günde 1 fincan kahve içmek gibi!

9)Kulaktan dolma bilgilere inanmayın.

İnternette paylaşılan her bilgi doğru ve güvenilir bilgi değil. Başkasından duyduğunuz zayıflama kürleri sağlıksız 2 kelimeden başka hiçbir şey değil!

10)Sabırlı olun ve unutmayın her söylenen doğru değildir.

Diyet kişiye özgüdür. Her birey özeldir. Özel olduğunuzun farkında olun! blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Detoks Nedir? Detoks Nasıl Yapılır?

Gün içerisinde çeşitli toksinlere maruz kalıyoruz; Çevre kirliliği, egzoz dumanı, işlenmiş besinler, enfeksiyon kaynakları vs. Peki ya sadece bedenimiz mi kirleniyor? Stres, yoğun iş temposu, sosyal destek eksikliği, doğadan eksik kalma, ses kirliliği ve bunun gibi bir çok etken bedenimizle birlikte zihnimizi de derinden etkilemektedir. Ele aldığımız ‘’Detoks’’ sadece beslenme ile değil, var olan yaşam stilini değiştirmekle mevcuttur. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

  • Her sağlıklı vücudun çalışan, aktif bir detoksifikasyon sistemi vardır. Bağırsaklar, karaciğer, böbrekler bu işi layıkıyla yeri getirmektedir.
  • Detoks; varolan mükemmel sistemin aktivasyonunu artırmak veya canlandırmaktır.
  • Detoksifikasyon sistemimizin aktif çalışıyor olması; Kanserden, artritten, diyabetten, kronik yorgunluk sendromundan ve bir çok komplikasyondan korur.
  • Detoksun yanlış uygulanması sonucunda ise; çok düşük kalorili diyetler ne yazık ki ortaya çıkmaktadır. Bununla beraber protein ve vitamin yetersizliği, elektrolit denge bozukluğu ile beraber hayati tehlike söz konusu olmaktadır.
  • Detoksla birlikte yapılan bazı hatalar ise; uzun süre aç kalmak, tek yönlü beslenmek, sadece detoks içecekleri ile hayatını devam ettirmeye çalışmak vb gibi. Bu uygulamalar sonucunda yağ dokusu değil su ve kas dokusu kaybı mevcuttur. Yapılması uygun değildir, yapıldığı takdirde ise sağlık üzerinde ciddi olumsuz yan etkileri araştırmalar dahilinde gözlemlenmiştir.
detoks-sulari
detoks-sulari

Nasıl detoks yapılır?

  • Sabah kalkınca büyük bir su bardağına ılık su+taze sıkılmış birkaç damla limon suyu+1 çay kaşığı zeytinyağ+zencefil güne zinde başlamanıza yardımcı olur.
  • >2-2,5 litre su tüketimi oldukça önemlidir!!!
  • Paketlenmiş besinlere yer verilmemeli; etiket bilgisi okunmalıdır.
  • Basit şeker kaynağı besinler tüketilmemelidir.
  • Yağsız pişirme yöntemleri tercih edilmelidir.
  • Bitki çaylarını günde 5 fincandan fazla tüketmemelisiniz. Çay tüketiminde şekere yer verilmemelidir.

NOT; Siyah çay da bir bitki çayıdır. 🙂

detoks-nasil-yapilir
detoks-nasil-yapilir
  • Beslenmenizi; tam tahıllı besinler, yulaf ezmesi, az yağlı et, yumurta, yeşil çay, brokoli, tarçın, probiyotik yoğurt ile desteklemeniz detoksifikasyon için önemlidir.
  • Sebze ve meyvelerin porsiyon ölçülerini artırarak, bağırsak motalitesini düzenlemiş olacaksınız. 🙂
  • Öğünlerinizde baharatlara yer vermeniz ise,vücudun aktif çalışmasını ve yağ yakımını hızlandıracaktır.
  • Tercihinizi posa ve protein içeriği oldukça yüksek olan nohut, mecimek gibi kurubaklagillerden yana kullanmanız detoksifikasyonu güçlendirecektir.
  • Detoks bahsettiğimiz gibi, sadece beslenme ile çözümlenecek bir olgu olmayıp yanına hareketi de eklememiz gereken komplike bir olaydır. Gün içerisinde nabzınızı hızlandıracak şekilde 45 dk yürüyüş tavsiye edilmektedir.

Unutulmamalıdır ki; Diyet kişiye özeldir. Detoks olarak bahsettiğimiz detoksifikasyon yani bir nevi arınma anlamı taşıyan olay ise, uzun vadeli yapılmamalı, bir kontrol dahilinde ve bilinçli bir şekilde uygulanmalıdır. Vücudumuz için sağlıklı olabildiği gibi bir çok tehlikeyi de beraberinde getirmektedir. Günümüz sosyal medyasında sıkça görülen ‘’detoks’’ isimli düşük kalorili diyetlere yaklaşımda dikkatli olunmalıdır. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

En güzel detoks, sağlıklı yaşam biçimini benimsemektirHep mutlu, hep sağlıklı kalın! 🙂

Et Nasıl Pişirilir? Pişirme Yöntemleri Nelerdir?

Sağlıklı beslenmenin temelini oluşturan besinlerden daha önce konuşmuştuk. Bunları bir yonca yaprağına benzetiriz. Yoncanın 4 yaprağı var; 1.yaprağı et ve türevlerini, 2.si süt ve türevlerini, 3. yaprağı tahıl grubunu ve 4.yaprağı ise sebze ve meyve grubunu temsil eder. Tabi bunlar dışında bir de yağ ve şeker grubu var fakat sağlıklı beslenme programına genelde dahil edilmezler. Yağ grubundan sağlıklı olan yağlar tercih edilir. 4 yapraklı yonca kuralına uyarak beslensek de dikkat etmemiz gereken en önemli husus bu besinleri nasıl tükettiğimizdir. Gerek hazırlanışı gerekse pişirilmesi gibi. Besinlerin özellikle pişirilmesi konusuna değinmek istiyorum. Çünkü maalesef doğru bildiğimiz yanlışlarla, besinlerin pişirilmesi konusunda hatalar yapabiliyoruz. Yanlış pişirilme sonucu besinlerde vitamin veya mineral kayıpları olur. Bu da besinin biyoyararlılığını düşürür. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Pişirilme konusuna et grubundan başlamak istiyorum. Et grubuna tavuk, dana, balık gibi hayvanların yenebilen kısmı ve bununla beraber peynir, yumurta ve de yağlı tohumlar dediğimiz ceviz, badem vb. dahildir. Etin işlenmesi ile yapılan, et grubuna dahil birkaç besin daha vardır. Bunlara sucuk, sosis, salam, pastırma ve kavurma örnek verilebilir. Sucuk ve sosis yapımında et kıyma haline gelir ve daha sonra bir jelatin veya hayvan bağırsağına sarılır. Salam ve pastırma yapımında ise et kurutulur ve daha sonra baharatlanır. Kavurmada ise et küçük parçalara ayrılarak yağda kızartılır. Bu besinler sağlık açısından faydalı değildir. İşlenmiş olmaları ve yağ içeriklerinin yüksek olmaları vücuda yararlı değildir. Özellikle kalp rahatsızlığı olan bireylerin bu besinlerden kaçınması gerekir. Damar tıkanıklığına ve kolesterolün yükselmesine sebep olurlar.

et-urunleri-grubu
et-urunleri-grubu

Etin yapısında genel olarak B grubu vitaminleri, çinko, demir gibi mineraller, protein, yağ ve su bulunur. Protein oranı ette oldukça fazladır. Etin yağ kısmını ise hayvansal yani bir diğer deyimle doymuş yağlar oluşturur.

Et alırken dikkat edilmesi gereken nokta hayvanın yaşlı veya genç olmasıdır. Yaşlı etlerin yumuşaklığı azdır ve çok genç etlerin de su oranı yüksektir. Bunlara dikkat edilmesi gerekir. İyi beslenmiş hayvanların eti daha yağlı ve yumuşaktır. Tercih bu yönde olmalıdır. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Etin pişirilme şekli çeşidine ve içerdiği bağ dokusuna göre değişir. Pişirilirken dikkat edilmesi gereken nokta etin suyunun kaybedilmesini önlemektir. Pişirilme şekline göre 3 e ayrılır: Kuru ısıda, nemli ısıda ve yağda kızartma ile et pişirilebilir. Kuru ısıda pişen etlerin bağ dokusu azdır yani bu etlerin su içeriği fazladır. Bunlar genelde ızgara olarak yapılır. Fakat burada dikkat edilmesi gereken nokta etin sürekli çevrilmemesidir. Et ne kadar çok çevrilirse o kadar su kaybeder bu da kuru olmasına ve beraberinde iyi pişmesine engel olur. Etin iç ısısı en az 75 derece olmalı, etle ateş arasında mutlaka 10 veya 15 cm’lik bir mesafe olmalıdır. Bu etin dışının yanmasına ve içinin çiğ kalmasına engel olur. Bu gruptaki etler genelde köfte haline getirilip pişirilebilir. Nemli ısıda pişen etlerin bağ dokusu fazladır. Yani su içerikleri de azdır. Bu gruptaki etler kuşbaşı veya parça et olarak pişirilebilir. Yemeğin su oranını artırmak için domates gibi soslar kullanılabilir. Genelde haşlama olarak yapılabilir. Bu yöntem en sağlıklı yöntemdir. Bir diğeri ise yağda kızartmadır. Kıyma, köfte gibi etler bu şekilde hazırlanabilir. Yağın çok kızgın olmamasına dikkat edilmesi gerekir. Yağ çok kızgın olursa etin dışı yanar ve içi çiğ kalır. Bu da etin sağlıksız olmasına yol açar.

sulu-et-nasil-pisirilir
sulu-et-nasil-pisirilir

Et grubundan bir diğer besin de tavuktur. Tavuk yaşlandıkça eti sertleşir. Genç tavuklar tercih edilmelidir. Genç tavuklar ızgara veya rosto olarak pişirilebilir. Daha yaşlı olanları ise yumuşaması için genelde su içinde , haşlama olarak tercih edilir. En sağlıklı olan ise tavuğun kendi suyunda pişmesidir.

tavuk-eti-pisirme
tavuk-eti-pisirme

Su ürünleri de et grubuna dahildir. Balıklar ızgara , buğulama, yağda kızartma şeklinde pişirilir. Ama en sağlıklı olan yöntem ızgara ve buğulamadır. Balık çevrildikçe dağılır bu yüzden çok çevrilmemelidir. Dağılması una bulanarak pişirilirse önlenir. Balığın yanlış pişirilmesinde veya çok kızartılıp yakıldığında en çok kayıp Folat ve B1 vitamininde olur, bunlara dikkat edilmesi gerekir. Doğru pişirme yöntemi ile kayıplar önlenebilir.

blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Hepimiz Birer Diyabet Adayıyız! | Diyabet Hastası Olmayın

0

Bu yazımı bir diyabet adayı diyetisyen olarak yazmaya başlıyorum. Annem tip 2 Diabetes Mellitus. Yapılan çalışmalar ve sonuçları, diyabetin genetik olduğunu kanıtlamıştır. Üniversiteyi bitirirken, annem tip 2 DM olduğu için, bitirme tezimi de bu konuyla ilgili yazmıştım. Ülkemizde diyabet sıklığı ne yazık ki giderek artıyor. Bir diğer üzücü nokta ise 2 kişiden birinin diyabet olduğundan haberi olmamasıdır. Yapılan araştırma sonuçları diyabetli sayısının önümüzdeki 10 yılda %20 oranında artacağını gösteriyor. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Bir başka araştırma sonuçlarını da sizinle paylaşıp bu farkındalığın ilerlemesine katkıda bulunmak istiyorum: ”Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Kongresi’nde sonuçları açıklanan Türkiye Diyabet, Hipertansiyon, Obezite ve Endokrinolojik Hastalıklar Prevalans Çalışması (TURDEP-II) Türkiye’de diyabet ve obezite oranlarındaki artışın endişe verici boyutlarda olduğunu gösterdi. Çalışmaya göre, son 12 yılda diyabet sıklığı %90 artarak, %7.7’den %13.7’e çıkarken obezite oranı %44 arttı.”

Diyabetin en büyük sebebi obezitedir. İdeal kilonun 1 kg üstüne çıkmak bile, birçok hastalık riskinin oluşmasına yol açıyor. Bu sebeple diyabetli bireylerin ve ben de dahil diyabete aday bireylerin yapması gereken ilk ve temel şey, kilo kontrolü sağlamaktır. Bunun için sürekli değindiğim nokta elbette sağlıklı beslenmeyi yaşam tarzı haline getirmektir. Sağlıklı beslenme yaşamımızın her anında olmalıdır. Evde, iş yerinde, dışarıda.

Diyabet riskini yok etmek ve diyabet tedavisi için yaşam tarzında değişikliğe gidilmesi şarttır. Haftanın her günü 30-45 dakika arası hafif veya orta tempolu bir yürüyüş bizi birçok hastalıktan korur. Beraberinde yaşam kalitemizi artırır. Hareketsizliğin hiçbir bahanesi olmamalıdır. Bize verilen 24 saatin yarım saatini yürüyüşe ayırmamamız hayatımızdan bir şey kaybettirmez, aksine hayat kazandırır. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

dunya-diyabet-gunu
dunya-diyabet-gunu

Benim Dünya Diyabet Günü’nde, farkındalık oluşturmak istediğim en önemli nokta, şüphesiz dengeli beslenme ve elbette beraberinde hareketli bir yaşamdır.

Beslenme konusunda da dikkat edilmesi gerekenler

-Basit şeker içeren karbonhidrat kaynaklarından uzak durmak.
-Glisemik indeks dediğimiz,kan şekerini yükseltme hızı yüksek olan besinlerden kaçınmak.
-Günün her öğününde lifli besinlere yer vermek.
-Günün her öğününde çiğ sebzeye yer vermek.
-Günde 2 veya 3 porsiyon süt grubu tüketmek.
-Meyve tüketirken beraberinde mutlaka süt grubundan yararlanmak.
-Günde en az 2 litre su içmek.
-Kompleks karbonhidrat grubundan yararlanmak.

4-yaprakli-yonca

Kompleks karbonhidratların önemini, değerli Prof.Dr.Metin Özata’nın Naturel Zayıflama isimli kitabından alıntı yaparak bir kez daha vurgulamak istiyorum:

”Harvard Tıp Fakültesi’nden Prof.Willet’in yaptığı 30 yıllık bir beslenme ve hastalık ilişkisi çalışmasında liflerden fakir ve glisemik indeksi yüksek besinlerle beslenen kişilerde Tip ‘ Diyabet riskinin arttığı saptanmıştır. Tam tahıl yiyenlerde rafine (yani işlenmiş) tahıl yiyenlere göre şeker hastalığı daha az görülür. Bu yüzden beyaz ekmek yerine tam buğday unundan yapılmış ekmek yemek çok büyük önem taşır.” blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Uyku ve Bel Çevresinin Diyabetle İlişkisi

düzenli-uyku

Diğer bir konu uyku ve bel çevresidir. Bitirme tezimde, Tip 2 diyabetin uyku düzeni ve bel çevresi arasındaki ilişkiyi incelediğimde, yaptığım anket ve çalışmalar bu bireylerin uykusunun düzensiz olduğunu ve bel çevresinin de hem erkek hem de kadınlarda normalin üstünde olduğunu gösterdi. Yaşam tarzında yapılması gereken tek değişiklik hareket olmamalı bunun dışında uyku da mutlaka düzene girmelidir.

Özetle,
Yaşam kalitenizi artırmak sizin elinizde,birer diyabet adayı olduğunuzu unutmayın!

Metabolik Sendrom ve Beslenme Tedavisi

Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği (TEMD), metabolik sendromu, “İnsülin direnciyle başlayan abdominal obezite, glikoz intöleransı (DM), dislipidemi, hipertansiyon ve koroner arter hastalığı (KAH) gibi sistemik bozuklukların birbirine eklendiği ölümcül bir endokrinopatidir.” olarak tanımlıyor. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Dünya Sağlık Örgütüne Göre Metabolik Sendrom Tanı Kriterleri:
-BKI’nin 30 dan büyük olması (Normal: 18,5-24)
-Trigliserit değerinin 150 den büyük olması (Normal:150 den küçük olması)
-Kan basıncı: Hipertansiyon bulgusu
-Glikoza bakılacak olursa: Tip 2 DM veya (IGT) bozulmuş glikoz toleransı
-HDL (iyi kolesterol):erkeklerde 35’ten küçük ve kadınlarda 40’tan küçük olması (Normal: Erkeklerde 45’ten büyük ve kadınlarda 55’ten büyük olması)
-Bel çevresi: Erkeklerde 102’den büyük veya eşit, kadınlarda 88’den büyük veya eşit (Normal: Olması gereken değerler bu rakamlardan küçük olmalıdır.)
Tanı koymak için gerekli olan;
-DM tanısı olmalı veya (ıgt) bozulmuş glikoz toleransı ve bunun yanında yukarıda verilenlerden diğer herhangi 2 tanesi olmalıdır.

metabolik-sendrom
metabolik-sendrom

Yukarıdaki tanı kriterlerini şimdi gelin beraber yorumlayalım;

Metabolik sendrom diye tanımlanan durum, birbiriyle bağlantılı olan rahatsızlıkların art arda meydana gelmesidir. Aslında buna sebep olan en önemli risk faktörü ve kriter elbette kilo alınmasıdır. Alınan kilo ile beraber, bel çevresinde bir artış meydana gelir. Bel çevresindeki artışla vücutta iç yağlanma da başlamıştır. Bununla beraber insülinin bozukluğundan hücrelerin insüline yanıt verememesi ve insülinle taşınan şekerin kana ve idrara geçişi ile şeker hastalığı (dm) oluşmuştur. Fazla kilolar damarların da tıkanmasına neden olur. Bu da haliyle damar çeperi basıncını değiştirir ve kişide hipertansiyon dediğimiz yüksek tansiyon da oluşmuştur.

Kilo kontrolünün öneminin metabolik sendrom konusunda bir kez daha arttığını düşünüyorum. İdeal kilonun 1 kg üstüne çıkılması bile aslında vücudumuza zarardan başka bir şey değildir. Vücudumuz sistemli çalışan bir fabrika gibidir. Bu benzetmeyi her yerde duymuşuzdur: Fabrikayı gözümüzde canlandırırsak belli bir düzen ve sistem vardır. Bu sistemde meydana gelen küçük bir bozukluk beraberinde diğer işleyişi de bozacak ve değiştirecektir. Dikkat edilmesi gereken nokta sistemde hata olmasını önlemektir. Vücudumuza dönecek olursak, bizim yapmamız gereken de bu işleyişin sağlıklı bir şekilde devam etmesini sağlamaktır. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Metabolik sendrom kompleks olduğundan, beslenme tedavisi biraz daha spesifiktir. Çünkü biliyoruz ki bazen bir rahatsızlığa iyi gelen bir besin başka bir rahatsızlığın şiddetini artırabiliyor. Burada dikkat edilmesi gereken nokta hepsine iyi gelecek besinler tercih edilmesidir. Şimdi bunu tedavi başlığı altında detaylandıralım:

Metabolik Sendromda Tedavi

Tedavi planında kilo kaybı, fiziksel aktivite, sağlıklı beslenme programı ve elbette yaşam tarzı değişikliğidir. Neden yaşam tarzı değişikliği?

metabolik-sendrom-tedavi
metabolik-sendrom-tedavi

Sayısal verilerden yararlanarak vereceğim bu bilgi ve yorumlama ile yaşam tarzında değişikliğe gidilmesi konusunda hepimiz hemfikir olacağız.
“Ülkemizde yapılan bir çalışmada, MetS (Metabolik Sendrom) tanısı konmuş bireylerin,
-%84.9 unun kilo vermediği
-%66.4 ünün sigara ve %6.8 inin alkol kullandığı
-%38.4 ün tuz kısıtlaması yapmadığı (sadece %2.1 in , diyetlerinde yeterli miktarda potasyum,kalsiyum ve magnezyum aldığı)
-%84.2 sinin diyetlerinde doymuş yağ ve kolesterol kısıtlaması yapmadığı
-%91.8 inin fiziksel aktivite yaptığı belirlenmiştir.”

Tedavide Kilo Kaybının Önemi

Kilo kaybı haftada 0.5 veya 1 kg gidecek şekilde olmalı, hastanın harcadığından daha az kalori verilmelidir ama burada dikkat edilecek husus bazal metabolizmanın altına inilmemesidir. Çok düşük kalorili diyetler kişilerde az zamanda hızlı sonuç aldırır fakat bu yaşam tarzı haline gelmez ve bırakıldığında da kişiye kilo aldırır. Önemli olan aç kalmadan sağlıklı bir şekilde uzun vadede kalıcı kilolar vermektir. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Diyetteki karbonhidrat ve yağların tipi önemlidir. Karbonhidrat grubunda şeker azaltılmalı hatta kısıtlanmalı, rafine edilmiş ve işlenmiş besinlerden uzak durulmalı, posa içeriği yüksek ve glisemik indeksi düşük besinler tercih edilmelidir. Günlük enerjinin %45-55’i karbonhidratlardan sağlanmalıdır.

Yağ grubunda ise trans yağ, margarin ve doymuş yağlardan mümkün oldukça uzak durulmalıdır. Bunun yerine zeytinyağı gibi doymamış yani bitkisel yağlar tercih edilmelidir. Günlük enerjinin %25-35’i yağlardan sağlanmalıdır. Yağlar, tokluk hissi vermelerinin yanı sıra A,D,E,K gibi yağda eriyen vitaminlerin vücutta kullanılmasını sağlar bu yüzden mümkün oldukça yağlarda sınırlama yapılmamalıdır.

Protein alımı ise %15 civarında olmalı ve bu kaliteli proteinlerle karşılanmalıdır. Proteinler tokluk hissi yarattığı için zayıflama diyetlerinde faydalı olur. Fakat dikkat edilmesi gereken nokta şudur ki kaliteli proteinler hayvansal kaynaklarda vardır. Bu da doymuş yağ alımını tetikler bu konuda dikkatli olunmalıdır. Elbette bitkisel protein alımı da artırılmalıdır.
Vitamin ve mineral alımı da oldukça önemlidir. Gerektiği kadar alınmalıdır. Yapılan bir çalışmada kalsiyum içeren süt ve süt grubunu düzenli olarak tüketen kadınlarda metabolik sendrom prevelansının düşük olduğu saptanmıştır. Yine yapılan başka bir çalışmada magnezyumdan zengin diyetin, kardiyometabolik sağlığı olumlu etkilediğinden söz edilmiştir.

metabolik-sendrom-tedavi
metabolik-sendrom-tedavi

Posa alımı da önemlidir. Sebze ve meyvelerle veya kompleks karbonhidratlarla posa ihtiyacı karşılanabilir. Günlük alınması gereken posa düzeyi 30-35 gramdır.
Hipertansiyon ve ödemi olan bireylerde tuz kısıtlanmalıdır. Tuz oranı yüksek salamura besinler, turşu, zeytin vb. tüketilmekten kaçınılmalıdır. Hipertansiyon tedavisi için DASH diyeti önerilir.

Öğün planlamasında da altın kural, her zaman değindiğim az az ve sık sık beslenmedir. Bununla beraber elbette porsiyon kontrolü sağlanmalıdır. Bireyin bütün öğünlerde, 4 yapraklı yonca kuralına uyarak sağlıklı tabak oluşturması gerekir. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Fiziksel aktivitede amaç hücreleri daha fazla glikoz kullanmaya zorlamak ve elbette kilo vermeyi sağlamaktır. Haftada en az 5 gün, 30 dk orta düzeyde egzersiz önerilir. Bu egzersizler bisiklet sürme, koşma veya yürüyüş olabilir.

Diyet listesinde sert kabuklu meyvelerin de mutlaka yer alması gerekir. Yapılan bazı çalışmalarla kalp krizi riskinden ve kanserden koruduğu belirlenmiştir.

Diyet tedavisinde Akdeniz diyetinden yararlanılabilir. Akdeniz diyetinin temelini bol miktarda sebze-meyve bunun yanında tahıl, kurubaklagil, sert kabuklu meyveler, yüksek posa, düşük veya orta miktarda balık ve tavuk ve yine az miktarda et oluşturur. Yapılan çalışmalarda Akdeniz Diyetinin kardiyovasküler hastalıklar, diyabet ve tansiyondan koruduğu belirlenmiştir. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Tam Buğday Ekmeği Nedir? | Dünya Ekmek ve Gıda Gününe Özel

Bugün Dünya Ekmek ve Gıda Günü. Bu konuda değinmek istediğim noktalardan en önemlisi her zaman olduğu gibi elbette ölçü olacak. Diyet programları ekmeksiz olmaz, tabi özel bir durum olmadığı sürece. Ölçü olduğu sürece diyet programlarınızda ekmeğe elbette yer verebilirsiniz. Ben danışanlarımdan ekmeği asla kesmelerini istemem. Çünkü vücudumuzun protein ve yağa olduğu kadar karbonhidrata da ihtiyacı var, elbette bu karbonhidrat seçeneği kompleks karbonhidrat grubu olmalıdır. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Kompleks karbonhidratların posa içeriği sayesinde sindirimi daha kolaydır ve bağırsak hareketlerini kolaylaştırır. Böylece kabızlık problemlerine karşı iyi bir seçenektir, gerekli posa ihtiyacını da karşılar. Ekmeği tüketirken de tam buğday ekmeğinden yararlanırsak bu ihtiyacı da gidermiş olacağız. Kana karışmaları geç olduğu için kan şekerinde ani iniş ve çıkışlar da önlenmiş olur. Bunun dışında tam buğday ekmeği, beyaz ekmekten farklı olarak ruşeym kısmını içerir.

beyaz-bugday-ekmek
beyaz-bugday-ekmek

Beyaz ekmek ve tam buğday ekmeği farkı

Buğdaydan beyaz ekmek yapılırken buğdayın ruşeymi çıkarılır. Bu ruşeym dediğimiz kısım buğdayın proteinlerinin yer aldığı endosperm kısmıdır. Yani fazlasıyla sağlıklıdır. Beyaz ekmek bunu içermez, bu tam buğday ekmeğinde mevcuttur. Bu sayede tok tutma özelliği de vardır. Beyaz ekmek tükettiğimiz zaman yedikçe yiyesimiz gelir fakat tam buğday ekmeği tam aksine 1 veya 2 dilimden sonra doyurur.

Ölçü konusun devam edecek olursam; blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Her şey dozunda güzeldir. Ekmek de öyle yemek de öyledir. Evlere yiyebilecek miktarda ekmek alınmalıdır. Böylece kalan ekmek israfından da kaçınmış olunur. Ekmek, yine de kalırsa bu kalan kısım sokak hayvanları ile paylaşılabilir. Bunun dışında farklı şekillerde de değerlendirilebilir. Örneğin; çorbada kullanılabilir veya köfte yapılacak olursa köfte harcında kullanılabilir. Her türlü israftan kaçınmakta fayda vardır. İsraf etmeme bütün besinler için geçerlidir. Sağlıklı beslenme ile beraber ölçüyü de hayatımıza eklersek, tam anlamıyla daha bilinçli yaşamış olacağız.

israf-etme
israf-etme

Son olarak birkaç sayısal ifadeye yer vermek istedim. Bunları sadece rakam olarak algılamayın. Umarım her birimize ayrı ayrı ders olur:

“Ülkemizde günde 6 milyon, yılda 2 milyar 100 milyon ekmek israf ediliyor. Ekmek israfının maliyeti ise bir o kadar yüksek. Yapılan araştırmalar ekmek israfının ülke ekonomisine faturasının, 1 milyar 546 milyon TL olduğunu gösteriyor.”

Bu değerlerden de anlaşılabileceği gibi gıda israfıyla beraber maddi bir zarar da oluşmaktadır. Bunları önlemek bizim elimizde!

16 Ekim Dünya Ekmek ve Gıda Gününüz Kutlu Olsun! blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Kahve Lavmanı Nedir? Etkileri, Faydaları ve Riskleri Nelerdir?

Kahve lavmanları, sindirim kanalına, karaciğer ve kolon da dahil olmak üzere etki ederek, inflamasyonu azaltarak, bağırsak fonksiyonlarını iyileştirmeye yardımcı olur. Araştırmalar kahve lavmanlarının alt bağırsakları temizlemenin ve sağlığınızı iyileştirmenin etkili bir yolu olduğunu gösteriyor. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Kahve lavmanları aslında yeni bir yöntem değildir. 1800’lü yılların sonlarından beri kullanılıyorlar ve o dönemlerde ameliyat sonrası hastayı iyileştirmek ya da zehirlenme vakalarıyla mücadele etmek için kullanılıyordu.

İlk olarak 1950’lerde Gerson Enstitüsü tarafından, kanser hastalarını tedavi etmenin bir anahtarı olarak kahve lavmanları kullanılmaya başlandığında, geleneksel tedavilere veya reçeteli ilaçlara iyi cevap vermeyen çeşitli rahatsızlıklar için bu prosedürü uygulamışlardır.

Günümüzde, fonksiyonel ve alternatif tıp doktorları, kanser, parazitler, aşırı dozlar, kabızlık, karaciğer fonksiyon bozukluğu, kandida virüsü, IBS ve diğer sindirim bozuklukları ile mücadele için doğal tedavi protokollerinin bir parçası olarak kahve lavmanlarını kullanmaktadır. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

kahve-lavman
kahve-lavman

Bir Kahve Lavmanı Nasıl Etki Eder?

Gerson Enstitüsü’ne göre, “karaciğerde biriken toksinleri uzaklaştırmak ve serbest radikalleri kan dolaşımından uzaklaştırmak” birincil amaçtır. (2) Çalışmalar, kahve lavmanlarından elde edilen kafeinin biyoyararlanımının, ağızdan kahve içenlerden 3.5 kat daha az olduğunu göstermektedir. (3)

Kahve çekirdeklerinin içerdiği antioksidanlar ve kafeintol palmitat, kahweol, teobromin, teofilin gibi yararlı bileşikler, sindirim sistemi dahil olmak üzere iltihaplanma seviyeleri üzerinde olumlu etkileri olduğu bilinmektedir. (4)

Bildiğiniz gibi, düzenli bağırsak hareketleri, vücuttan atık ve toksinler (ağır metaller veya aşırı yağ asitleri gibi) taşımak için faydalıdır. Kahve kan damarlarını açar, bağırsak hareketlerine yardımcı olan ve dolaşımı iyileştiren düz kasları rahatlatır. Kahve safra kanallarını açmaya ve uygun sindirim ve boşaltım için gerekli olan safra üretimini artırmaya yardımcı olur. (5)

Minnesota Üniversitesi’nden araştırmacılar, kahve lavmanının yararlarının, antioksidan, anti-enflamatuar ve doğal kan temizleyici gibi davranan glutatyon S-transferaz olarak adlandırılan karaciğerde üretilen yararlı bir enzimin üretimini destekleye bileceğini de göstermiştir. (6) blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Bazı kanıtlar kahve lavmanlarının aşağıdaki sorunlarda etkili olabileceğini göstermektedir:

  • Sindirim dokusunun onarılması Karaciğeri temizlemek
  • Kan dolaşımını iyileştirmek
  • Artan bağışıklık
  • Hücresel yenilenme ile yardım
  • Sık kabızlık, şişkinlik, kramp ve mide bulantısı gibi sindirim sorunlarını gidermek
  • Bağırsak sağlığının iyileştirilmesi
  • Düşük enerji seviyelerini ve ruh hallerini iyileştirmek (depresyon belirtileriyle savaşmak gibi)
kahve-lavmani
kahve-lavmani

Kahve Lavmanının Faydaları

  1. Antioksidan Aktiviteyi Artırır

Kahve lavmanlarının glutatyon S-transferazının normal seviyelerin üzerinde üretimini artırdığına inanılmaktadır. Fonksiyonel tıp doktoru ve eczacı Suzy Cohen’in belirttiği gibi, insanlar ek olarak glutatyon için iyi paralar öderler, bu yüzden kendi kendimize daha fazla üretebilmek oldukça değerlidir! (7)
Bu enzimi bu kadar güçlü kılan şey, sindirim sistemi içindeki serbest radikalleri vücut çapında inflamasyona, bozulmuş bağırsak sağlığına, karaciğer hastalığına ve hücresel zarara katkıda bulunacak bir etkiye sahip olmasıdır. Serbest radikaller nötralize edildikten sonra, karaciğer ve safra kesesinden üretilen safra, bu maddeleri bağırsak hareketleriyle vücuttan dışarı taşır.

  1. Kanserle Savaşmak İçin Kullanılmış

1958’de yayınlanan “Kanser Tedavisi” nin yazarı Max Gerson, M.D., binlerce kanser hastasında kahve lavmanlarını başarıyla kullandı. (8) Dr. Gerson, besin takviyeleri ve detoksifikasyonu hızlandırmak için günlük lavmanlarla birleştirilmiş özel bir anti- enflamatuar diyetin kullanılmasına öncülük ettiğinde, kahve lavmanları doğal bir kanser tedavisi olarak ün yapmıştı.

Ulusal Kanser Enstitüsü’ne göre organik vejeteryan diyet artı pankreatik enzimler ve kahve lavmanları, kanser hastalarının bağışıklık sistemini kurmak ve elektrolit dengesini (hücrelerde potasyum seviyeleri gibi) yeniden tesis etmeyi amaçlayan Gerson Terapisinin ana özellikleriydi. (9) Hastalarının çoğu, ağrı kesici ilaçları kullanımını durdurabilmiş ve bazen günde altı kahve lavmanı kadar performans göstererek karaciğer fonksiyonlarını ve doku onarımını iyileştirmeye yardımcı olmuştur.

  1. Detoksifikasyonu Artırır

“Kanın bir diyaliz formu” na benzeyen kahve lavmanları, istenmeyen malzemeleri bağırsak duvarından ve kan dolaşımından temizlemeye yardımcı olur. Diyaliz, detoksifikasyonu arttırmak için zorla veya yapay bir yöntem olarak kabul edilir ve bu, vücudun atık materyalleri ihraç etmesine yardımcı olduklarından kahve ödemelerinin tam olarak yaptığı şeydir. Lavmanın başlıca rolü, iltihaplanmaya ve dolayısıyla hastalığa katkıda bulunan potansiyel olarak zararlı parazitleri, bakterileri, mayaları ve ağır metalleri uzaklaştırarak kolonun mekanik olarak yıkanmasıdır. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Kahve, doğal bir “peelig” gibi davrandığına dair bazı kanıtlar vardır, çünkü sindirim sistemi içindeki cildin veya mukoza zarının üst tabakasının soyulmasına ve gençleşmesine yardımcı olur (tıpkı cildiniz için kullanılan peelinglerin hücre döngüsüne yardımcı olduğu gibi). Bazı araştırmacılar, bağırsak astarı içindeki en üst düzeydeki mukus tabakasının yüksek düzeyde toksin taşıyabileceğine ve bu nedenle vücudun bu astarın temizlik sürecine hızlanmasına yardımcı olabileceğine inanmaktadır.

Kahvenin kendisinin yanı sıra kahve lavmanlarında kullanılan suyun da iyileştirici etkileri vardır. Hidroterapi olarak bilinen su terapisi, dışkı geçiş süresini hızlandırırken, aynı zamanda kolon ve rektumu yıkayarak vücudun iyileşmesine yardımcı olur. (10)

  1. Kabızlığı Hafifletir

Kabızlık, yetişkinler için en yaygın sorunlardan biridir, bu yüzden laksatifler, en yaygın reçetesiz satılan ilaçlardan biridir. Düzenli olarak kaka yapmak için mücadele eden milyonlarca yetişkinden biriyseniz, kahve lavmanlarının çeşitli şekillerde doğal kabızlık rahatlatıcı olduğunu bilmek mutluluk verici. Birincisi, kolonun içine sokulan sudaki artış bağırsaktaki peristalsis’i uyarmaya yardımcı olurken, suyun bir kısmı da safra üretimini artırmaya yardımcı olur. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Lavmanın mekanik etkileri, kolonun daha aktif hale gelmesine ve dışkıyı boşaltmasına ve kabızlığa neden olabilecek dışkı, toksin ve gıda kalıntılarının çıkarılmasını kolaylaştırır. Kahve, kolon duvarındaki divertikülleri temizlemeye yardımcı olabilir; bu kolon duvarında, kalmış gıda parçacıklarının veya bakteriyel organizmaların sıkışmasına neden olabilecek hafif açıklıklardır.

İnsanlar genellikle kahve lavmanlarından bolca su içtikleri ve şekerlerini, beyaz rafine edilmiş unu ve sindirimi yavaşlatan hidrojene yağlar gibi enflamatuar gıdaları kesmek gibi diyetlerini geliştirdiklerinde en iyi sonuçları elde ederler.

Kahve Lavmanının Riskleri ve Potansiyel Yan Etkileri

Kore Üniversitesi Sindirim Hastalıkları ve Beslenme Enstitüsü, çeşitli hastalarda kahve lavmanlarının etkilerini incelemiş ve kahve lavmanları kullanan kişilerin genellikle herhangi bir komplikasyon veya yan etki yaşamadıklarını bildirmiştir. (11) Kahve lavmanları sindirim bozukluğunun tedavisi için güvenli ve uygun bir seçenek olarak kabul edilir ve şu anda gösterilen kahve lavmanı ile ilgili klinik olarak önemli yan etkiler görülmemiştir.

Geçmişte lavmanları kullanmanın zorluklarını yaşadıysanız, kendi başınıza bir kahve lavmanı yapmaya çalışmadan önce bir doktora danışmalısınız. Kahve lavmanını ilk kez denediğinizde, gözetim altında ya da bir tıp uzmanının rehberliğinde bunu yapmak iyi bir fikirdir. Kafein etkilerine duyarlı olabileceğinden kahve lavmanları genellikle hamile kadınlar veya çocuklar için önerilmemektedir.

Kaynakça:

1 Healing Aia Holistic Wellness: http://www.healingaia.com/blog-resources/nutritional-balancing/five-elements-of-nutritional-balancing/detox-protocols/coffee-enemas/

2 Gerson Institute: https://gerson.org/pdfs/How_Coffee_Enemas_Work.pdf

3 ISRN Pharmacology, March 2013, “Pharmacokinetics of Caffeine following a Single Administration of Coffee Enema versus Oral Coffee Consumption in Healthy Male Subjects”: http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC3603218/

4 Critical Reviews in Food Science and Nutrition, April 2011, “Coffee and its consumption: benefits and risks”: http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/21432699

5 Clinical Nutrition Research, July 2014, “Coffee enema for preparation for small bowel video capsule endoscopy: a pilot study”: http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/25136541

6 Journal of Cancer Research, April 1982, “Isolation and Identification of Kahweol Palmitate and Cafestol Palmitate as Active Constituents of Green

Coffee Beans That Enhance Glutathione S-Transferase Activity in the Mouse”: http://cancerres.aacrjournals.org/content/42/4/1193

7 Science-Based Medicine, “Ask the (Science-Based) Pharmacist: What are the benefits of coffee enemas?”: https://www.sciencebasedmedicine.org/ask-the-science-based-pharmacist-what-are-the-benefits-of-coffee-enemas/

8 A Cancer Therapy: Results of Fifty Cases and the Cure of Advanced Cancer by Diet Therapy: http://www.amazon.com/Cancer-Therapy-Results-Fifty-Advanced/dp/0961152621

9 National Cancer Institute, Gerson Therapy: http://www.cancer.gov/about-cancer/treatment/cam/hp/gerson-pdq

10 North American Journal of Medical Sciences, May 2014, “Scientific Evidence- Based Effects of Hydrotherapy on Various Systems of the Body”: http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC4049052/

11 Clinical Nutrition Research, July 2014, “Coffee enema for preparation for small bowel video capsule endoscopy: a pilot study”: http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/25136541

Alkali Diyet Nedir? Uygulanmalı mıdır?

Alkali diyeti birçok kaynaktan duymuşuzdur. Hatta bazılarımız merak etmiştir acaba diğer popüler diyetler gibi midir, kısa süreli mi uygulanır, temelinde ne yatar gibi… Ben de bu yazımda, edindiğim bilgiler ve okuduğum kaynaklarla alkali diyeti kendi yorumumla size anlatmaya ve aktarmaya çalışacağım. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Alkali diyette temel hedef şudur: Vücudu asitlendirmekten kaçınmak ve alkali yani pH’ı bazik bir ortam sağlamak. Değerli Ayşegül Çoruhlu dan bir alıntı yaparak devam etmek istiyorum:

“Diyelim ki suyu kirli bir akvaryumumuz var. İçindeki balık hastalandığında; balığı mı değiştirmeli, suyu mu? -Ortam her şeydir.”

Alkali diyette aslında istenen ve yapılması gereken çok basittir. Vücudu alkaliye çevirerek hücrelerin daha çok yaşamasını sağlamaktır. Yaşam süresini uzatmak da diyebiliriz. Yaşam süresinin uzaması da elbette yaşam kalitesine bağlıdır. Sağlıklı uzun bir ömür istiyorsak yaşam kalitemizi artırmalıyız. Bu deyim asitli gıdaları hayatımızdan çıkaracağımız anlamına gelmez. Yapmamız gereken şey asit oranından daha fazla alkali almaktır. Temel kural şu: %80 alkali ve %10 asit. Buna örnek verecek olursak, 100 gram kırmızı et yemek istedik. Elbette yiyebiliriz. Yapacağımız şey etle beraber salata yemek ve salatanın miktarı 400 gram olursa, işte o zaman vücut alkali olacaktır etin günahı da silinmiş olacaktır. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

alkali-diet
alkali-diet

Alkali beslenmenin faydaları

Aslında alkali beslenmenin birçok faydası vardır. Öncelikli hatta en önemlisi, kanserden korumasıdır. Nasıl mı? Yüksek asidik ortamda hücreler dirençsiz kalır ve yaşayamaz. Birçok hücre ölür haliyle ve geri kalan hücreler de direnir ve yaşamaya çalışır. Yüksek asit demek az oksijen demektir ve oksijensiz ortamda yaşamaya çalışan ve geriye kalan bu hücreler kendilerine göre ilkel bir ortam oluşturup adapte olmaya çalışır ve çoğalırlar. Bu hücreler beyinden gelen emirlere uymaz, sınırsız çoğalırlar ve devamındaki bütün hücreler buna ayak uydururlar. İşte bu hücreler kanser hücreleridir. Kanser hücresinin en çok sevdiği şey yüksek asit ve düşük oksijendir. “Yüksek oksijenli dokularda yaşayabilen kanser hücresi yoktur. Yüksek oksijen alkali ortamda olur. Kanser hücreleri asitlenmiş ortamda zor şartlarda yaşama mücadelesi veren akıllı hücrelerden başka bir şey değildir.” Bu cümleden şöyle bir yoruma ulaşabiliriz. Aslında vücudu alkaliye çevirmek, oksijenin artmasını ve beraberinde kanser riskinin azalmasını sağlar.

alkali-diet-ph-skalası

Asitlenmenin sebep olduğu bir diğer rahatsızlık, damar sertliği oluşturmasıdır. Damar sertliği sadece kolesterolle oluşmaz. Kolesterol içermeyen besinler almak da yapılan araştırmalar sonucu damar sertliğinin oluştuğunu göstermiştir. Yağsız ve hayvansal proteinsiz beslenip sadece karbonhidratla beslenmek de damar sertliğine yol açar. Bunun sebebi yine asit içeren besinlerin vücuda alınmasıdır.

Alkali beslenme nasıl sağlanabilir diye sorulduğu zaman da yapılması gereken şudur: Her öğünde asit oluşturan yiyecekleri, alkali oluşturan yiyeceklerin dörtte biri oranında tutmak idealdir. Yukarıda verdiğim et ve salata örneği gibi. Su tüketimini de alkali olarak sağlayabiliriz. Bu da en basit örnekle suya karbonat eklenerek oluşturulabilir. Alkali su içmenin yararı asit temizlemektir. Günde 8 bardak alkali su içilebilir. Kilo vermek isteyen danışanlarımıza hep bol su içmeyi öneririz. Aslında bunun sebebi suyun yağ çözünmesine yardım etmesi ve bunun sonucunda yağların parçalanıp ortaya çıkardığı asit atıkları vücuttan uzaklaştırmaktır. Bu da alkali su ile daha mümkün ve kolay olur.

Konuyu özetleyecek olursak;

Alkali diyet diğer birçok popüler diyetten, uzun süre uygulanması yönüyle ayrılır. Birçok diyet türlerinde kısıtlama vardır ama alkali diyette amaç dengedir. Vücudun alkali dengesi olduğu sürece besinler rahatlıkla tüketilebilir. Ben bir diyetisyen olarak alkali beslenmeye çalışıyorum, öğünlerimde sebze ağırlıklı beslenip bunu sürdürmeye özen gösteriyorum. Bu yüzden alkali beslenmeyi yapılan araştırmaların doğruluğuna dayanarak rahatlıkla tavsiye edebilirim. Vücut dengede tutulduğu sürece yaşam kalitesi artar. Sağlıklı beslenmeyi yaşam şekli haline getirdiğimiz takdirde hayatımızda yasaklar da olmaz. Her zaman dediğim gibi yasak yok, ölçü var. Ölçü var ,denge var. Dengeli ve sağlıklı bir yaşam diliyorum. Mutlu günler. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Kanser Tedavisinde Beslenmenin Önemi

Kanser ile ilgili bulgular antik çağlara kadar uzanmaktadır. Kanserin insanoğlunun ilk dönemlerinden beri  tanıdığı ve mücadele ettiği  bir hastalıktır. Sağlıklı hücre gerektiği yerde ve gerektiği sayıda bölünür. Fakat kanser hücreleri kontrolsüz bölünmeye başlar ve çoğalırlar. Zamanla çoğalarak tümörleri oluştururlar, tümörler normal dokuları içine sızabilir yada tahrip edebilir.Yüksek kilo, düşük fiziksel aktivite, diyet lifi, sebze ve meyvenin yeteri kadar tüketilmemesi, fazla et ve tuz alımı kanser riskini artırır. En çok gündeme gelen kanserli bireyin nasıl beslenmesi gerektiğidir. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

dogru-beslenme
dogru-beslenme

Kanser hastaları beslenmelerinde nelere dikkat etmelidir?

  • Kanser tedavisi sürecinde kişiye özel  yeterli ve dengeli bir beslenme planı, hastanın kendini daha iyi hissetmesine ve tedaviyle oluşabilecek yan etkilere karşı daha dayanıklı ve dirençli olmasına yardımcı olur.
  • Bol miktarda su tüketilmesi içilmesi önem verilmesi gerekmektedir.
  • Sağlıklı ve doğal  besinler, taze sebze ve meyveler günlük olarak ana ve ara öğünlerde mevsimine uygun bir şekilde tüketilmelidir.
  • Kemoterapi sırasında yanlış beslenme, mide şikayetlerinin beraberinde aşırı kiloya da yol açar. Bunların en önemli nedenleri şekerli ve unlu gıdalardır.
  • Aşırı yağlı ve ağır yemeklerin tüketiminden uzak durulmalıdır.
  • Kırmızı et miktarı azaltılmalıdır. Protein; beyaz et, peynir, kurubaklagil gibi kaynaklardan alınmalıdır.
  • Fazla süt  ani kan şekeri düşüş ve yükselişe neden olacağından tavsiye edilmez. Onun yerine 1 veya 2 su bardağı arası yoğurt veya ayran çökelek olabilir.
  • Narenciyelerden greyfurt, kemoterapi alan hastalarda, ilaçlarla etkileşime gireceği için kullanılması önerilmez. Onun yerine  portakal ve mandalina tercih edilmelidir.
dengeli-beslenme
dengeli-beslenme

Kanserden Korunmak İçin Bunlara Dikkat Edin

  1. İdeal vücut ağırlığınızı korumalısınız.
  2. Yüksek kalorili besinlerin aşırı tüketiminden kaçınmalısınız.
  3. Yeterli ve dengeli beslenmelisiniz. Öğünlerinizde her besin grubundan besin tüketmeye çalışınız.
  4. Günlük tükettiğiniz toplam yağ miktarınızı ve fazla yağlı besin tüketimini azaltmalısınız.
  5. Yemeklerinizi pişirirken bitkisel sıvı yağları tercih edin.
  6. Koruyucu katkı maddeleri içeren işlenmiş et ürünleri, hazır gıda tüketimini sınırlandırın.
  7. Beslenmenizde her çeşit sebze ve meyveye mutlaka yer verin.
  8. Kurubaklagiller, bulgur, doğal tahıllar ve unları, tam buğday unu ekmek , sebze, meyve gibi diyet lif içeriği yüksek besinleri tüketin. Diyet lifi, yağ ve kolesterol emilimini azaltır. Kolon ve rektum kanserleri, kalp damar hastalıklarına karşı koruyucudur.
  9. Günlük tükettiğiniz şeker ve tuz miktarını azaltınız.
  10. Günlük 1,5-2 litre kadar su ve sıvı tüketiniz.
  11. Sigara ve alkol tüketimi birçok kanserin görülme sıklığını artırdığından dolayı sigara ve alkol tüketiminden kaçınınız
  12. Düzenli fiziksel aktivite yapmalısınız. Örneğin; Günde en az 30 dk. ve haftada en az 3–4 gün yürüyüş bisiklete binme gibi egzersizleri düzenli olarak yapın.

Kaynaklar
www.gulhaneeah.saglik.gov.tr
www.kanservakfi.com
www.sbu.saglik.gov.tr

Mucizevi Besin: Amarant (Amaranth)

0

Besin bileşenleri bakımından oldukça zengin ve fonksiyonel özellikleri olan amarant, dünyanın farklı bölgelerinde hem yaprakları hem de taneleri yaygın olarak tüketilmektedir. Ülkemizde ise yeni yeni kullanılmaya başlanılmış, gluten içermeyen proteinleri gibi değerli besin bileşenleri ile ümit verici bir kaynak olan bu bitkiyi gelin daha yakından tanıyalım. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

amarant-taneleri
amarant-taneleri

Amarant Taneleri

Özellikle son yıllarda sadece bildiğimiz normal diyetlerde değil çölyak hastalarına uygulanan diyetlerde de kullanıldığı görülmektedir. Yüksek protein içeriğiyle fırın ürünlerinin elzem aminoasit içeriğini dengelediği, diyet lifini arttırdığı, özellikle kalsiyum ve demir bakımından zenginleştirdiği araştırmalarda belirtilmiştir.

Genellikle tahıllarda yetersiz olan lizin (elzem amino asit) açısından da zengindir.

Hayvansal kaynaklı proteinlerle benzer biyolojik değerler gösterir. Ayrıca protein kaynaklarının kullanılabilirliğini arttırır. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

amarant-yapraklari
amarant-yapraklari

Amarant Yaprakları

Bu mucizevi bitkinin tohumları kullanıldığı gibi yaprakları da sebze olarak tüketilebilmektedir. Yapraklarının diğer yeşil yapraklı sebzelerle karşılaştırıldığında daha yüksek antioksidan içeriğine sahip olduğu belirtilmektedir.

Amarant’ın Sağlık Açısından Etkisi

Son yıllarda yapılan çalışmalarda amarant’ın anti kanser, anti alerjik ve anti hipertansif özelliklerine ek olarak kolesterol düşürücü etkisinin olduğu belirlenmiştir.

Amarant tanelerinin kanser gibi insan hastalıklarının riskini azaltabilmek için fonksiyonel bir gıda bileşeni olarak kullanılması gerektiğine işaret edilmektedir.

blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Bebeklerde Ek Gıdaya Geçiş Dönemi

0

Tamamlayıcı besinler dediğimiz ek gıdalar, ilk 6 aydan sonra anne sütünün yeterli kalmadığı durumlarda tercih ettiğimiz, bebeğe verdiğimiz gıdalardır. Bahsettiğimiz birey bebek olunca haliyle dikkat edilmesi gereken birçok nokta vardır ki bunlardan en önemlisi hijyendir. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

  • Yiyeceklerin hazırlanması, pişirilmesi ve saklanmasında hijyene mutlaka dikkat edilmesi gerekir.
  • Gelişimi normal ve sadece anne sütü ile beslenen bebeklerde 6.aydan önce ek gıdaya başlanmamalıdır.
  • Dikkat edilecek diğer bir nokta ise bir kerede bütün besinlere başlanılmamalı. Yeni besinler birkaç gün arayla verilmeli. Tabi bebek yiyemediyse veya kusma veya ishal olduysa bu besin birkaç gün sonra tekrar verilmeli.
  • Yeni besinler bebek açken verilmeli. Bunun yanında allerjen besinlere karşı önlem almak için aile öyküsü de alınmalı (yumurta, balık, domates vb.).
  • Çay, bitki çayları gibi besinler süt çocuğu döneminde verilmemeli. Özellikle ailelerin yaptığı hatalardan biri bebe bisküvisini çayla beraber vermek. Çay hem kansızlık hem kabızlığı sebep olduğu için bebeklere tavsiye etmiyorum. Bunun yerine yoğurtla birlikte verilebilir böylece daha faydalı olur.
  • Hazır çorbalar yerine evde hazırlanmış tarhana veya domates çorbası tercih edilmeli.
  • Ek gıda verilirken çay kaşığı veya tatlı kaşığı şeklinde az miktarlarda başlanılıp bu daha sonra artırılabilir. Özellikle çene ve ağız yapısının gelişmesi için biberon yerine mutlaka kaşık tercih edilmeli veya bebek kendi yemeli.
  • Öğün sıklığı 4 veya 6 arasında değişebilir.
seftali-elma-puresi
seftali-elma-puresi

Ek Gıdaya Erken veya Geç Başlanması

Erken başlanırsa, eğer anne sütü yetersizse hemen ek gıdaya başlamak yerine emzirme teknikleri veya beslenme sorgulanıp düzeltilmeli daha sonra ek gıdaya başlanılmalı. Hiçbir tamamlayıcı besin anne sütünün yerine geçmez ve anne sütü vücutta %100 sindirilebilir özelliğe sahiptir. Yani biyoyararlılığı yüksektir. Erken başlamak hastalık riskini de artıracağı gibi anne sütünün biyoyararlılığını da düşürür.

Geç başlanırsa, bebeğin büyüme ve gelişmesi durabilir bunun yanında malnütrisyon, anemi, mineral ve vitamin yetersizlikleri görülebilir. Ayrıca bebeklerde çiğneme işlevi de gelişmez.
Az miktarda ek besin verilmesi yine çeşitli beslenme yetersizliklerine sebep olacağı gibi fazla miktarda verilmesi de bebekte doygunluk yaratacağı için anne sütünün verimliliğini de düşürür.

Ek Gıdalara Hangi Besinlerle Başlanmalıdır?

-Yoğurt
İlk olarak yoğurtla başlanırsa bebeğin bağırsak florası düzenlenir. Bebek tatlı besinlerle geç tanışmış olur.
-Meyve ve sebze suları
Verilmesi gereken ilk meyveler kışın elma yazın şeftali olmalıdır. Turunçgiller gaz şikayeti yapabilir bu yüzden 9.aydan sonra verilebilir. Meyve ve sebze verilirken vitamin ve mineral kayıplarına dikkat edilmeli. Rende, bıçak veya püre yapmak için mixer gibi aletler çok fazla tercih edilmemeli.
-Pekmez verilebilir, yoğurtla veya yumurta sarısı ile beraber.
-Yumurta sarısı (1/8 i verilerek başlanmalı ve daha sonraki haftalarda bu 1/4 ve ilerleyen zamanlarda yarısı ve tamamı olacak şekilde verilebilir.  Yumurtayı protein kaybı olmaması için aşırı pişirmekten kaçınmak gerekir. Yumurtanın az pişmiş olması sindirimini kolaylaştırır.
-Et ve balık çok küçük parçalar halinde verilebilir. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

bebekler-icin-tarhana
bebekler-icin-tarhana

-Tahıl verildiği zaman ilk mercimek çorbası ile başlanabilir. Daha sonra kuru baklagillerin suyundan başlanıp verilir. Nohut veya kuru fasulye de ilerleyen zamanlarda zarı çıkarılarak ve iyice ezilerek kaşık yardımı ile bebeğe verilebilir.

Uzak Durulması Gereken Gıdalar

Bal ve basit şeker içeren besinler. Çünkü bebeğin midesinde balı sindirecek enzim yoktur. Bu yüzden bal verilmemeli ve beraberinde basit şeker içeren bisküvi tarzında hazır gıdalardan da uzak durulmalı.

  • Bebek beslenirken dik oturmalı.
  • Bebeğe ilgili davranılmalı ve aşırı ısrarcı olunmamalı. Bu bebekte ileri yaşlarda yeme davranış bozukluğuna sebep olabilir.
  • Yumuşak ve destekleyici bir ses olmalı ve yemek yerken ilgisini dağıtacak bir ortam olmamalı.
  • Bebek tamamlayıcı besini istediği kadar yemeli, doyduğu zaman bırakmasına izin verilmeli. Beraberinde, besinlere dokunmasına izin verilmeli.
  • Son olarak bebeğin yiyecek seçimine saygı gösterilmeli. Besini sevmezse daha sonra tekrar aynı besin denenmeli..

Bebeğinizi ihmal etmeyin, onlar sizin geleceğiniz. Mutlu günler.

Kaynakça:
KARAAĞAOĞLU N. ,EROĞLU SAMUR G. ,Anne Ve Çocuk Beslenmesi, 5.Baskı,Pegem Akademi blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Okul Çağında Beslenme Nasıl Olmalıdır? | Ailelere diyetisyen tavsiyeleri

2

Hayatımızın en önemli varlıkları çocuklarımızdır. Bir büyüme evresinden sonra okul çağı başlıyor. Bu büyüme ve gelişim de çocukların kontrolümüzden çıkmasına sebebiyet veriyor. Bu da beraberinde beslenmeyi de etkileyerek çeşitli kırgınlık ve hastalıkları doğuruyor. Özellikle okul döneminde beslenme, üzerinde durulması gereken önemli bir konudur. Sosyal ortama giren ve geçiş dönemindeki bu çocukların bu evrede beslenmesi -özellikle doğru beslenmesi- çok önemlidir. Doğru beslenme bu dönemde, çocuklarda obezite ve birçok hastalık riskinden koruyacağı gibi okul hayatında da başarıyı olumlu etkiler. Beslenme eğitimi çocukta erken yaşta başlamalı ve erken yaşta da bu bilinç oluşturulmalıdır. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Çocuklarda kısıtlama olmalı mıdır?

-Çocuklarda özellikle bir diyet veya kısıtlama yok ama elbette bir enerji hesabı kalori hesabı olmalıdır.
-Çocuklarda da tıpkı yetişkinler gibi, 4 yapraklı yonca hedef alınarak sağlıklı beslenme alışkanlığı getirilmelidir.
-Çocuğa sağlıklı beslenme mutlaka öğretilmeli ve temel hedef çocuğu beslenme konusunda eğitmek olmalıdır. Bu hem 4-5 yaşında hem de özellikle 7 yaşında okula başlanınca olmalıdır.
-Çocuğa besin grupları tanıtıldıktan sonra da çocuk mutlaka motive edilmelidir.
-Çocuklarla beraber ebeveynler de eğitilmeli, çocuğa sağlıklı beslenme alışkanlığının geliştirilmesi bilinçli ebeveynlerle sağlanmalıdır.

okul-beslenme
okul-beslenme

Çocukların okulda ne yeyip içtiği nasıl öğrenilebilir?

Bu da çocukla önemli bir iletişimle alakalıdır. Çocuk sorgulanmamalı bunun yerine arkadaş gibi konuşarak çocuğun güveni alınmalı ve bunun yanında çocuğun korkmadan söylemesi sağlanmalıdır. Çocuktan mutlaka iyi bir anamnez alınmalı ve bu da karşılıklı güvenle
sağlanır. Bu konuda da ailenin çocuğu iyi tanıması gerekir.

Çocuklara harçlık da veriliyor. Çocuğun bu parayı nasıl harcadığı, zararlı ama cezbedici besinlerden nasıl uzak durmalı veya ebeveyn nasıl davranmalı, diyetisyen desteği olmalı mıdır?

Bu konuda temel aileden gelir fakat mutlaka ailenin diyetisyenle iletişime geçmesi gerekir. Çocuğa hazır gıdaların sağlığa zararlarından bahsedip, bunun yerine sağlıklı tarifler yaparak çocuğun bu sağlıklı beslenmeyi hedef etmesi sağlanmalıdır. Örneğin hazır kek yerine çocuğun da sevdiği besinlerle ev yapımı kek yapılarak çocuk bu şekilde bilinçlendirilmelidir.
Özellikle okul için erken kalkan çocuklar, kahvaltı yapmak istemez. Çocuğa klasik kahvaltı her ne kadar cazip gelmese de bu çeşitli süslü tabaklar oluşturularak çocuğa
kahvaltı sevdirilmelidir. Standart kahvaltıyı sevmeyen çocuklar için de krepler veya tostlar hazırlanmalı ve yine mutlaka 4 yapraklı yonca hedef alınmalıdır. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

pancake-kahvalti
pancake-kahvalti

Beslenme çantası hazırlanırken nelere dikkat edilmelidir?

Beslenme çantası hazırlanırken özellikle çocuğun sevdiği besinler konmalıdır. Bu yapılmadığı takdirde çocuk kendi beslenmesi dışında beslenir. Bu yaşlarda özellikle arkadaşlar örnek alındığı için çocuğa da sorulup beraber hazırlanabilir. Bunun yanında özellikle tüm çocukların severek yediği ev yapımı ve sağlıklı bir şekilde hamburger oluşturulabilir.

ev-yapimi-hamburger
ev-yapimi-hamburger

Salam sosis gibi işlenmiş gıdalar konusunda neler tavsiye edersiniz?

İçerisinde bulunan zararlı maddeler, sağlık açısından pek yararlı değildir ama çok nadir bir şekilde çocuğa verilebilir. Özellikle çiğ değil de pişirilmiş olarak verilebilir. Özellikle çalışan anne ve babalar konusunda şuna değinmek istiyorum dışarıda yemek yeme gibi durumlar da mevcut. Çalışan ebeveynler yoruldukları için de bazen dışarıda yemek yeme durumları olabiliyor. Bu konuda yine sağlıklı beslenme hedef alınarak yemek yenmelidir. 4 yapraklı yonca unutulmadan yediğimiz yemeğin yanında mutlaka yeşillik ve süt grubu alışkanlığı da çocuklara kazandırılmalıdır.

Çocukların özellikle beyin gelişimi için çocuğa mutlaka faydalı yağlar verilmelidir. Ceviz badem fındık buna örnek olarak verilebilir.Bunun yanında bol vitamin deposu olan kuru meyve de verilmelidir. Çocuğa bu sağlıklı alışkanlıklar mutlaka kazandırılmalıdır.

Bunun dışında değinmek istediğim başka bir konu da çocukların yasaktan hoşlanmamasıdır. Çocuklar mutlaka ödüllendirilmeli fakat bu nadir olmalı ve aşırı sağlıksız gıdalarla olmamalıdır. Çünkü çocuk onun ödül olduğunu bildiği için o besine ulaşma çabası içinde olur ve bu da çocuğun yanlış düşünmesine sebep olur. Bunun yerine demin de değindiğim gibi çocuğa sağlıklı beslenme bilinci verildiği zaman çocuk doğru tercihe de alışacaktır. Bu da sağlıklı olarak kendi seçimini kendi yapmasını sağlar. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

sut-meyveli-yogurt
sut-meyveli-yogurt

Çocukları tatlı ataklarından korumak için de tatlı olarak meyve verilmeli ve bunun yanında mutlaka bir süt grubu besin verilmelidir. Ayrıca gece uyumadan önce de çocuğa
süt verilmesinde özellikle kalsiyum ihtiyacı için faydalı olacaktır.

Son olarak şunu söylemek istiyorum. Temiz bir gelecek bırakmamız bizim tamamen çocuklara verdiğimiz ilgi ve onu doğru bilinçlendirmeyle olacaktır. Biz çocuklara her
yönden iyi alışkanlıklar kazandırırsak, bunlar da bize iyi bir gelecek verecektir. 2018-19 eğitim ve öğretim yılının bütün çocuklara başarı getirmesini diliyorum.

Kurban Bayramında Et ve Tatlı Tüketimi Nasıl Olmalıdır?

Bayramlar… Sevdiklerimizle kavuşabildiğimiz nadir anlardan. Bayramlar akraba ziyaretleri, tatil veya kısa bir süre de olsa dinlenme için hepimizin tercihi. Bir beslenme uzmanı olarak benim altını çizdiğim konu ise elbette bayramlarda beslenme tüyoları. Kurban bayramı, şeker bayramından farklı olarak, tatlı dışında etin de fazlaca tüketildiği bir zaman dilimi. Bilinçli tüketilmediği takdirde özellikle diyabet, hipertansiyon, kalp-damar rahatsızlığı, böbrek rahatsızlıkları gibi hastalıklara sahip bireylerin sağlığı risk altında olacaktır. Etlerin saklanması, hazırlanması, pişirilmesi ve tüketilmesi doğru uygulanırsa, önlem alınmış olacaktır. Yapılması gereken birkaç önemli noktaya değinmek istiyorum. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

kavurma
kavurma

Bayramda Et Tüketimi Nasıl Olmalıdır?

  • Etler kesildikten sonra temiz bir şekilde yıkanmalı ve dondurucuda mutlaka 1-2 gün bekletilmelidir.
  • Bekletilmeyen etler daha serttir ve pişirmesi zordur.
  • Bekletilmeyen etler midede kramplara ve bunun yanında hazımsızlığa da sebep olur.
  • Etlerin doymuş yağ ve kolesterol içeriği yüksektir. Bu yüzden pişirirken ayrıca yağ eklenmesine gerek yoktur.
  • Etler kısık ateşte pişirilmeli ve yakılmamalıdır. Yüksek ateşte çabuk pişen etlerin dışı yanar ve içi çiğ olur. Bu da beraberinde rahatsızlıklara sebep olur.
  • Ateşte pişirilecek, mangal yapılacak etler için de şuna dikkat edilmeli: Ateşe yakın pişen etlerde vitamin ve mineral kaybı olacaktır.
  • Et kaliteli protein kaynağıdır. Bu proteinin kaybına sebep olacak pişirme yöntemlerinden uzak durulmalı mümkünse haşlama, ızgara gibi yöntemler tercih edilmelidir.
  • Buzdolabından, tüketilebilecek kadar et çıkarılmalı dolapta çözüldükten sonra tüketilmelidir. Etlerin dondurucudan çıkarılıp çözüldükten sonra tekrar dondurucuya konması sağlık açısından yararlı değildir. Ette bozulmaya sebep olur.
  • Kavurma yapılacaksa kendi yağında pişirilmelidir. Fazladan yağ eklenmemelidir.
  • Etler pişirilirken, büyük parçalar şeklinde pişirmek yerine daha küçük parçalara ayırarak pişirmek tercih edilmelidir.
  • Etle beraber mutlaka bir süt grubu tüketilmelidir. Bu yoğurt,ayran veya cacık olabilir.
bayramda kahve ve tatlı
bayramda kahve ve tatlı

Bayramda Tatlı Tüketimi Nasıl Olmalıdır?

Tatlı tüketimine de kısaca değinmek istiyorum. Birbirinden güzel ikramları reddetmek zor olacak biliyorum ama mümkün oldukça arzuladığınız porsiyonun daha azını almaya çalışın. Kaçamaklar elbette olacaktır ama her zaman dediğim gibi dozunda olursa siz de bedeniniz de daha rahat edersiniz.

  • Aşırı şekerli ve kalorisi yüksek tatlılar yerine, sütlü tatlılarla tatlı ihtiyacı karşılanabilir.
  • Su tüketimine mutlaka dikkat edilmeli günde en az 2 litre su içilmelidir.
  • Çay kahve gibi ikramlara ne yazık ki hayır diyemiyoruz. Günde en fazla 2 fincan kahve tüketilmeli yanında mutlaka su içilmelidir.
  • Kahve, sade Türk kahvesi olarak tercih edilebilir. Bu, sütlü veya kremalı kahvelerden farklı olarak fazladan kalori alımını da engeller.
  • Çay, açık ve şekersiz olarak tercih edilmelidir.
  • Bayramlar en çok kalp hastalığı olanlar, hipertansiyon ve diyabeti olan hastalar için daha riskli olur. Bu gibi hastaların daha çok dikkat etmesi gerekir.
  • Ziyaretlerde asansör yerine merdiven tercih etmek aktivite kazandıracak ve kalori yaktıracaktır.
  • Akşamları mutlaka yürüyüş yapılmalı, hareket ihmal edilmemelidir.

Son olarak, bayramdan sonra kontrolleriniz için mutlaka diyetisyeninize başvurun.
Bedenimiz bize emanet ona iyi bakalım. Kaçamağı az, sevdiklerinizle keyifli bayramlar !

blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Su İçmenin Faydaları | Su İçmek Tok Tutar Mı?

Her zaman gündem de olan, herkesin tüketimi hakkında hep bir görüşe sahip olduğu, hayatın vazgeçilmez bir parçası su… blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Hepimiz biliyoruz ki hayatın devamı için olmazsa olmaz su vücudumuzun önemli bir bileşenidir ve vücudun neredeyse tüm büyük organ sistemlerini korumada hayati bir rol oynar. Yeterli alınan suyun sağlığa faydaları saymakla bitmez fakat kısaca özetleyecek olursak su :

  • Enerji düzeyleri ve bağışıklığı arttırır.
  • Vücut ısısının, metabolizmasının ve nefesin korunmasını sağlar.
  • Fiziksel performansı arttırır.
  • Beyin fonksiyonlarını arttırır baş ağrısını önler.
  • Vücuttaki toksinleri önler.
  • Cildin güzelleşmesini, gözeneklerin temizlenmesini sağlar.
  • Metabolizmayı teşvik ederek kilo vermeye yardımcı olur.
  • Kabızlığı hafifletir.
  • Böbrek fonksiyonunu iyileştirir.
  • Mide ekşimesi, gastrit, ülser giderilmesine yardımcı olur.
  • Romatoid artrit, sırt ağrıları ve osteoporozun önlenmesine yardımcı olur.
  • Hamile kadınlarda bebeğe gerekli besinlerin taşınması için ve hamilelerde sık görülen kabızlık, hemoroidleri azaltmak için su tüketimi önemlidir.

Su bir çok mikroorganizmaya ev sahipliği yapabileceği için temiziğine özen gösterilmesi çok önemlidir. Şebeke sularında bu yüzden klorlama yöntemleri kullanılmaktadır. Bizler de temizliğinden şüpheye düştüğümüz suları kaynatıp soğutarak içmeyi tercih etmeliyiz.

su-icmenin-faydalari-2
su-icmenin-faydalari-2

Su tüketmek önemli olduğu gibi suyu doğru şekilde tüketmekte çok önemlidir.  Günlük su ihtiyacımızı çay, kahve gibi içeceklerle karşılayamayız. Hatta bu tarz içecekler diüretik oldukları için su kaybımızı arttırır ve daha fazla su içmemizi gerektirir. Doğru olan günlük su ihtiyacımızı su ve meyvelerden karşılamaktır. Ne kadar su içmemiz gerektiğini genel olarak kilomuzu 30 ml ile çarparak öğrenebiliriz. Artan sıcaklar ve fiziksel aktiviteye bağlı olarak bu miktarı arttırmamız gerekir. İdrarın açık renkte olması aldığımız suyun yeterli olduğunu koyu olması ise yetersiz olduğunu gösterir.  Bazen susadığımız zaman bunu bilemeyiz, acıktık sanar ve yemek yeriz. Bu durum sıklaştıkça kilo almamıza da neden olur. Bu yüzden açlık hissettiğimizde gerçek bir açlık olup olmadığını anlamak için önce bir bardak su içebiliriz. Aynı şekilde halsiz, yorgun, baş ağrısı hissettiğimiz zamanlarda vücut susuz kalmış olabilir. Bu gibi durumlarda su içerek kendimize gelebiliriz. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

İlginizi Çekebilir: Günde Ne Kadar Su İçmelisiniz?

Yemeklerden önce ve sonra su içmek

Su tüketimini belirli saatler arasına sıkıştırmamak gerektiği gibi su içmek için susamayı beklemek de yanlıştır. Su içmek bir alışkanlık haline getirilmelidir. Bu alışkanlığı olmayan bireyler su içmede isteksiz ise sularını elma, limon kabuğu, salatalık gibi çeşitli besinlerle tatlandırarak içme isteğini arttırabilir. Yemekten önce içilen su yeme miktarını azaltacağı için yemekten yaklaşık yarım saat kadar önce 1-2 bardak su tüketilebilir. Yemek yerken su içmek midenin sindirimini etkileyip hazımsızlığa neden olabileceği için yemek yerken su içmek tavsiye edilmez. Yine yemekten sonra da su tüketilebilir. Ağır egzersiz yapanlar özellikle atletler kaybettikleri suyu geri almalıdır. Kaybedilen sıvıyı yerine daha hızlı koyabilmek için ortamdan daha sıcak su içilmesi tavsiye edilir.

su-icmenin-faydalari
su-icmenin-faydalari

Su içmek tok tutar mı?

Özellikle son zamanlarda halk arasında suyu sıcak içmek yağ eritir, soğuk içmek yağ dondurur, soğuk içmek zayıflatır gibi bir çok söylem var. Bu yazı ile buna da bir açıklık getirmiş olalım. Soğuk su içersek vücut o suyu ısıtmak için kalori harcar ve böylece zayıflamaya yardımcı olur düşüncesi çok yaygın fakat anlamsızdır. Yapılan çalışmalar normal su ve soğuk suyun bu konuda aralarında pek bir fark olmadığını göstermiştir. Sıcak suyun da yağ eritme gibi bir özelliği yoktur. Soğuk ve sıcak su arasındaki tek fark mideyi terk etme hızlarıdır. Sıcak su soğuk suya oranla mideyi çok daha geç terk eder ve midede doluluk, doygunluk hissi vererek tok tutar. Sıcak su bu etkisi ile yeme isteğini azaltacağı için tercih edilebilir. Bunun dışında su zaten metabolizmanın çalışmasını hızlandıracağından ve bağırsak hareketlerine yardımcı olacağından kilo vermemize yardımcı olacaktır. Sıcak mı içeyim soğuk mu içeyim diye kafa yormadan önce yeterli içiyor muyum diye düşünmek gerekir.

Teff Çayı Nedir? Teff Çayı Kilo Verdirir Mi?

Son zamanlarda halk arasında çok popüler olan Teff aslında kinoa, karabuğday gibi glutensiz bir tahıldır ve gluten sindiremeyen hastalar tarafından kullanılabilir. Glutensiz beslenen bireyler bu tahılı seçerken Teffin oldukça küçük tanelere sahip olduğu bilmelidir. Aksi takdirde GDO’lu bir Teff tahılı almış olabilirsiniz. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Teff lif içeren, besin değeri kinoaya benzeyen, tok tutan, demir içeriği diğer tahıllardan biraz daha yüksek bir tahıldır. Fakat çay halinde satılan ürünler bu özelliği göstermemektedir ve zayıflatma gibi bir mucizesi kesinlikle yoktur.

teff-tohumu
teff-tohumu

Piyasada Teff Tohumu Çayı olarak bulunan içecek 20 çeşit bitki içeren bir karışımdır. Bu bitkiler; biberiye, kinoa tohumu, chia tohumu, yeşil çay, kiraz sapı, limon otu açai bitkisi, funda, bamya çiçeği, sandoloz sakızı bitkisi, yeşil kahve eksratı, kitre zamkı, mate yaprağı, tarçın, kuşburnu, lepityum, barut ağacı kabuğu, aspir tohumudur. Zayıflamak uğruna içinde ne var bilmeden içmek; bunlardan herhangi birine alerjisi olanlarda veya bilinmedik çeşitli hastalıkları olanlarda bu tarz karışım çaylar olumsuz etkilere sebep olabilir.

teff-cayi
teff-cayi

Sonuç olarak Teff ve Teff Çayı gibi piyasada dönüp duran zayıflatma vaadi sunan ürünlere kanmayın. Hiçbir ürün kişiyi oturduğu yerden zayıflatmaz. Dengeli ve düzenli beslenmeyi alışkanlık haline getirirsek ve egzersizi (en basit olarak yürüyüşü) hayatımızın bir parçası olarak benimsersek kilo problemi yaşamayız. Böylece bu tarz ürünlere başvurmamız da gerekmez. Hem bütçemiz hem sağlığımız korunmuş olur. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

İlginizi Çekebilir: Zayıflama Yöntemleri

Unutulmamalıdır ki beslenme / diyet kişiye özgüdür. Yani her söylenene kanmayın. Belki başkası için uygun olan ürün sizin için uygun değildir. İşin uzmanına danışarak kendinize uygun yolu bulun. Sağlıklı beslenin, sağlıklı kalın. 🙂

Kilo Almanın Püf Noktaları

0

Harcanan enerjinin ihtiyaç duyulandan fazla olması zayıflık durumudur. Zayıf bireylerin kilo alması genelde kilo vermek isteyenlere göre daha uzun bir süreci kapsar. Bunun yanında sabır ister. Sağlıklı kilo verme şartı haftada 500 veya 1000 gram vermektir ve yine kilo almak için de haftada bu rakamlar üzerinden gidilmelidir. Unutmayalım vücudumuzun belli bir işleyişi var ve biz bir kerede yüklenirsek bu çalışma hızı değişeceğinden organlar da
kötü etkilenip zarar görecektir. Bir kerede kilo alıp vermektense sağlıklı olarak yavaş yavaş olmalıdır bu süreç. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Kilo almaya çalışanların yaptığı birkaç yanlışa değinmek istiyorum. Bazı protein veya karbonhidrat tozları, shake ürünler kullanılır ve bunun yanında da kalorisi fazla ve basit şeker içeriği yüksek besinlere saldırılır. Bunların sağlıksız olduğunun altını çizmek istiyorum.

protein-tozu-zararli-mi

Kilo almak için de vermek için de mutlaka işin uzmanına danışmak gerekir. Kendi başına yapılan yanlış diyetler kişinin hayatını olumsuz yönde etkiler, kısa vadede
olumlu sonuçlar aldırsa da uzun vadede maalesef vücut bunun zararını görecektir. Özellikle yukarıda değindiğim basit şeker grubu besinlerden hem kilo almak hem vermek
isteyen ayrıca kilosunu korumak isteyen bireylerin de uzak durması gerekir. Bu besinler kan şekerinde ani iniş çıkışlar yaparak insülin direnci veya insülin rezistansı dediğimiz insülin hormonunun işlevini yitirmesine sebep olmaktadır. Bu da diyabet (Diabetes Mellitus-DM) diye adlandırdığımız şeker hastalığına yol açar.

meyveli-yogurtlar

Şimdi doğru ve sağlıklı birkaç tavsiye üzerinde duralım:

  • Özellikle kahvaltıdan başlamak istiyorum. Çay yerine süt veya taze sıkılmış meyve suları tercih edilmelidir.Böylelikle bu içeceklerden gerekli protein ve karbonhidrat alınır.
  • Kilo almak isteyenlerin,yanında mutlaka yararlı yağ ve protein grubu olan badem, ceviz, fındık, fıstık gibi kuruyemişler ve bunun yanında kalorisi yüksek kuru
    meyveler taşımalıdır.
  • Süt ve ürünlerini tüketirken içine sevdiğiniz mevsim meyvelerinden doğrayıp bal veya reçel ekleyerek tüketebilirsiniz. Bu da kalori alımını artıracaktır.
  • Yemeklerden önce veya yemekle beraber su tüketmemeye çalışın. Bu su doygunluk yaratarak iştahta azalmaya sebep olacaktır.
  • Yemek yediğiniz ortamın hijyenik ve ferah olmasına özen gösterin ve mümkünse tabağınızı süsleyip renklendirin. Bu iştahın açılmasını sağlar.
  • Salatayı sık tüketmemekle birlikte, keten tohumu veya bunun gibi protein ve yararlı yağ içeriği yüksek besinlerle çeşitlendirebilirsiniz.
  • Sevdiğiniz yararlı besinleri çeşitli şekillerde tüketerek yiyebilirsiniz. Örneğin bulgur pilavını seviyorsanız içine kuru meyveler ekleyerek  veya yoğurtla veya başka bir şekilde hazırlayıp farklı versiyonlarla tüketebilirsiniz.
  • Öğün sayısı artırılabilir ve son olarak sigara tüketiliyorsa mutlaka ama mutlaka ilk etapta azaltılmalı ve sonraki etapta bırakılmalıdır.

Unutmayın bedenimiz bize emanet ve ona iyi bakmak zorundayız. Her şey gönlünüzce olsun, kilo alıp vermek bile! Mutlu günler… blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Resveratrol Nedir?

0

Asmaları stres faktörlerine karşı koruyucu bir bileşik olan resveratrol; antifungal, antimikrobiyal, antitümör ve antioksidan etkileriyle insanları da hastalıklara karşı koruduğu vurgulanmaktadır. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

72 bitki türünde resveratrolün üretilebildiği belirlenmiştir. Bu bitki türlerinden; asma, dut, yaban mersini, yer fıstığı ve antep fıstığı en başta gelenlerdir. Asmalar diğer bitki türleri ile karşılaştırıldığında; yüksek resveratrol üretebilme kapasitesi ve taze veya işlenmiş ürünlerinin (sirke, kuru üzüm, pekmez, köfter vb.) yaygın tüketimi nedeni ile önem kazanmaktadır.

Resveratrolün başta kanser olmak üzere pek çok hastalığı iyileştirici etkisi birçok araştırmayla belirlenmiştir.  Şimdi hep beraber bunlar neymiş bakalım;

  • Kanser üzerine etkisi;

Kanserin pek çok aşamasında durdurucu ve engelleyici özelliği olduğu belirlenmiştir. (1,2) Resveratrol, serbest radikallerin sebep olduğu hücre zararlanmalarını engellemeye yardımcı olabilen güçlü bir antioksidandır.(3) blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

  • Kalp sağlığı üzerine etkisi;

Resveratrolün koroner kalp hastalıklarına karşı aşağıdaki mekanizmalarla koruma sağlayabileceği bildirilmektedir;
– Anti-inflamatuar olarak
– Trombosit kümeleşmesini engelleyerek
– Kolesterolü düşürerek

  • Alzheimer hastalığı üzerine etkisi;

Resveratrol içeren besinleri tüketen bireylerin, Alzheimer hastalığına yakalanma olasılığının daha düşük olduğu belirtilmektedir.

  • Diğer olumlu etkileri;

C vitamininden 20, E vitamininden 50 kat daha fazla etkili bir antioksidan olduğu için immün sistemi güçlendirmektedir.
Damarların genişlemesine yardımcı olarak kan akımının rahatlamasını sağlayan nitrik oksit sentezini artırmaktadır.
İltihaplanmayı engellemeye yardımcı olmaktadır.

Kaynakça blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

  1. Moriartry JM, Harmon R, Leslie AW, Bessis R, Anne-Celine B, Marielle A, et al. Resveratrol content of two Californian table grape cultivars. Vitis 2001;40(1):43-4.
  2. Kuhnle G, Spencer JP, Chowrimootoo G, Schroeter H, Debnam ES, Srai SK, et al. Resveratrol is absorbed in the small intestine as resveratrol glucuronide. Biochem Biophys Res Commun 2000;272(1):212-7
  3. Tedesco I, Russo M, Russo P, Iacomino G, Russo GL, Carraturo A, et al. Antioxidant effect of red wine polyphenols on red blood cells. J Nutr Biochem 2000;11(2):114-9.

Zayıflama Yöntemleri

Normal veya ideal kilosuna inmek isteyenlerin en çok araştırdığı konuların başında zayıflama yöntemleri geliyor. Zayıflama yöntemleri adı altında birçok şok diyet, zararları olan zayıflatan diyetler, zayıflatan çaylar, zayıflatan masajlar vb. gibi yollar sizlerle paylaşılıyor. Emin siz sağlıklı beslenmeyi ve hareketi hayat biçimi haline getirmedikçe sürekli değişken ve sizi mutsuz eden kiloda kalacaksınız. Bu nedenle bu yazıda size gerçeği, doğru olan zayıflama şeklini anlatacağız. Normal şekilde beslendiğinizde ve spor yaptığınızda nasıl bir bir fazla kilolarınızı vereceğinizi anlatacağız. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

zayiflama-yontemleri-zayiflayan-kadin
zayiflama-yontemleri-zayiflayan-kadin

Aşağıda 3 ana başlıkta hayatınızda yapabileceğiniz değişiklikleri ve önemli noktaları sıraladık. Bunlar:

  1. Ne İçelim? Sağlıklı İçecekler
  2. Ne yiyelim? Sağlıklı zayıflama Yöntemleri
  3. Zayıflatan Alışkanlıklar ve Sağlıklı Zayıflamanın Yolları

Yazıya başlamadan önce size kalıcı zayıflamanın püf noktasını tek bir fotoğrafla özetlemek istiyorum:

zayiflama-yontemleri-puf-noktasi

Ne İçelim? Sağlıklı İçecekler

Su için: En az 2 lt su için. Su metabolizmayı hızlandırır ve kilo vermenize destek olur. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Sıvı kalorilerin farkında olun: Masum gördüğün bir bardak limonata fazladan gereksiz kilo alımıdır. Ev yapımı kompostoda bile şekeri çok çok az atmaya çalışın. Dediğimiz gibi zamanla damak tadınız buna alışacak ve daha fazla keyif alacaksınız. Asitli içecekleri çöpe dökün demeye bile ihtiyaç duymuyoruz.

Yeşil çay için: Yapılan birçok araştırmada göre yeşil çayın yağ yakımına destek olduğu açıklanmıştır. Sizde günde 1-2 fincan yeşil çay -tabi ki şekersiz- tüketerek bel ve karındaki yağlardan kurtulabilirsiniz. Tabi sağlıklı beslenme ve hareketle buna destek olarak. Sizi tek bir yol değil bir beslenme ve hareket düzeni zayıflatabilir.

Ne Yiyelim? Sağlıklı Zayıflama Yöntemleri

Diyetinize proteine de yer verin: Proteinli besinler diğer besinlere göre daha uzun süre tokluk sağlar. Bu nedenle protein muhakkak öğünlerinizde yer verin. Protein aynı zamanda kasların yapıtaşıdır. Kasların artması metabolizmanızın hızlanmasını sağlar.

zayiflama-yontemleri-protein-kaynaklari
zayiflama-yontemleri-protein-kaynaklari

Meyveyi dikkatli tüketin: Meyvenin fazlası karaciğer ve belinizin yağlanmasına sebep olur. Bu nedenle günlük 1 porsiyon meyve idealdir. Meyvenin içindeki şeker nedeniyle dikkati tüketilmesi gerekir. Lifli meyveler daha uzun süre tok tutar. Karpuz gibi meyveler çabuk acıkmanıza neden olur. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Sebze tüketin: Sebzelerde vücudunuzun çalışmasında etkin rol oynayan birçok vitamin ve mineral vardır. Ayrıca kalorisi az olduğundan az yağlı şekilde doyma hissini yaşamanıza yardımcı olur. Bir koca kase salataya kimse hayır demez! Hazırladığınız makarnınıza sebze katın, et yemeklerinizin yanında sebzeli yan yemekler hazırlayın.

Gizli protein deposu kurubaklagiller: Kuru fasulye, nohut, mercimek gibi kuru baklagiller protein kaynağıdır. Muhakkak öğünlerinizde yer verin. Uzun süre tok kalmanızı sağlar.

zayiflama-yontemleri-kurubaklagiller
zayiflama-yontemleri-kurubaklagiller

Düşük karbonhidratlı beslenme biçimini deneyin: Makarna, pilav, börek, kızartma gibi birçok karbonhidratı mümkün olduğunca azaltın. Bulgur pilavını bile kontrollü tüketin. Bu şekilde daha hızlı kilo verirsiniz.

Zararlı yağları sağlıklı yağlarla değiştirin: Zeytinyağı ve tereyağı sağlıklı yağlardır. Dikkatli tüketmek koşulu ile bütçeniz yettiğince bunlara mutfağınızda yer verin.

Yumurtayı kahvaltınıza ekleyin: Yumurtada bulunan protein sebebiyle kahvaltıda tüketilirse çabuk acıkmanızı engeller. Kahvaltıda muhakkak yumurta yiyin. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Baharatlara yemeklerinizde yer verin: Baharatlar metabolizmanızı hızlandırmaya yardımcı olur. Özellikle acı biberi yemeklerinize katmaya çalışın. Acı eşiğiniz düşükse bunu yavaş yavaş artırarak yapabilirsiniz.

Probiyotikli beslenmeye çalışın: Kilo verememe nedenlerinden biri de hazımsızlıktır. Sağlıksız ve paketli gıdalar ikinci beyin sayılan bağırsak floramızı bozmuştur. Probiyotik ve prebiyotik gıdalar bağırsaktaki sindirimi düzenler ve yediklerinizin kolayca sindirilmesine yardımcı olur. Bu da kolay kilo vermenizi sağlar. Özellikle ev yapımı lahana turşusu yüksek probiyotik içerir. Dikkatli tüketin ishal olmayın. 😊 Diğer turşularda da probiyotik bulunur.

zayiflama-yontemleri-probiyotik-kaynaklari
zayiflama-yontemleri-probiyotik-kaynaklari

Lifli gıdaları tercih edin: Lifli gıdalar daha uzun tok hissetmenizi sağlar. Tam buğday ekmeği, yulaf gibi gıdalarda lif bulunur. Acıktığınızda ara öğün olarak 3 yemek kaşığı yulaf, süt ve birkaç kuru meyveyi içine doğrayarak tüketebilirsiniz. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Sağlıklı gıdaları ve atıştırmalıklarınızı yanınızda taşıyın: Dışarıda gelen aniden acıkma hissine karşı yanınızda kuruyemiş, kuru meyve veya lifli bir şekersiz bisküvi taşıyabilirsiniz. Böylece yemek yerken aşırı acıkmadan dolayı fazla yemenin önüne geçersiniz.

zayiflama-yontemleri-saglikli-atistirmaliklar
zayiflama-yontemleri-saglikli-atistirmaliklar

Şekeri azaltın: Şekeri azaltın, mümkünse şekeri içeceklerinizden çıkartın. Şeker bir karbonhidrattır. Ekmekte, börekte, sebzede, meyvede yediğimiz her şeyde şeker zaten bulunur. Bari biz hamurişi, rafine şeker gibi fazla olan zararlı şekeri mümkün olduğunca yemeyelim. Zaten damak tadınız zamanla az şekerliye ve şekersize alışacağından yemek yeme keyfini o zaman yaşayacaksınız.

Rafine edilmiş karbonhidratı azaltın: Paketli gıdalar rafine edilmiş karbonhidratlara girer. Doğal gıdalarla beslenin.

Zayıflatan alışkanlıklar ve sağlıklı zayıflamanın yolları

Dengeli bir beslenme biçimi uygulayın: Genelde yapılan yanlış diyeti aç kalmak olarak anlamaktır. Diyet aç kalmak değil belirli bir disiplin çerçevesinden yeme düzeninizi belirlemektir. Dengeli ve sağlıklı beslenerek çok rahat kilo verebilirsiniz. Sevdiğiniz şeyleri haftada bir kere tüketmenizde sakınca yok. Yeter ki iradenize sahip çıkın.

zayiflama-yontemleri-ac-kalmadan-dengeli-beslenme
zayiflama-yontemleri-ac-kalmadan-dengeli-beslenme

Sık aralıklı tüketin: Karatay diyeti gibi beslenme türlerinde günde 2 öğün tavsiye edilir. En sağlıklı olan budur. Ama genç yaştaki kişilerin enerji ihtiyacı ve hareket miktarı daha fazla olduğundan daha fazla öğüne ihtiyaç duyabilir. Başlangıç olarak hedefinizi kilo vermek olarak belirlediyseniz hangi tür diyetle rahat ediyorsanız onu yapın. Sık aralıklı tüketmek de size kilo verdirecek bir yöntem olacaktır.

Aldığınız kaloriyi bilin: Etiket okuma, kalori araştırma alışkanlığı edinin. Yağlı ve yağsız bir besinin 100 gr’ındaki besin değerlerini bilin. Böylece size ikram edilen “küçük atıştırmalıklara” nasıl bakacağınızı bilirsiniz. Takıntıya kaçmadan edinilen kalori bilme alışkanlığı kilo vermenize çok yardımcı olur.

Tabak boyunu küçültün: Gözümüz doymadan midemiz asla doymaz. Büyük tabaklarla servis edilen yemekler gözümüze az gelebilir. Küçük tabaklar önce gözümüze hitap eder hem de porsiyon kontrolü sağlar.

zayiflama-yontemleri-buyuk-kucuk-tabak
zayiflama-yontemleri-buyuk-kucuk-tabak

Yavaş yiyin: Hızlı yemek siz daha doyma hissini yaşamadan yemeklerinizin bitmesine neden olur. Yavaş yerseniz beyninizin “doydum” sinyaline aynı anda ulaşırsınız. Unutmayın doyma sinyali yemekten yaklaşık 20 dk sonra ulaşır.

zayiflama-yontemleri-yavas-yemek
zayiflama-yontemleri-yavas-yemek

Yeterli uyku uyuduğunuzdan emin olun: Uyku vücudun hormonlarını düzenleyen bir dinleme sürecidir. Az ya da çok uyumak vücut ayarınızı bozacağından kilo vermenizi zorlaştıracaktır. Muhakkak düzenli ve yeterli uyku uyumaya özen gösterin.

Yemekten sonra dişlerinizi fırçalayın: Diş macunu tadı çoğu kişinin bir şey yemek ve içmek isteğini azaltır. Eğer sizde de böyle oluyorsa yemekten sonra dişlerinizi fırçalayarak bu yöntemden yararlanabilirsiniz.

Egzersiz yapın: Egzersiz yapmadan sağlıklı bir zayıflama düşünülemez. Muhakkak her gün en az yarım saat ideali 1 saat yürüyüş yapmanızdır. Yürüyüş yaparak ne kadar hızlı kilo verdiğinize inanamayacaksınız. Çünkü yürüyüş sonrasında da metabolizma hızlandırdığından yürüyüş bitse bile kilo vermenizi sağlar. Ayrıca kas oluşumunu da sağlar ve vücut sarkmalarının önlenmesine yardımcı olur.

Ne yediğinize dikkat ederek yiyin: Her ikram edileni yemeyin. “Bunun için ne var ve kaç kalori?” diye sorgulayın. Hamurişi, pilav, makarna gibi karbonhidratları bir kereden bir şey olmaz diye tüketirseniz yerinizde saymaya devam edersiniz. Bilinçli bir tüketici olun.

Kendinize karşı dürüst olun: 20 kiloyu 2 ayda vermem lazım diye ulaşılması güç hedefler koymayın. Zaten bunu yapamayacaksınız, üstüne de moraliniz bozulacak ve daha fazla kilo alacaksınız. Ayda 2-3 kilo vererek zayıflamak gayet idealdir. Unutmayın yavaş ve istikrarlı zayıflamak kalıcı olandır. Gerçekçi hedefler koymak büyük kiloları verirken can sıkıcı olabilir ama verdikten sonra iyi ki yavaş verdim diyeceksiniz. Zayıflatan diyetler gibi şok diyetleri uygulamayın.

zayiflama-yontemleri-durust-olmak
zayiflama-yontemleri-durust-olmak

Bunu bir yaşam tarzı haline getirin: Sağlıklı beslenmeyi ve yürüyüşü bir hayat tarzı haline getirin. Bu sayede daima kilonuz sağlıklı olan şekilde sabit kalacaktır. Hep aç kalacağınızı düşünmeyin. Normal kilonuza sağlıklı inerseniz zaten mideniz küçülecek ve canınızın istediği porsiyon miktarı da azalacaktır. Hayattaki hamilelik gibi zor dönemlerde aldığınız kiloları da bu yaşam tarzıyla hiç yorulmadan verebilirsiniz.

zayiflama-yontemleri-kilo-vermek-istiyorum
zayiflama-yontemleri-kilo-vermek-istiyorum

Zayıflamak istiyorum diyenlere özel hazırladığımız bu yazıdaki uyguladığınız takdirde size fayda sağlayacağına gönülden inanıyoruz.

Kilo Almanın Yolları

İnternette en çok zayıflamanın yolları ve çareleri araştırılır ama farkında olmadığımız koca bir kitle mevcut: Kilo almak isteyenler. Toplumuzda o kadar çok zayıflıktan şikayet eden ve kilo almak isteyen kişi var ki bunları görmezden gelemedik. Tam da “kilo alamıyorum” diyen kişilere hitap eden, kilo almanın yolları hakkında bir rehber hazırlayalım istedik. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Bu rehber sayesinde evde kendi imkanlarınızla bodoslama değil teknik uygulayarak olarak kilo alabilirsiniz. Kilo vermek nasıl bir disiplin ve irade gerektiriyorsa, kilo almak da öyle disiplin ve irade gerektiriyor. İkisinin hiçbir farkı yoktur.

Kilo alma yollarına başlamadan önce çok önemli bir konuya değineceğiz: Gerçekten zayıf mısınız? Bazı kişiler normal ve ideal kilosunda olduğu halde bunu takıntı yaptığı için kendini aşırı zayıf görürler (tıpkı zayıfların kendini kilolu görme takıntıları gibi). Özellikle bayanlar için hamilelik gibi birçok sürece girildiğinden otomatik olarak kilo alımları gerçekleşecektir. Bu nedenle ilk olarak gerçekten kilolu olup olmadığınıza karar verin. Aşağıda verilen vücut kitle indeksi hesaplama linki ile kilonuzun gerçekten az olup olmadığına karar verebilirsiniz.

Vücut kitle indeksi hesaplama blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

kilo-almanin-yollari-kilo-aldiran-besinler
kilo-almanin-yollari-kilo-aldiran-besinler

Nasıl Kilo Alınır?

Kilo almanın da azim ve irade işi olduğunu söyledik. Çünkü zayıflarken insan sürekli bir şey yeme ihtiyacını bastırıp kilo verir. Siz de sürekli yememe ihtiyacınızı bastırarak ve erteleyerek kilo alamazsınız. Kilo almak istiyorum diyen kişilerin kilo almaktan anladığı genelde yağlı, şekerli gıdaları çok yersem hemen kilo alırım düşüncesidir. Yağlı ve kalorili beslenmek elbette kilo aldırır ama zaten kilo alamayan kişilerin metabolizması hızlı olduğu için bu beslenme düzenini bıraktığı an tekrar aynı kilosuna dönecektir. Yapmanız gereken düzenli bir şekilde sürekli olarak fazla kalorili beslenmektir.

Fazla kalorili beslenmek denen şeyin en önemli adımı da sağlıklı kalorileri yemektir. Besin değeri olmayan cips, hamur işi gibi gıdalarla hep beslenirseniz kilo alsanız da ilerde sağlık problemleri yaşarsanız. Zayıf olup da birçok kilolu insanın yaşadığı problemleri yaşayan kişiler mevcuttur. Örneğin; kalitesiz zararlı yağlarla beslenen kişiler zayıf olsa bile kalp-damar tıkanıklığı sorunu yaşayabilir. Ya da birçok kişi zayıf olsa bile şekerli beslenme yüzünden şeker hastalığı sorunu yaşar. Toplumumuzda “sen zayıfsın, ye” diye her şey yedirilen zayıf kesim sağlığına muhakkak dikkat etmelidir. Sorun sadece kilolu olmak değildir. Sağlıksız beslenmek asıl sorundur.

Nasıl kilo alırım diyenler için biz sağlıklı kilo aldıran yiyecekleri sizlerle paylaşacağız. Kilo alma programı oluşturabilmeniz için size fikirler vereceğiz. Kendi kilo alma yönteminizi oluşturup sağlıklı kilo alımı gerçekleştirebilirsiniz.

Kilo Aldırıcı Yiyecekler, İçecekler

Birazdan sıralayacağımız besinler de göreceksiniz ki her telden besin türünün yenmesi size önerilmektedir. Çünkü kilo almak için sadece yağlı beslenilmemelidir. Vücudun yapıtaşı protein, yağ ve karbonhidratlar oluşur. Bu nedenle bu üç bileşeni de düzenli olarak yeterli miktarda almalısınız. Aşağıda sıralanan tam tahıllı ekmek, yoğurt gibi besinler karbonhidrat ihtiyacınızı sağlıklı şekilde karşılarken, zeytinyağı, avokado, tereyağ, hindistan cevizi gibi besinler de yağ ihtiyacınızı sağlıklı şekilde karşılar. Kuruyemişler, yumurta, peynir, balık gibi gıdalarda protein ihtiyacınızı destekler. Yani kilo aldıran yiyeceklerin sağlıklı olanını seçmeye çalışın. Aşağıda sıraladığımız besinlerden bütçenize göre olanları muhakkak beslenme programınıza ekleyin. Biz size rastgele kilo almaktan ziyade sağlıklı kilo alma yolunu öneriyoruz. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

  • Avokado
  • Fındık
  • Kuruyemiş karışımları ve granola
  • Protein barları
  • Kurutulmuş meyveler
  • Çikolata
  • Tam tahıllı ekmekler, makarnalar
  • Evde yapılmış meyve suları
  • Smoothiler
  • Kendi hazırladığınız meyveli yoğurtlar (tam yağlı)
  • Hindistan cevizi ve yağı
  • Ekstra zeytinyağlı ve tereyağlı gıdalar
  • Yağlı Balıklar
  • Yumurta (Sarısı ve beyazıyla)
  • Peynirler
  • Et
kilo-almanin-yollari-kilo-almanin-puf-noktalari
kilo-almanin-yollari-kilo-almanin-puf-noktalari

Hızlı Kilo Alma, Çok Yiyorum Kilo Alamıyorum

Hızlı kilo almak denen şeyin hızlı kilo vermekten bir farkı olmamaktadır. Hızlı kilo verenler genelde hemen verdikleri kiloları geri alırlar. Çünkü vücut kiloyu yavaş yavaş alıyorsa, vermek de bir süreç gerektirir. Eğer siz hızlı kilo almak istiyorum diyorsanız bu yanlıştır, bunu yavaş yavaş yapmalısınız. Hızlı kilo almaya çalışırsanız, mideniz kapasitesini zoraki geçici olarak genişlettiğinden bıraktığınız an hemen eski küçük haline dönmek isteyecektir. Aynı zamanda eğer çok yiyorum kilo alamıyorum diyorsanız metabolizmanız hızlı olduğundandır. Normal yediğinizden ekstra daha da fazla yemek sizi bıktıracak ve bir süre mola vermek isteyeceksiniz. Yine aldığınız kiloları hemen vereceksiniz. Yukarıdaki başlıkta belirttiğimiz gibi düzen ve istikrar çok önemlidir. Bu bir yaşam tarzı haline gelmelidir.

Matematiksel olarak eğer aldığınız kiloları vermek istemiyorsanız, o an yaktığınızdan hep fazla yemek zorundasınız. Siz mola verdiğiniz an bu ölçünün altına düşeceğinizden kilolar direk gitmeye başlayacak. Bu durum aynı kilo vermek isteyenlerin tersi gibidir.

kilo-almanin-yollari-cok-yiyorum-kilo-alamiyorum
kilo-almanin-yollari-cok-yiyorum-kilo-alamiyorum

Sağlıklı Kilo Alma

Kilo almak için ne yapmalıyım sorusunu soruyorsanız biz buna cevap olarak sağlıklı kilo alın deriz. Peki bu sağlıklı kilo almak tam olarak nedir? Yukarıda “Kilo Aldırıcı Yiyecekler, İçecekler” başlığından size sağlıklı şekilde kilo aldıran gıdalardan ve olayın ana fikrinden bahsettik. Sağlıklı kilo almada ilk kural yediklerinizin sağlıklı gıdalardan seçilmesidir.

Kilo almak için sağlıklı besleniyorum ama vücudumda da güzel olsun diyorsanız bunun ilk şartı spordur. Evet spor yediklerimi yakar diyor olabilirsiniz. Ama spor salonunun camlarına dikkat ettiyseniz verdikleri hizmetler arasında “kilo almak” da vardır. Demek ki sporla kilo almanın bir alakası var. Yediklerinizi kaliteli kaslara dönüştürerek fit bir kilo alımı gerçekleştirirsiniz. Bizce eğer kilo almayı kendiniz başarabiliyorsanız spor salonuna gitmeden bu işi evde yapabilirsiniz.

İnternette bulunan birçok fitness videosu ve kaynak evde spor yapmanıza yardımcı olur. Ayrıca tüm sporların atası yürüyüştür. Zaten spor salonuna yazıldıktan kısa süre bırakacağınız ve ömür boyu spor salonuna gidemeyeceğiniz için bizce en iyisi kendi imkanlarınızla spor yapmanızdır. Bunun ilki yürüyüştür. Yürüyüş her şeye faydalıdır. Tüm kas gruplarınızı çalıştırır. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Kilo almanın yolları erkekler için de aynıdır. Onların kilo alırken kaslarını da kuvvetlendirmesine daha çok dikkat etmesi gerekir. Muhakkak kas kütlenizi kilo alırken artırın. Bu nedenle hem hanımlar hem de erkekler protein ağırlıklı gıdaları da beslenme programına eklemelidir.

kilo-almanin-yollari-saglikli-kilo-alma
kilo-almanin-yollari-saglikli-kilo-alma

Kilo Alma Diyeti – Kilo Alma Programı

Kilo vermek nasıl bir süreç ise kilo almak da zaman alan bir süreçtir. Bu nedenle daima sabırlı olmalısınız. Diyetin kelime anlamı TDK sözlüğünde “Sağlığı korumak veya düzeltmek amacıyla uygulanan beslenme düzeni” olarak geçen bizim istediğimiz anlamda. Yani kilo alma diyetiyle kilo alma programı aynı şeyi ifade etmektedir. Belirli düzende belirli bir amaca doğru ilerlemektir. Sürekli listeler aramak ve ansızın çok yemek yerine doğru zamanda doğru besinleri yemeye odaklanırsanız zamanla kilo alırsınız.

Kilo almanın matematiksel olarak karşılığı kalorileri artırmaktan geçer. Kalorili ama sağlıklı yiyeceklerle sağlıklı bir şekilde kilo alma hayalinizi gerçekleştirirsiniz. Amacınız sadece yağ kazanımı değil kas kazanmak da olmalıdır. Vücut da ikisi de bulunmalıdır. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Kilo almanın yolları, püf noktaları:

  • Salatalarınıza zeytinyağını bol katın.
  • Az yağlı süt ürünleri yerine tam yağlı süt ürünlerini tercih edin.
  • Kırmızı eti de beslenmenize ekleyin.
  • Sebzeyi de bolca yiyin.
  • 3 öğünde yediğiniz miktarı artırmaktan ziyade öğün sayısını da artırarak tüketmek kilo almak için daha kolay olabilir. Her 3-4 saatte bir yemek en tercih edilebilir aralıktır.
  • Sağlıklı kilo almak için fast food yemeyin. Arada bir tadına bakın.
  • Tatlı tabağınıza daha fazla şey koyun.
  • Kahvaltıda tam tahıllı kahvaltılık gevrekleri, tereyağını, kızarmış ekmek ve fıstık ezmesini de tüketin.
  • Kas kütlenizi artırmak için yumurta, et, balık, tavuk, kurubaklagil gibi gıdaları da tüketin.
  • Birçok hayati vücut fonksiyonu için yağlar gereklidir. Tereyağı, zeytinyağı, fındık, keten tohumu yağı, avokado yağı gibi yağlar iyi yağlar olarak kabul edilir. Sağlıklı yağlar omega-3 ve omega-6 kaynağıdır.
  • Uyku da kilo alma sürecinizde çok etkilidir. Sağlıklı bir vücut için ortalama 8 saat uyumalısınız. Bu vücudunuzun düzgün şekilde çalışmasını sağlayacaktır. Spor sonrası da vücudunuz uyku sayesinde daha iyi kas inşası yapar.
kilo-almanin-yollari-besinler
kilo-almanin-yollari-besinler

En Çok Ne Kilo Aldırır?

Ekmek, pirinç, kuruyemiş, tahıl, kurutulmuş meyveler hızlıca kilo almanıza yardımcı olur. Yarım kilo almak için günlük 250 kcal daha fazla yemelisiniz. Ve gördüğünüz gibi bir kere değil her gün 250 kcal fazla yerseniz eğer yarım kilo alırsınız. Yani düzenli ve istikrarlı şekilde ilerlemek çok önemlidir.

Bunları tek başınıza yapamayacağınızı ve disiplinli olamayacağınızı düşünüyorsanız, diyetisyene başvurmanızı öneririz. Sistematik sizin ihtiyacınıza özel diyet planları ile istediğiniz kiloya ulaşmada size yardımcı olacaktır.

Tüm bu beslenmenin yanında spor da kas kütlesi inşası ve vücut direncimin artması için gereklidir. Muhakkak her gün en az yarım saat yürüyüş yapın.

Kilo Almak, Kilo Vermek Kadar Zordur

kilo-almanin-yollari-kilo-almak-daha-zor
kilo-almanin-yollari-kilo-almak-daha-zor

Gerçekçi olmayan hedefler koyarsanız, onlara ulaşırken çabuk yorulursunuz. Kilo almak kilo vermek kadar zordur. Adım adım planlı ve iradeli şekilde ilerlemelisiniz. Sizin bedeniniz herkesten farklı ve size özel. Onu zamanla tanıyacaksınız. Kiloları birden almak da sağlıksızdır. Azar azar almak vücudu da alıştırarak sağlık kilo almayı sağlar. Pes etmeyin, sabırlı ve sağlam kararlılıkla ilerleyin.

Sınav Öncesi Beslenme İpuçları

0

Sağlıklı beslenme hayatımızın her anında önemli olduğu gibi etkili ve başarılı bir sınav performansı için de büyük önem taşıyor. Bunun temeli de yeterli ve dengeli beslenmeye dayanıyor. Burada da 4 yapraklı yonca devreye giriyor. Yoncanın her bir yaprağı yeterli ve dengeli beslenmenin temelini oluşturan besin grubunu temsil eder. Bunlar et –yumurta-kurubaklagil, süt ve süt grubu, ekmek-tahıl grubu ve meyve-sebze grubundan oluşur. Gerek kahvaltı gerekse diğer öğünlerde, tabağımızda bu 4 besin grubunu da bulundurduğumuz takdirde sınav öncesi  kilo alıp verme, yoğun stres, mide bulantısı, kramplar ve baş dönmesi gibi sağlık sorunlarının önüne geçebiliriz. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

4-yaprakli-yonca

Kahvaltılar doyurucu ve sağlıklı olmalı

Sınav öncesi beslenmede altın kural kahvaltıdır. Kahvaltı atlanmamalı ve geç saate de bırakılmamalıdır. Kahvaltıda yine 4 temel besin grubundan olmalı bunun yanında yararlı yağlar dediğimiz ceviz, fındık, badem gibi yağlar da tercih edilmedir. Kahvaltı ve öğle yemeği arasında da mutlaka bir ara öğün olmalıdır. Bu dönemde de yine “3 ana” ve “3 veya 4 ara” öğün yapılmalıdır.

Sınava yakın günlerde mutlaka balık tüketilmeli balığın yanında bol yeşillik de ihmal edilmemelidir. Balık içerdiği omega-3 ile hafızayı güçlendirir ve başarı performansını artırır.

sınav-kahvaltısı

Son akşam yemeği her zamanki gibi olmalı

Sınavdan önceki son akşam yemeği veya sınav günü yapılan kahvaltıda aşırı titiz davranan aile ve öğrenciler mevcuttur. Bu sadece gereksiz bir stres ve kaygıya sebep olur. Normalde nasıl besleniliyorsa son yemekte de ona devam edilmelidir. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Özellikle sınavdan önceki son gün mideyi rahatsız edecek kola gibi asitli içecekler, lahana, kurubaklagiller gibi gaz yapan besinlerden kaçınılmalıdır. Bunun yanında dışarda yemek yemek yerine evde yemek tercih edilmelidir. Ayrıca daha önce tadına bile bakılmayan hiç denenmeyen besinlerden de bu dönemde sakınılmalıdır.

Son akşam kafein tüketimine dikkat edilmeli

Son olarak, özellikle son akşam aralıksız ve rahat bir uyku için kahve, çay gibi kafein içeren içecekler yerine papatya, adaçayı ,gibi daha hafif ve yatıştırıcı bitki çayları tercih edilmelidir.

Herkesin çalışmasının karşılığını almasını umuyor ve sınava girecek bütün öğrencilere başarılar diliyorum!

blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Yaz Aylarında Sağlıklı Beslenme

Havaların ısınması ile yaz mevsiminin etkisinin giderek arttığı şu günlerde, gerek beslenme gerek su gerekse hareket konusunda sağlığımız için dikkat etmemiz gereken çok husus var. Bunlardan elbette en önemlisi sudur. Fazla terleme ile vücudumuzda çok fazla su kaybı meydana gelmektedir. Bu da halsizlik, baş dönmesi, tansiyon dengesizliği ve yorgunluk yapabilir. Bununla beraber vücudumuzun sıvı elektrolit dengesinin bozulmaması için mutlaka su tüketiminin artırılması gerekir. İçtiğimiz çay, kahve, meyve suyu veya diğer içecekler su ihtiyacımızı karşılamaz. Özellikle günlük su tüketimimiz yazın en az 2 litre olmalıdır. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

yazın-su-tuketimi

Yazın Yemek Çeşitleri ve Saatleri Nasıl Olmalıdır?

Beslenme konusuna gelecek olursam, aşırı yağlı, şekerli, tuzlu ve kızarmış besinlerden uzak durulması gerekir. Şekerli ve ağır tatlılar, içerdiği glisemik indeksin yüksekliğine bağlı olarak kan şekerinde ani yükselme ve düşüş yaratır. Bu tatlılar yerine sütlü tatlılar tercih edilmesi sağlığımız için daha faydalı olacaktır. Akşam yemekleri çok geç saatte yenmemeli, akşam tercih edilen yemekler daha hafif olmalıdır. Geç saatte yenen ve özellikle ağır yemekler, gece uyurken salgılanan uyku ve büyüme hormonları gibi iki önemli hormonun salgılanmasında dengesizlikler yaratabilir.

meyve-kilo

Yazın Meyve Tüketiminde Bunlara Dikkat Edin!

Yazın artan özellikle meyve çeşitliliğinden de yararlanmamız gerekiyor. İçerdiği antioksidanlar ve özellikle A, C, E vitaminleri bunun yanında potasyum ,folik asit ve diyet posası birçok hastalık riskini ortadan kaldırır. Meyveyle beraber süt ürünü tüketmemiz meyvedeki glisemik indeks dediğimiz kan şekerinin yükselme hızını da düşürecektir. Kan şekerinden bahsetmişken; gi (glisemik indeks) 55 in altında ise düşük ,55-70 arasında orta ve 70 üstü ise yüksektir. Buna göre yazın bol bol tükettiğimiz karpuzda gi değeri 72-76 arasındadır, bu da bize yüksek olduğunu gösterir. Bunun yanında kavun, muz, ananas gibi meyveler orta değerde ve kivi, elma, armut gibi meyveler de düşük gi grubundadır. Özellikle meyve tüketirken bu özelliklerin göz önüne alınarak porsiyon kontrolünün sağlanması daha yararlı olacaktır.

dondurma kilo aldırır mı

Dondurmanızı Kendiniz Yapın

Hemen hemen hepimizin yazın vazgeçemediği bir diğer besin ise dondurma. İlk olarak kalorisine bakacak olursak bir porsiyon yani 2 top sade dondurma yaklaşık 150 kalori içerir. Aslında bana kalırsa evde yapılan dondurmalar daha sağlıklı, hijyenik ve düşük kalorilidir. Sevdiğimiz meyvelerden süt veya yoğurt yardımıyla yaz sıcağında serinleten dondurmalar yapabiliriz. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

İlginizi Çekebilir: Vücut Kitle İndeksi Hesaplama

Bunlar dışında egzersize mutlaka önem gösterilmeli, WHO (Dünya Sağlık Örgütü) verilerine göre haftada en az 150 dakika yürüyüş sağlanmalıdır. Fakat bu süre metabolizma, cinsiyet, yaş gibi etmenlere bağlı olarak artıp azalabilir. Fransa, Almanya gibi birçok Avrupa ülkesinde uzmanların yaptığı çeşitli araştırmalar sonucu yürüyüşün ömrü uzattığı kanıtlanmıştır. Bize düşen de bu sonuçları dikkate alarak sağlığımıza daha fazla özen göstermektir. Unutmayın dünyaya sadece bir kere geliyoruz ve yine unutmayın dünyada sizden sadece bir tane var. Sağlıklı ve uzun bir hayat için bedenlerimize iyi bakmak zorundayız!

Herkese sevdikleriyle beraber, sağlıklı ve keyifli bir yaz diliyorum!

Kahveyi Nasıl Tüketmeliyiz?

0

“Bir fincan kahvenin kırk yıl hatrı vardır.” cümlesini bilmeyen yoktur herhalde. Belki de sırf bu yüzden , kahvenin bu hatrı için de seviyor birçoğumuz .İtiraf edeyim ki ben de bir kahvekolik olarak ,mutlaka her gün bir fincan kahve içerim. Alışkanlık mı içindeki kafeine bağlılık mı bilemem ama umarım alışkanlıktır(!). blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Yine kahve deyince akla kafein, ya da kafein denince akla kahve gelir. 1 fincan türk kahvesi yaklaşık 57 miligram kafein içerir. Bunun yanında kahve kafein dışında yaklaşık 400 farklı kimyasal madde ,eser miktarlarda antioksidan ve niasin içerir. Günde en fazla 2 fincan kahve içilmesi gerektiğini unutmayalım fakat her şey dozunda iyi, kahvekolik olsanız bile günde 1 fincan ideal!

kahvekolik

Kalorisinden ve kilo aldırmasından korkmayın. Çünkü içine şeker, krema, süt gibi kalorisi olan besinleri eklemediğiniz sürece sade kahvenin kalorisi yok!

Bilinçli tükettiğimiz takdirde kahve stres, inme, kalp hastalıkları gibi hastalıklardan korur ve bunun yanında tokluk hissi de yaratır. Ayrıca kahvenin metabolizmayı hızlandırıcı ve uyarıcı etkisi de vardır ki bu da içerdiği kafeinden kaynaklanmaktadır. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Bunun yanında kahvenin mutlaka sınırlandırılması gereken durumlar var; hipertansiyon, gebelik, çarpıntı, panikatak ve reflü gibi.

kahve kilo aldırır mı

Son olarak kahvenin idrar söktürücü özelliğine değinmek istiyorum. Bu etkisinden dolayı kahvenin su kaybına sebep olmaması için beraberinde mutlaka su tüketilmelidir. Kahve ile birlikte içilen su, kahvede bulunan ve böbrek taşına neden olan okzalatın atılmasına yardımcı olur.

Tükettiğiniz kahvenin kırk ve daha fazla yıl hatrı olması dileğiyle, afiyet olsun !

blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Vücut Kitle İndeksi Hesaplama

Eğer kilo vermek istiyorsanız bilmeniz gereken bazı terimler vardır. Vücut kitle indeksi yani diğer bir adıyla Beden kitle indeksi ( BKİBKI ) kilo vermek isteyen kişilerin muhakkak duyduğu bir terimdir. Beden kitle indeksi ve vücut kitle indeksi aynı şeyi ifade eder. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Vücut kitle indeksi hesaplama aracı

BKİ Hesaplama Aracı

Beden kitle indeksinizi kolayca hesaplamak için aşağıdaki aracı kullanabilirsiniz. Eğer ben bu formülü hep aklımda tutmak isterim derseniz, yazının ilerleyen kısmında formül verilecektir ve çok kolaydır. Siz de kendiniz her an vücut kitle indeksinizi hesaplayabilirsiniz.

Vücut Kitle İndeksi Hesaplama Aracı

Boyunuz: Cm
Kilonuz: Kg
Yaşınız:
Cinsiyetiniz:
 
İdeal Kilonuz: Kg
İdeal Kilo İçin Fark: Kg
BKİ:
BKİ Aralığı:
Kilo verme ipuçları için sağlıklı beslenme.

Vücut kitle indeksi ne demek?

Vücut kitle indeksi, bir kişinin kilosunun boyuna göre ölçülmesini ifade eder. Yani boyunuz ve kilonuzun orantılı olduğunu ifade eden bir ölçümdür. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Vücudunuzda yağ miktarı artıyorsa vücut kitle indeksi de artar. Yani vücut kitle indeksi seviyeniz fazlaysa vücudunuzda fazla yağ vardır ve kilo vermeniz gerekiyor demektir.

Vücut kitle indeksi vücuttaki yağı da gösteren bir birim hesaplama olduğu için sağlık riskini de belirlemeye yardımcı olur. Bu nedenle beden kitle indeksi (BKI), kilolu ve obez olan kişileri taramak için sağlık kurumlarında kullanılmaktadır. Bu kişilerin sağlık riskini değerlendirirken önemli bir faktör ve belirleme aracıdır.

BKI Beden kitle indeksi değerleri?

Vücut kitle indeksi veya diğer adıyla beden kitle indeksi (BKI) Dünya Sağlık Örgütü (WHO)’nün belirlediği sınırlara göre BKI sınırları aşağıdaki gibidir:

18.5 altı            : Düşük Kilolu
18.5-24.9 arası : Sağlıklı Kilo
25-29.9 arası     : Aşırı Kilolu
30 ve üstü         : Obez blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

vucut-kitle-indeksi-degerleri
vucut-kitle-indeksi-degerleri

Bu değerler yaşa göre değişmektedir. 40 yaşındaki birinin metabolizma hızıyla 20 yaşında birinin metabolizma hızı aynı değildir. Bu nedenle izin verilen BKI değeri de yaş ilerledikçe yükselir. Aşağıdaki tabloda yaşa göre değişen beden kitle indeksi değerlerini inceleyebilirsiniz. Böylece herkes gibi tek kalıba girmeye çalışan biri değil, vücudunuzu tanımış biri olarak sizin için olması gereken kilonuzu korumaya çalışırsınız.

Beden kitle indeksi her ne kadar kilo kontrolünün en iyi ölçülerinden biri olsa da vücut kompozisyonu hakkında başarılı değildir. Çünkü çok yağlı birisinin beden kütle indeksi ile, kaslı birininki aynı çıkabilir. Ama bu yağlı birinin sağlıklı olduğunu göstermez, kaslı kişinin de sağlıksız olduğunu belirlemez.

Bu nedenle BKI değeri genel olarak doğru sonuçlar vermekle beraber kişiye özel durumlarda yanılma payı da olabilir. Eğer kendinizde kemik, kas veya yağ yoğunluğu açısından farklı şekilde şüpheleniyorsanız, doktorunuz vücudunuz için birebir ölçüm yapsın.

Beden kitle indeksi hesaplama (BKİ Hesaplama)

Vücut kitle indeksi hesaplama

BKI değeri çok kolay bir şekilde hesaplanır. Size yazımızda hem her yerde manuel şekilde yapabilmeniz için hesaplama yönetimi anlatacağız hem de şimdi otomatik olarak hesaplayacağınız aracı paylaşacağız. Önerimiz nasıl hesaplandığını da aklınızda tutarak kilo seviyenizi ara ara kolayca kontrol etmenizdir.

boy-kilo-endeksi
boy-kilo-endeksi

BKI hesaplaması için 2 adet veriye ihtiyaç vardır: Boyunuz ve güncel kilonuz. Boyunuzu ve kilonuzu ölçtükten sonra bir sonraki resimde paylaşılan şekilde kolayca hesaplayabilirsiniz. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

BKİ Tablosu (Beden Kitle İndeksi Tablosu)

Aşağıda verilen tabloda BKİ hesaplama formülü anlatılmaktadır. Aşağıdaki verilen değerlerden de olması gereken beden kütle indeksi değerlerini inceleyebilirsiniz.

vucut-kitle-indeksi-bki-degerleri
vucut-kitle-indeksi-bki-degerleri

BKI tablosu ve değerleri gelişmekte olan çocuklar, gençler ve gebeler için farklı sonuçlar çıkarabileceğinden dikkatle değerlendirmelidir. Çünkü onların vücudu normal bireylerden farklıdır.

Tabloyu yorumlamakta zorlanan kişiler için aşağıda örnek BKİ hesaplama sorusu bir kişi üzerinden cevaplanmıştır. Siz de kendi BKİ değeri hesaplamayı kolayca yapabilirsiniz. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Örnek BKI Hesaplama Sorusu

160 cm boyunda ve 56 kg ağırlığında 25 yaşında bir bayanın beden kütle indeksi nedir?

                 56
BKI = ———— = 21,9
’dur.
             1.6×1.6
Yaşına göre sağlıklı BKI aralığı 20-25 arasıdır. Bu kişi gayet sağlıklıdır.

Yaşa Göre BKİ Değerleri Nelerdir?

Yazımızın başında yaş ilerledikçe BKİ’nin değişebildiğinden bahsetmiştik. Bununla ilgili yaşa göre BKİ değerleri tablosu paylaşarak kendiniz için en uygun değeri bulmanıza yardımcı olmak istedik.

yasa-gore-bki-beden-kitle-indeksi
yasa-gore-bki-beden-kitle-indeksi

Tabloda görüldüğü gibi yaşa göre beden kütle indeksi değer aralığı ilerlemektedir. Bunun nedeni metabolizma hızı, hareket seviyesi ve vücudun yaş ilerledikçe değişmesidir.

Yüksek vücut kitle indeksinin getirdiği problemler nelerdir?

Beden kütle indeksi yani vücut kitle indeksi sağlık problemi yaşayan kişilerin risklerini belirlemeye yardımcı olduğundan bahsetmiştik. Peki bu riskler nelerdir?

  • Yüksek kolesterol ve lipit bozuklukları
  • Tip-2 diyabet
  • Kalp hastalıkları
  • Ani felç
  • Yüksek tansiyon
  • Farklı kanser türleri
  • Safra kesesi rahatsızlığı
  • Horlama ve uyku apnesi
  • Prematüre ölüm
  • Osteoartrit ve eklem hastalıkları

Tüm bu hastalıkların ve çoğu hastalığın sebebi BKI’nin yüksek olması değil kilonun yüksek olmasıdır. BKI zaten kiloya bağlı bir değerdir. Kilo ise sağlıklı besinlerle yükselmez. Sağlıksız, yağlı ve katkı maddeli hazır gıdalar aşırı tüketildiği için yükselir. Yani tüm hastalıkların başı hareket etmemek ve sağlıksız beslenmektir. Ne yazık ki insanlar kilo verdikten sonra bile sağlıksız beslenmeye devam ediyor. Bu nedenle çoğu sorun çözülse de beslenmeye dayalı problemler devam ediyor. Muhakkak bu konuda hakkında detaylı düşünülmeli ve sağlıklı bir yaşam tarzını rahat bir yaşlılık için benimsemeliyiz.

Ayrıca bu riskler belirlenirken kişinin sigara içip içmeme, cinsiyet, yaş, menopoz durumu vb. gibi diğer durumları da değerlendirilir:

BKİ Persentil ne demek?

Yukarıda verdiğimiz değerlerin çocuklar için kullanılmaması gerektiğini anlatmıştık. Çocukların gelişiminin takibi ise BKİ Persentil yani Çocuk Beden Kitle İndeksiyle incelenir. Persentil büyüme eğrisi demektir. Çocuklara özel bki büyüme eğiriyle bebeklerin, çocukların gelişimleri incelenir.

Aşağıda kız ve erkek çocukları için BKİ persentil tablosu verilmiştir. İnceleyerek kolayca bilgi sahibi olabilirsiniz. Ama en iyisi bu konuda çocuk doktorunun takip etmesidir. Biz sadece çocuğumuzun obez olmasına karşılık genel olarak takip edip, bilinçli anne-baba olmaya çalışalım.

bki-cocuk-presentil
bki-cocuk-presentil

Verilen tablo nasıl değerlendirilmelidir?

1 . eğri (p): Gelişimi çok çok kötüdür mutlaka aile ve doktor tarafından araştırılmalıdır.
1-3. eğri (p): Gelişimi çok kötüdür mutlaka aile ve doktor tarafından araştırılmalıdır.
3-15. eğri (p): Gelişimi hafif kötüdür araştırılabilir.
15-97. eğri (p): Gelişimleri normal kabul edilir.
97-100. eğri (p): Gelişimi fazla iyidir mutlaka araştırılmalıdır.

BKİ hayatımızı nasıl düzenlemelidir? Beden Kitle İndeksi ne işe yarar?

Vücut kitle indeksi veya diğer adıyla beden kitle endeksi bizim sağlıklı bir kiloda olup olmadığımız takip etmenin ölçüsüdür. Dolayısıyla muhakkak arada kilomuza göre ölçmemiz gereken bir birimdir. İnsan kendinin de doktoru olmalıdır. Bu nedenle bu bilgiler çevremizin ve kendi doktorumuz olma da en önemli yardımcılarımızdır.

Hamileler İçin 15 Beslenme Önerisi

Anne adayları bir bebeğe sahip olacağı andan itibaren yavrusunu en iyi şekilde koruma iç güdüsüne sahip olur. Bu süreçte gebe bir anne adayının ilk koruması yediği besinlere dikkat etmesi olacaktır. Çünkü yediğimiz her şey bebeğimizi beslemekte ve doğduktan sonra onun sağlıklı bir birey olarak yaşamasının temellerini atmaktadır. Biz de bir mucizenin sağlıklı şekilde büyümesine yardımcı olmak için hamilelikte beslenme önerilerimizi sizler için sıraladık. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

  1. Dengeli beslenme çok önemlidir. Tahıllar, et, süt, yumurta, kurubaklagil, sebze, meyve, yağlar ve şekerlerden yeterince almak gerekir.
  2. Yiyecekler sık ama az miktarda tüketilmelidir. (Günde 5-6 öğün, 3 ana 3 ara öğün gibi)
  3. Bol su içilmelidir. (Günde 2,5-3 lt)
  4. Sindirimi zor gıdalardan kaçınılmalıdır.
  5. Konstipasyonu (kabızlık) önlemek için posalı, lifli gıdaların tüketimi arttırılmalıdır.
  6. İçeriğinde katkı maddesi bulunan besinlerden kaçınılmalıdır.
  7. Fazla tuzlu, baharatlı, çok yağlı yiyecekler tüketilmemelidir.
  8. Et, tavuk, balık ve yumurta iyi pişirilerek tüketilmelidir.
  9. Taze meyve ve sebzelerin çok iyi yıkanmasına dikkat edilmelidir.
  10. Alkol ve sigara kullanılmamalıdır.
  11. Uzun süre aç kalınmamalıdır.
  12. Bitki çaylarına sınırlama getirilmelidir.
  13. Doğal, taze ve çok çeşitli beslenmeye dikkat edilmelidir.
  14. Güneşli havalarda yürüyüşler yapılmalıdır.
  15. Hamilelik süresince 9-12 kilodan fazlasının alınmamasına özen gösterilmelidir.

İlginizi Çekebilir: Hamileyken Nasıl Beslendim?

Karpuz Kilo Aldırır Mı?

0

Lezzetli karpuzlar çıkmaya başladı. Yavaş yavaş sofralarımıza giriyor. Karpuz en çok sevilen meyvelerin başında gelmektedir. Özellikle yaz aylarında sıcaklardan bunalmış, çok susadığımız zamanlarda soğuk ve serin karpuza kim hayır diyor ki? Tek oturuşta 1 tabak karpuzu doyana kadar yiyoruz. Hal böyle olunca kilo problemi yaşayan kişiler “Karpuz kilo aldırır mı?” sorularını sormaya başlıyor. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

karpuz kilo aldirir mi
karpuz kilo aldirir mi

Meyve Kilo Aldırır Mı?

Meyveler yapısında fruktoz adlı meyve şekeri bulundurur. Yani ilk önce meyve kilo aldırır mı sorusunu cevaplayalım. Meyveleri fazla yediğimizde karaciğer fazlasını işlemeyerek yağa dönüştürür. Bu yağ başta karaciğer olmak üzere, karın bölgesinde yağlanmaya sebep olarak bizi şişmanlatır.

meyveler kilo aldirir mi
meyveler kilo aldirir mi

Bu nedenle meyvenin fazlası zararlıdır. Ve kilo almak istemeyen kişiler günde 2 porsiyonu geçmemelidir. Eğer kilolu biriyseniz ve kilo vermeye çalışıyorsanız 1 porsiyonu geçmemelisiniz. Yani karpuzu gerektiği kadar yerseniz kilo almazsınız, fazla yerseniz kilo alırsınız.

1 porsiyon karpuz ne kadardır?

1 porsiyon karpuz 200 gr’a denk gelmektedir. 1 porsiyon yani 200 gr karpuzun kalorisi 60 kcal’dir. 1 porsiyon karpuz 4-5 üçgen dilim karpuz demektir. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

1 porsiyon karpuz

Diyette Karpuz Yenir Mi?

1 porsiyonu aşmadığınız sürece elbette diyette karpuz yiyebilirsiniz. Zaten diyet yapmayı bırakın ve her şeyden azar azar yiyerek kilo verin. Bu daha kalıcı ve sağlıklı kilo vermenize yardımcı olacaktır. Gördüğünüz gibi sindirim sistemini, besinleri ve vücudunu tanıdığınız zaman diyet yapmadan kilo vermek oldukça kolaydır. Sadece sabır ve istikrar gerekiyor.

İlginizi Çekebilir: Ödem Atma Rehberi

Diyetisyenden Ramazan Ayı İçin Beslenme Önerileri

1- Sahura Mutlaka Kalkın blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Gece yiyip yatmak, daha uzun süre aç kalmanıza neden olacaktır. Uzun süre vücuda yakıt (yemek) girmeyince metabolizmada yavaşlama olacak ve kilo vermek zorlaşacaktır. Bu yüzden Ramazan ayında geceden yiyip yatmak yerine mutlaka sahura kalkın.

2- Günlük 2-2,5 Litre Su İçin

Su içmeyi ihmal etmeyin. Bütün gün susuz kalan vücudunuzun su ihtiyacını iftar-sahur arasında karşılamaya yani 2- 2,5 litre su tüketmeye çalışın. Su içerken bir anda çok fazla tüketmek yerine 20-30 dakikada 1 su bardağı tüketerek hedefinize rahatça ulaşabilirsiniz. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

3- Şerbetli/Hamurlu Tatlılar Yerine Meyveli/Sütlü Tatlılar Tercih Edin

En önemli konulardan biri de iftar sonrası tatlı tüketimi. İftar sonrasında hemen tatlı yemek çoğumuzda alışkanlık haline gelmiştir. Burada önemli olan hangi tatlıyı seçtiğiniz ve ne kadar tükettiğinizdir. Ramazanda kilo kaybı hedefleyenler için haftada 1-2 kez olmak şartıyla daha hafif olan sütlaç, muhallebi, dondurma ve meyveli tatlıları tercih etmek daha doğru olacaktır.

4- Yemekten Hemen Sonra Çay İçmeyin

Yemekten hemen sonra içilen çay, demir emiliminizi olumsuz etkileyecek ve vücudunuzda demir eksikliğine yol açacaktır. İdeal olan yemekte 30-40 dakika sonra, açık veya limonlu çay tüketmektir. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

5- İftardan 1 Saat Sonra Yürüyüş Yapın

İftardan sonra hemen yatış pozisyonuna geçmek yerine yapacağınız 40-45 dakikalık tempolu yürüyüş, sindiriminize yardımcı olacak ve sizi rahatlatacaktır.

6- Bitki Çayı İçin, Midenizi Rahatlatın

Yemekten 30-40 dakika sonra içeceğiniz adaçayı, papatya, yeşil çay gibi bitki çayları midenizin rahatlamasına yardımcı olacaktır.

7- Ramazan Pidesine Dikkat! blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

1 dilim ekmek yerine, 1 avuç içi kadar pide tüketebilirsiniz. Fazla tüketilmesi kilo artışına neden olabilir.

8- Yemekleri Çok Çiğneyin

Yemekleri çiğneme süreniz arttıkça beyninize giden tokluk sinyallerini hissedersiniz ve daha küçük porsiyonlarla doyduğunuzu hissedersiniz. Bu yüzden çok çiğnemek önemlidir. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

9- Menülerinizde Süt Grubuna Yer Verin

İftarda yoğurt, ayran, cacık gibi süt grubundan bir besin tüketmek hem hazmı kolaylaştırır hem de yavaşlayan metabolizmanızı hızlandırır.

sut-urunleri-ramazan
sut-urunleri-ramazan

10- Mutlaka Salata Tüketin

İftar menünüzde mutlaka salata da bulunsun. Ramazan ayında sık karşılaşılan kabızlık sorununun en iyi çözümü bol su içmek ve posadan zengin olan salata yemektir.

11- Yemeğe Çorba İle Başlayın

Uzun süreli açlık sonrası ağır yemekler vücudumuza yük bindirebilir. Bu yüzden orucunuzu su ile açtıktan sonra hafif bir çorba ile başlangıç yapıp 5-10 dakika bekledikten sonra ana yemeğe geçebiliriz.

mercimek-corbasi-ramazan
mercimek-corbasi-ramazan

12- Tuz Tüketimine Dikkat Edin

Gereğinden fazla tuz alındığında vücutta su tutulur yani ödem olur, hem de damar kasılması nedeniyle tansiyon yükselir. Yetersiz tuz alındığında ise tansiyon düşüklüğü olur, halsizlik ve baş dönmesi görülür. Bu nedenle Ramazan ayında da tuz tüketimine dikkat etmemiz gerekir. Dünya Sağlık Örgütü’nün yetişkinler için günlük tuz önerisi 5 gram, yani yaklaşık 1 çay kaşığıdır.

13- Hazımsızlık İçin Maden Suyu İçin

Uzun süre susuz kalan, sıcak havalar nedeniyle su-mineral kaybeden vücudumuzun bu ihtiyaçlarını karşılayan, yemek sonrası hazımsızlığımıza iyi gelen, iftar sonrası soğuk içecek arayışlarımıza cevap veren içecek; Maden Suyu. Dikkat! Maden Suyu ve Soda aynı şey değildir. Soda, suya karbondioksit gazı eklenerek yapılan yapay içecektir. Maden suyu ise mineral bakımından zengin, doğal içecektir. NOT: Hipertansiyon hastalarının içmesi önerilmemektedir.

Ödem Attırıcı İçecekler – Besinler | Ödem Atma Rehberi

Ödem attırıcı bulmak, hele ki canınız farklı bir şeyler çekiyorsa zor olabilir. Diyetlerde ve sağlıklı beslenme modellerinde en çok duyulan konuların başında ödem gelir. Ödem tartıda kilosu fazla çıkan kişilerin korkulu rüyasıdır. Ödem atmak için elimizden geleni yaparız, her türlü tarifi deneriz. Hal böyle olunca biz de bu ödem konusuna açıklık getirelim dedik! İlk olarak ödem attırıcı içecekleri ve besinleri verip daha sonra ödemin neden oluştuğunu ve nasıl atıldığını anlatacağız. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Ödem Attırıcı ve Ödem Söktürücü

En çok araştırılan konular ödemin vücuttan nasıl atılacağıdır. Ama ödem atmanın tek yolu yok. Kalıcı ödem atmak isteyen kişiler bu beslenme tarzını yaşam tarzı haline getirmelidir. Eğer yok ben getiremem hem sağlıksız besleneceğim hem de arada bir ödem atacağım diyorsanız buyurun ödem söktürücüler gelsin:)

Ödem Attırıcı İçecekler ve Besinler

Aşağıda sizlere ödem atıcı su, ödem söktürücü çay gibi ödem atmak evde kolayca bulabileceğiniz çeşitli gıdaları derledik. Ödem atıcı ilaçlar ise doktor kontrolünde olmalı ve ciddi bir dokusal hatalık durumunda kullanılmalıdır.

Su:

Tek başına Rabbimizin en büyük nimeti 🙂 blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Yoğurt:

Yararlı bakteri deposu yoğurdu bol bol tüketin. Ev yapımı olmasına dikkat edin.

Limonlu Su:

Birkaç dilim limon atın. Hem vücudunuz alkali olmasını sağlayacak hem de ödemlerinizden kurtulacaksınız.

limonlu-su

Maydanoz:

Yeşil söktürür. Sabah kahvaltıda, salatalarınızda tüketmeye özen gösterin.

Naneli Su:

Birkaç dal nane ekleyin. Nane ferahlığının tadını çıkararak cildinize iyi bakın. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Salatalık:

Kendisi baştan aşağı su deposu salatalık.

Zencefilli Su:

Midenizi ve sindirim sisteminizi düzeltir. Ödem attırır.

odem-attirici-zencefilli-su
odem-attirici-zencefilli-su

Ananas:

Artık almanın çok kolaylaştığı ananas.

Salatalıklı Su:

Dört-beş dilim salatalık ekleyin. Vücudunuz için harika bir içecek oldu.

odem-attirici-su
odem-attirici-su

Nar:

Çarşıdan aldım 1 tane eve geldim 1000 tane. 🙂 Kaşıkla girişin. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Kabuk Tarçınlı Su:

İnsülin direcinizi dengeleyerek, ödem atmanıza yardımcı olacaktır. Aynı zamanda unutmamalısınız ki, tarçınlı su önemli bir adet geciktiricisidir.

tarcinli-suyun-faydalari

Muz:

Potasyum kralı, ödem attırmaya yardımcı! Mmmmm 🙂

odem-attirici-meyveler
odem-attirici-meyveler

Yeşil Çay:

Yeşil çay aynı zamanda bir ödem çayıdır. Hem yağ yakımına yardımcı olacak hem de ödem atmanıza. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

odem-attirici-yesil-cay
odem-attirici-yesil-cay

Ödem Atmak İçin Kaçınılması Gereken Gıdalar

1- Tuz: Yemeklerimize tat veren, sofralarımızın olmazsa olmazı tuzu mümkün olduğunca azaltmalıyız.

2- İşlenmiş Gıdalar: İşlenmiş ve paketlenmiş gıdaları (krakerden, gofretlere kadar) hayatımızdan çıkaramıyorsak bile mümkün olduğunca az tüketmeliyiz.

3- Konserve Sebzeler: Konserveler uzun süre dayanabilmesi için yüksek tuz içerebilir. Bu nedenle tuz oranı yüksek konservelerden, soslu gıdalardan da uzak durmalısınız.

4- Sebze Suları: Paketlenmiş veya konservelenmiş domates vb. gibi sebze suları da yüksek miktarda sodyum içermektedir.

5- İşlenmiş Etler: Salam, sosis, sucuk, jambon gibi işlenmiş gıdalar yüksek miktardan sodyum içermektedir. Bunları mümkün olduğunca az tüketmeli, yapabiliyorsak hayatımızdan çıkarmalıyız.

6- Hızlı Gıdalar: Dondurulmuş yiyecekler, hazır çorbalar, makarna karışımları (hızlıca hazırlanan) ödeme neden olan hazır gıdalardandır.

7- Baharatlar: Yemeğinizi tatlandırmak için aldığınız özel karışım baharatlarda tuz bulunabilir. İçeriğini öğrenerek satın alın.

8- Restoran Yemekleri: Fast food servisi veren restaurant gibi yerlere yiyecekler dondurulmuş olarak gelmektedir. Dolayısıyla gereksiz sodyum içerebilmektedir. Hemen taze olarak yemek servisi yapan restoranlarda bir gün ihtiyacınız olan tuzu tek seferde porsiyonunuza katabilir. Tuzu kendiniz ekleyerek tuz tüketiminizi kontrol edebilirsiniz.

9- Trans Yağlar: Margarin gibi trans yağları vücut işleyemez. Dolayısıyla kalp-damar hastalıklarına sebep olur. Kalp-damar hastalıkları kronik ödem veya şişmeye neden olabilir. Margarin gibi zararlı yağları (trans) tüketmemelisiniz.

msg-iceren-gidalar
msg-iceren-gidalar

Ödem Nedir?

odem-attirici-odem-nedir
odem-attirici-odem-nedir

Ödem, hücrelerde veya dolaşım sistemi arasındaki boşluklarda aşırı sıvı birikmesi nedeniyle oluşan şişliktir. Birçok hastalıkta da ortaya çıkan ödemin oluşmasının nedeni vücutta sıvıyı tutan tuzdan kaynaklanmaktadır. Peki bunun diyette attığımız ödemle ne alakası var? Fazla tuzlu veya sağlıksız beslendiğiniz zaman bu vücudunuzda suyun depolanmasına neden olur. Dolayısıyla tartıda olduğumuzdan daha fazla kiloda gözükürüz.

İşin biraz da tıbbi tarafına değinecek olursak, akciğerde biriken fazla sıvılara pulmoner ödem, karın boşluğundan biriken fazla sıvıları asit denir. Yani görüldüğü gibi bunların haricinde de adını anmadığımız birçok tıbbi ödem çeşidi bulunmaktadır. Bunun dışında farklı hastalıklar da vücutta ödeme neden olabilir. Ödem tedavisi için, hastaların altta yatan durumları tedavi ettirmeleri, tuz alımını kısıtlamaları, özel çoraplar veya sıklıkla idrara çıkartan ilaçlar gibi seçenekler sunulmaktadır. Ödem attırıcı ilaç arayan kişiler, bunu önce doktoruna danışmalı ardından ilaç kullanmalıdır. Eğer sağlık problemi yoksa aşağıda bahsedeceğimiz doğal yollardan atmalıdır.

Ödem Neden Olur?

odem-attirici-odem-neden-olur
odem-attirici-odem-neden-olur
  • Ödemin oluşmasındaki en büyük etken yetersiz ve dengesiz beslenmektir. Yüksek orandaki tuz tüketimi ödemin başlıca nedenidir.
  • Adet dönemi ve öncesi hormonlar nedeniyle ödem olabilir. Genelde öncesinde kilo fazlaysa bayanlar bunu direk regl dönemine bağlama konusunda haklıdırlar.
  • İlaçlar, alerjiler, sağlıksız yaşam tarzı, elektrolit dengesizliği, iltihaplar, gebelik ve böbrek sorunları da ödeme neden olabilir.
  • Ameliyat vücut dokusunda ödem birikimine neden olur.
  • Hareketsizlik
  • Sıcaklık vücudun kendini koruma tepkisi olarak su tutar.
  • Tuzun fazla miktarda kullanımı vücutta suyun tutulmasına neden olur
  • Menopoz
  • Yanıklarda vücutta şişlikler meydana gelir.

Ödem Nasıl Atılır? Ödem Atmak İçin Ne Yapmalıdır?

Ödem atmak için ilk olarak yapılması gereken sağlıklı beslenmeyi amaç edinen bir hayat tarzını benimsemektedir. Sağlıklı beslenmek ve ardından yüksek miktarda tuz içeren besinlerden uzak durmak ödemi hem tedavi edici hem de ilerki vadede ödemsiz bir vücut sahibi olmayı sağlar.

yasa-gore-saglikli-beslenme

Ödemsiz Bir Hayat Sizi Mutlu Eder

Ödemden sürekli olarak bıktıysanız, yediklerinizi değiştirmelisiniz. Vücuttan ödem atma konusu tüm vücudunuzu ilgilendiren bir konu olduğundan bu kararı bütün olarak vermeli ve vücudunuzu da düşünmelisiniz. Eğer sağlıklı beslenir ve tuz tüketiminizi sınırlandırırsanız ödeminizin 1-2 hafta içinde gittiğini görecekseniz. Daha hafif ve daha zinde hissedeceksiniz.

Yulaflı Toplar

Malzemeler

-1 orta boy muz
-1 su bardağı yulaf kepeği
-1 çay bardağı kuru üzüm
-6 tam ceviz
-1 tatlı kaşığı pekmez
-1 tatlı kaşığı tahin blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Yapılışı

Muzları ezin , diğer malzemeleri ekleyin ve karıştırın. Ceviz büyüklüğünde toplar halinde yağlı kağıt serdiğiniz fırın tepsinine dizin. 180 derecelik fırında 15 dk pişirin. Afiyet olsun 🙂

İlginizi Çekebilir: Her Yönüyle Sağlıklı Beslenme

Diyabet Hastaları İçin Öneriler

Sakıncalı Olan Besinler

  • Şeker ve şekerli tatlılar( bal, reçel, şurup, çikolata vb…)
  • Beyaz ekmek vee beyaz undan yapılan kek,pasta,börek,çörekler
  • Asitli ve gazlı içecekler, hazır meyve suları
  • Katı yağlar ve yağ içeriği fazla olan besinler,
  • Salam, sosis, sucuk, pastırma, gibi yiyecekler,
  • Sakatatlar ( karaciğer, beyin, dalak, böbrek, dil, işkembe vb…)
  • Yağda kızartılmış yiyecekler
  • Tuz içeriği fazla olan besinler ( konserve, salamura besinler, turşu vb…)
diyabet-yemekleri
diyabet-yemekleri

Öneriler

  • Öğün atlanmamalıdır.
  • Ana öğünler ve ara öğünler zamanında, önerilen miktarlarda tüketilmelidir.
  • Etli yemeklere ayrıca yağ eklenmemelidir.
  • Yemeklerde katı yağ yerine sıvı yağ tercih edilmelidir.
  • Yemekler pişirilirken kızartma ve kavurma yerine ızgara, haşlama veya fırında pişirme yöntemleri tercih edilmelidir.
blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Stres Kilo Vermeyi Engeller Mi?

0

Beyin öyle bir organ ki; henüz tam keşfedilememiş dipsiz bir kuyu gibidir. Ancak tüm hareketlerimizi onun emriyle yerine getiriyor olmamız en iyi bilinen gerçektir. Yürürken beyne giden sinyaller aracılığıyla adım atabiliyoruz veya daha hızlı yürümek istiyorsak adeta vites atar gibi emir verdiğimiz an hızlanıyoruz. Çok gelişmiş ve ucu bucağı olmayan uzay boşluğu gibi engin bir bilgisayar; bilgiyi sayan yegane organ… blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

beyin-stres-kilo
beyin-stres-kilo

Stresin Beyin Üzerindeki Etkileri Nelerdir?

Eminim bir çoğunuz stresin beyni küçülttüğünü ya da stresten kaynaklanan türlü hastalıklara neden olduğunu duymuşsunuzdur. Peki ya stres yaptığınızda ne kadar sıkı bir diyet, ne derece efektif bir antrenman uygularsanız uygulayın hiç kilo veremiyor oluşunuzun sebebini biliyor muydunuz?

Kortizol adı ile stres altındayken vücudumuzun ürettiği bir hormon tam da bunun sebebidir. Böbrek üstü bezlerinden salgılanan kortizol, aslında vücudun stres anında bir tür savunma mekanizması yerine geçebilecek bir hormondur.

kortizol-kilo-vermeyi-engelliyor
kortizol-kilo-vermeyi-engelliyor

Ancak stres çok fazla olduğunda, kortizol hormonu olması gerekenden fazla salgılanmaya başladığında kilo vermeniz durup, onca çabanızın önüne kocaman bir set çekilmiş olabilir. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Kortizolun uykusuzluk, yorgunluk, bağışıklık sisteminde aksamalar, sindirim sistemi problemleri, eklem ve kas ağrıları, besinlerden alınamayan doygunluk hissiyatı gibi vücuda verdiği başka başka zararları da vardır. Yani anlaşılacağı üzere her daim en sinir bozucu sebep olarak karşımıza yine “stres” faktörü çıkıyor. Stresin bedenimize verdiği zararlar maalesef tahminlerimizin de ötesinde.

Bu durumda öncelikli olarak söylemesi kolay, uygulaması zor olan ilk adımdan başlamak gerekiyor; stresi azaltmak. Geriye de sağlıklı ve ölçülü beslenme, bol su içme ve ne çeşit olursa olsun düzenli egzersiz yapmak kalıyor.

Sonrası mı? Genel olarak huzur, mutluluk ve en önemlisi sonuç 🙂

Kortizolu sadece gerekli olduğu zamanlarda üretmenizi dileriz! blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Fıstık Ezmeli Kurabiye

Malzemeler

-9 yemek kaşığı yulaf
-15 adet hurma
-5 yemek kaşığı fıstık ezmesi
-1 avuç ceviz (isteğe bağlı)
-2 yumurta
-3 yemek kaşığı kakao
-Üzeri için damla çikolata (isteğe bağlı) blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Yapılışı

Yulafı un haline gelene kadar robotta çekiyoruz, sırayla tüm malzemeleri ekleyip hamur kıvamına gelene kadar robotta çekmeye devam ediyoruz. Ceviz büyüklüğüne parçalar alarak yağlı kağıt serdiğimiz tepsiye diziyoruz ve 180 derecede 15 dk pişiriyoruz, afiyet olsun 🙂

İlginizi Çekebilir: Her Yönüyle Sağlıklı Beslenme

Unsuz Şekersiz Brownie

Malzemeler

-3 adet muz
-3 yumurta
-9 yemek kaşığı hindistan cevizi(baharat)
-1 çay kaşığı karbonat
-4 yemek kaşığı kakao
-1 yemek kaşığı bal/pekmez blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Yapılışı

Muzları ezip yarı katı yarı sıvı bir hal alana kadar çırpıyoruz. Yumurtaları ekleyip çırpmaya devam ediyoruz. Daha sonra sırayla kalan malzemeleri ekleyip karıştırıyoruz. Karışımı borcama döküp 180 derece fırında 25 dakika pişiriyoruz. Afiyet olsun 🙂

İlginizi Çekebilir: Her Yönüyle Sağlıklı Beslenme

Yediklerinizin Daha Lezzetli Olmasını İster Misiniz? | MSG İçerir

Paketlenmiş hazır gıdaların içinde birçok katkı maddesi bulunmaktadır. Her katkı maddesinin bir işlevi vardır. Kimi raf ömrünü uzatmak için, kimi zararlı bakterilerin üremesini engellemek için, kimileri de tatlarını güzelleştirmek için! Bu yazımızda yiyeceklerin tadına tat katan Monosodyum Glutamat (MSG) adlı katkı maddesi hakkında bahsedeceğiz. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Monosodyum Glutamat Nedir?

MSG adlı katkı maddesi Çin restoranlarında bolca kullanılan aminoasit türevli bir tuz çeşitidir. Monosodyum glutamat veya sodyum glutamat olarak da paketlerin arkasında yazabilir. Bu konuda hakkında taraftarlar ikiye ayrılmaktadır. İlk grup MSG’nin zararlı olduğundan, birçok hastalığa davetiye çıkardığından ve kesinlikle tüketilmemesi gerektiğini savunmaktadır. İkinci grup ise bu konuda birçok yazıda MSG’nin savunuculuğunu yapıp, diğer kesimi yalanlamaktadır.

Monosodyum-Glutamat-MSG-1
Monosodyum-Glutamat-MSG-1

Monosodyum Glutamat’ın etkileri üzerine bir örnek vermek istiyorum. Pilav yaptığınızı düşünün. Tavuk suyu lezzeti vermek için ufacık bir bulyon atıyoruz içine, hatta yoğun bir tat olmasın diye bölerek attığımız bile oluyor. Koca bir tavuğu haşlayınca o tadı anca yakalayabiliyorken, ufacık bir bulyon nasıl oluyor da o kocaman lezzeti içinde tutuyor? İşte bu “Monosodyum glutamat ne işe yarar?” sorusunun cevabıdır.

Monosodyum Glutamat Zararlı Mıdır?

Birçok profesör, araştırmacı MSG adlı maddenin zararlı olduğunu söylemektedir. Zararlarını sıralayacak olursak; blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

  • Göz retinasına verdiği tahribat
  • Doymama sorunu
  • Sinir hücresi hasarı
  • İç organlarda meydana gelen zararlar
  • Büyüme hormonunun baskılanması
  • Alzheimer, parkinson, sara gibi birçok hastalığa davetiye çıkarması
  • Plesantadan geçerek bebeğe verdiği zararlar…

İlginizi Çekebilir: Bir Deney Şekerin İnsan Vücuduna Verdiği Zarar

Monosodyum glutamatın şu an bu ürünleri satandan başka kime faydası var ki, bunu sorgulamak lazım. Bu savunuculuğu yapan kesimin hiçbir çıkar gözetmeksizin bu çabayı harcadığına nasıl ikna olalım? Birçok bilim adamı, araştırmacı, GİMDES gibi kuruluşlar MSG hakkında zararlıdır diyorsa bu ürün zararlıdır! Sadece sanal tat oluşturması bile onun zararlı olduğuna delildir. Neden bir şey yerken kandırılmak zorundayız? Yediğimiz gıdaların tadı o muhteşem lezzet olmadığı halde, neden oymuş gibi kandırılıyoruz?

Çocukların Obez Olması Nasıl Engellenir?

Tüm bu zararları bir kenara bırakalım MSG maddesi kişide bir nevi uyuşturucu etkisi yapmaktadır. Yedikçe yedirten cipsler, köfteler, gıdalar hep bu maddenin etkisinden kaynaklanmaktadır. Hiçbir zararı olmasa bile “çocuklarımızın doymak bilmeyen nefislerinin sebebi” bu maddedir. Çocuklarımızı obez hale getiren bu yiyecek tadını güzelleştiren gıdadır!

obez-cocuk
obez-cocuk

Çocuklarınızın obez olmasını engellemek için ilk olarak çocuğunuzun efendisi olmalısınız. Şimdiki anne-babalar çocuğunun elinde oyuncak olmuş ne derse yapıyor durumdadır. Ağırlığınızı koyup onu bu gıdalarla hiç tanıştırmamalısınız! Biraz da çaba harcayarak çocuğunuzun sevebileceği şeyleri evde kendiniz doğal olarak yapmaya çalışmalısınız. Unutmayan emek olmak hiçbir şey güzelleşmez, amacına ulaşmaz!

İlginizi Çekebilir: Her Yönüyle Sağlıklı Beslenme

Dünya’da hiç ölmeyen ve giderek büyüyen sektör gıda sektörüdür. Fast foodtan paketlenmiş gıdalara kadar her gün fabrikalar harıl harıl üretim yapmaktadır. Talep edildikçe büyüyen bir sektörden bahsediyoruz. Paketlenmiş gıdaları kimse sağlıklı diye savunmasın, pazardan aldığın sebze bile 3 gün içinde çürüyorken, paketlenmiş bir gıda nasıl aylarca dayanabilir? Bu koruyucu maddeler adına yazdığım cümle! blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

MSG İçeren Gıdalardan Bazıları

Bulyonlar
İşlenmiş Et Ürünleri
Hazır Çorbalar
Fast Food Gıdaları
Cipsler
Hazır Soslar
Çeşniler (Köfte harçları, yemek çeşnileri vb.)

Yapmanız gereken ise çocuklarınızı mümkün olduğundan fast fooddan uzak tutmak, aldığınız paketli gıdaların içeriğinde MSG olmadığından emin olmaktır.

msg-iceren-gidalar
msg-iceren-gidalar

Probiyotik ve Prebiyotik Arasındaki Fark Nedir?

0

Paketli ve işlenmiş gıdaların hayatımıza girmesiyle beraber bağırsak floramızda çeşitli sorunlar oluşmaya başlamıştır. Başta kabızlık olmak üzere birçok sindirim problemiyle karşı karşıya kalmaktayız. Bu problemleri yaşayan kişiler bağırsak sağlığını düzeltecek takviyeler almakta ve besin seçimleri doğru olarak yapmaya başlamaktadır. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

sağlıksız-işlenmiş-gidalar

Bağırsak florasını düzelten mikroorganizmaların başında bağırsağımızda yaşayan ama yanlış beslenmeyle zarar vererek yok ettiğimiz yararlı bakteriler bulunur. Bu yararlı bakterilerin adı probiyotik bakterilerdir. Yani probiyotik bakteriler zaten bağırsağımızda yaşayan dostlar canlılardır. Peki prebiyotik bakteriler ne demektir? Neden okuduğumuz yazılarda ikisi de geçmekte yoksa ikide aynı şey midir?

İlginizi Çekebilir: Doğal Probiyotik Kefir

Prebiyotik bakteriler ise probiyotiklerin besin maddeleridir. Yani bir kişi probiyotik destek alıyorsa bu canlıların enerjisini sağlamak için prebiyotik destek de almak zorundadır. Dolayısıyla sadece probiyotik yönünden zengin besinleri yemenin yanında, prebiyotik yönden zengin besinleri de yemeliyiz.

Sinbiyotik Bakterileri Duydunuz Mu?

Sinbiyotik bakteriler ise probiyotik ve prebiyotik bakterilerin kombinasyonu şeklinde olan son yıllarda bilim insanlarının üzerinde çalıştığı bir araştırma konusudur. İlaç takviyesi olarak üretilmektedir. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Probiyotik-prebiyotik-arasindaki-fark
Probiyotik-prebiyotik-arasindaki-fark

Probiyotik ve Prebiyotik Besin Kaynakları

Probiyotikler en çok yoğurt, peynir gibi süt ürünlerinde bulunmaktadır. Ardından lahana turşusu (sauerkraut), bitter çikolata, ev yapımı salatalık turşusu da probiyotik kaynakları arasında sayılmaktadır. Yurt dışında oldukça popüler olan bu özel lahana turşusu bildiğimiz şekilde değil daha farklı şekilde yapılırsa probiyotik kaynağı olur. İlerleyen yazılarımızda bu özel lahana turşusunun tarifini paylaşacağız.

Prebiyotikler ise soğan, sarımsak, pırasa, kurubaklagiller, bezelye, muz, çavdar vb. gibi birçok besin gruplarında bulunur.  

İlginizi Çekebilir: Diyet Yaparken Tatlı Yemek İsteyenler

Sonuç olarak probiyotik yönünden zengin besinleri yediğimiz gibi, bu bakterilerin enerji kaynağı olan prebiyotikli gıdaları da tüketmeliyiz.

blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Abur Cuburları Nasıl Tüketirsek Kilo Almayız?

0

Hepimizin en çok sevdiği ve vazgeçemediği yiyeceklerin başında abur cuburlar gelmektedir. Patates-mısır cipsleri, gofretler, çikolatalar, hamburgerler, fast food’lar yağ içeriği fazla olan ve vücut tarafından çoğunlukla yağ olarak depolanan besinlerdir. Çünkü vücudumuz fazladan yüklenen enerjinin ihtiyacı olmayan kısmını depolar. Peki bunları yedikten sonra pişman olmamak için neler yapmalıyız? Abur cubur yiyip kilo almamak mümkün müdür? Diyette abur cubur’a izin verilmemesi doğru mudur? blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Her zaman dediğimiz gibi diyet yapmayın, sağlıklı beslenmeyi bir yaşam tarzı olarak benimseyin. Böyle yaparsanız, abur cubur da yiyebilirsiniz. Peki abur cuburları nasıl tüketirsek kilo almayız?

1- Sıklığını azaltın.

Her gün cips yemek istiyor olabilirsiniz, ama bunu yapmanız siz de birçok sağlık problemi meydana getirir. İç organlarınız sizin görmediğiniz şekilde yağlanır, damarlarınız tıkanır, zararlı olan katkı maddeleri hayatınızı ilerleyen dönemlerde olumsuz olarak etkiler. Abur cuburu hayatınızdan tamamen çıkartmak mümkün değilse, sıklığını azaltın. Ayda 1 kere istediğiniz kadar yiyin. Zaten tek bir seferde istediğiniz kadar yerseniz bir soğukluk  oluşacaktır. 🙂 Emin olun, daha 1 ay o abur cuburu yemek istemeyeceksiniz. Çok zorlanıyorsanız, başlangıç için 2-3 haftada bire indirin.

Az-yemek
Az-yemek

2- Sonraki gün fazla hareket ederek telafi edin.

İstediğiniz kadar yedikten sonra, bir sonraki gün fazladan 1 saat yürüyüş yapın. Hem vicdanınız rahatlayacak hem de yediklerinizin büyük kısmını yakabilirsiniz. Böylece bir sonraki cheat day gününüzü sabırsızlıkla çekeceksiniz. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

yuruyus-yapmak
yuruyus-yapmak

3- Ertesi hafta yediklerinize dikkat edin.

Sevilen abur cuburlar çoğunlukla aşırı tuzlu olduğundan ödem yapıcı etkisi vardır. Sizde ödem attırıcı sıvılar ve sebze ağırlıklı beslenme planlarıyla hafif birkaç gün geçirerek vücudunuzun eski düzenine dönmesine izin verin.

yediklerine-dikkat-etmek
yediklerine-dikkat-etmek

İlginizi Çekebilir: Ödem Attıran İçecekler – Besinler

4- Hayatınızdan tamamen çıkartmayın.

Diyet yapıyorum diye abur cuburları hayatınızdan tamamen çıkarttığınızı sanmayın. Sevdiğiniz bir şeyden tamamen vazgeçerek kilo veremezsiniz. Bir anda bıkıp tamemen bırakma olasılığınız çok yüksek. Yavaş yavaş sevdiğiniz abur cuburları yeme sıklığınızı azaltın. Zaten kilo verip, sağlıklı beslendikçe farkında olmadan daha az tükettiğinizi göreceksiniz.

cabuk-yemek
cabuk-yemek

5- Asitli ve şekerli içecekleri içmeyin.

İşte bunları hayatınızdan çıkarın. Çünkü kola, hazır meyve suyu gibi içeceklerde çok fazla şeker bulunmaktadır. Cips, hamburger yerken bunları içmemek size fazladan kalori yüklenmesine engel olur. Yapamıyorum demeyin, çıkarın. Böylece yedikleriniz için vicdanınız daha rahat eder.

kolanin-zararlari
kolanin-zararlari

Bu maddeleri uyguladığınızda emin olun, kilo almadığınızı göreceksiniz. Sağlıklı beslenmeyi bir yaşam tarzı haline getirirseniz, televizyondaki doktorların dediği gibi “yiye yiye kilo verirsiniz“. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

İlginizi Çekebilir: Her Yönüyle Sağlıklı Beslenme

Yürüyüş Yapmanın Hayatınızda Değiştireceği 5 Şey

0

Son dönemlerde bir ortamda en çok duyulan cümlelerin başında “Spora başlayacağım.” cümlesi gelmektedir. Spor salonuna büyük bir heyecanla yazılan bu kişileri 2-3 ay sonra “Vakit bulamıyorum.” derken görmeniz %95 kaçınılmaz bir sondur. Çünkü spor salonu sizin normalde hayatınızda olmayan anormal enerji harcama yöntemidir. Doktorlar kilo vermek veya kilo kontrolü sağlamak isteyen kişilere ilk olarak spor salonuna yazılın değil, yürüyüş yapın derler. Çünkü yürüyüş hayatın içindendir. Yürüyüş sizin aynı anda birçok refleksinizi çalıştırır: Evden çıkarken ayakkabınızı giyersiniz, gözlerinizi çalıştırırsınız, yolda arabaları kontrol edersiniz, köpek varsa hafif çekinirsiniz… Yürüyüş yapmak asla zor değildir, bahanelere sığınmak çözüm değil: Manava giderken yolunuzu uzatırsanız bile, yürüyüş yapmış olursunuz. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

1. Zihniniz: Yürüyüşün en önemli faydalarından birisi zihninizi rahatlatmasıdır. Beyninize giden oksijen, ferahlama hissi, harcadığınız o tatlı efor aklınızı ve beyin hücrelerinizi açar. Konulara daha farklı odaklanırsınız. Zihninizin boşaldığını ve stresinizin azaldığını hissedersiniz.

yuruyus-zihninizi-rahatlatir
yuruyus-zihninizi-rahatlatir

2. Enerjiniz: Üşengeç veya hareket etmeye cesaret edemeyen kişiler genelde oturdukları yerde kalan, hantal kişilerdir. Bir yere giderken yürüyelim dersiniz, 15 dk yoldan bile gözleri korkar, minibüse binmek isterler. Halbuki yürüyüş yapmaya alışmış bir beden enerjiktir. Enerjisi arttığından minibüse binmek yerine onu yürümek memnun eder.

yuruyus-enerjinizi-yukseltir
yuruyus-enerjinizi-yukseltir

3. Kilonuz: Yürümenin sağladığını en güzel sonuçlardan biri de güzelleşen fizikler, verilen kilolar ve korunan sağlıklardır. Vücudunuz harcanan enerji ile gereksiz yağlardan arınacak, vücudunuzun şekli hayalinizdeki gibi olacaktır. Abarttığımızı düşünmeyin, inanın yürümek ömür boyu yapabileceğiniz en kolay egzersiz ve güzelleşme, fit ve enerjik olma yoludur. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

yuruyus-kilo-kontrolu-saglar
yuruyus-kilo-kontrolu-saglar

4. Kaslarınız: Yürüyüş sırasında ve sonrasında erittiğiniz yağlar vücudunuzu daha dinç hissetmenizi sağlayacak. Yürüyüş kaslarınızı toparlamanızı ve artırmanızı sağlar. Dengeli bir beslenme planı ve yürüyüş sonrası protein ağırlıklı beslenme kas kütlenizi artırır. Bu da hem kilo vermenizi kolaylaştırır, hem de daha güçlü olmanızı sağlar.

yuruyus-kaslari-guclendirir
yuruyus-kaslari-guclendirir

5. Daha Fazla Yaşam: Yürüyüşe zaman ayırdıkça, hayatınızı planlamayı öğrenirsiniz. Çünkü sadık kalınan her yürüyüş egzersizi sizin iradenizi güçlendirir. Bir şey istediyseniz, yapabildiğinize tanık olursunuz. Bu nedenle her yürüyüş, sizi daha fazla işe cesaret etmenizi sağlar.

yuruyus-yapmak-hayati-planlamaktir
yuruyus-yapmak-hayati-planlamaktir

Her Gün Ne Kadar Yürümeliyiz?

Günlük asgari 5000 adım atmalısınız. 7500 adım ise gayet ideal bir rakamdır. 10000 adım atıyorsanız kendinizi tebrik edin. Başlangıçta pes etmemek adına 5000’le başlayın, 2 hafta arayla yavaş yavaş artırın. Zaten yürüdükçe daha fazla artırmak isteyeceksiniz. Fakat bunu yavaş yavaş yapın ki, yapamıyorum diye birden bırakma durumu söz konusu olmasın.

İlginizi Çekebilir: Her Yönüyle Sağlıklı Beslenme

blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Bir Deney: Şekerin İnsan Vücuduna Verdiği Zararlar

Bugün izleme fırsatı bulduğum bir belgeselden ne kadar etkilendiğimi ve harekete geçmek/geçirmek için ne kadar sabırsızlandığımı sizlerle paylaşmak istiyorum. Üstelik bana hak verecek olmanıza dair hiçbir şüphem de yok! blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Belgeselde çocuk sahibi olmaya hazırlanan 30’lu yaşlardaki Damon, çocuk doğmadan önce şekerin insan vücuduna yaptığı etkileri saptamak, daha iyi anlamak için ikna olmak ve çocuğunu bundan korumak üzere bir deney yapıyor. Bu deneyde kendi vücudunu denek olarak kullanıyor. Birçok sağlık uzmanının gözetimi ve bilgileri doğrultusunda deneye başlıyor. Günlük 40 çay kaşığı şeker tüketerek bu etkiyi kısa zamanda gözlemleyeceğini söyleyen doktora şaşırmama kalmadan doktor, bu kadar şekeri ortalama olarak her gün tüketen kişilerin olduğundan bahsetti! Yani illa çaya-kahveye eklediğimiz şekerden bahsetmiyordu elbette; meyve suları, kekler, çikolatalar ve özellikle asitli içecekler gibi rafine şeker bulunduran her türden gıdayı kapsamaktaydı.

Marketlerdeki Yönlendirme Düzeni

Büyük marketlerdeki şeker içeren gıdaların neredeyse hepsinin daha dikkat çekici olması için orta kısımlarda ve markete girerken ilk karşılaşılan bölümlerde olması hiç tesadüf değilmiş biliyor musunuz?

İlginizi Çekebilir: Her Yönüyle Sağlıklı Beslenme

İnsanlar sadece ihtiyaç duydukları gıdaları zaten alacaklar, ama şöyle bir göz gezdirdikten sonra o muhteşem tatlı tadını verecek besinlere hayır diyebilirler mi? Şirketlerin temel felsefesi haline gelen bu yöntem neredeyse bütün marketlerde tıkır tıkır işlemekte ve ne yazık ki insanların sağlığı ile ilgili karar verme yetisi suistimal edilmektedir. Şeker içeren gıdaların hepsi raflardan kaldırılsaymış raflarda sadece %20 oranında ürün kalırmış. Ne kadar korkunç değil mi? blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

yediklerimizdeki şeker miktarları

*Teaspoons: Çay kaşığı

Sürdürülen deneyde daha bir ay dolmadan Damon hızla kilo almaya başlıyor. Karın ve bel bölgesinde yağlanmalar artıyor ve yaşam kalitesinde düşüşün belirtileri görülmeye başlıyor. Egzersizlerini kısıtladığını, yorgun hissettiğini ve sürekli dalgalanan kan şekerinin etkisiyle çabuk acıkmaya ve yedikten sonra doygunluğa ulaşmada sıkıntılar yaşamaya başladığını belirtiyor. Ağız ve diş sağlığı üzerine yaptıkları açıklamalar da bir o kadar çarpıcı. Tüm bunların yanı sıra vücudunu daha yaşlı gördüğünü belirten Damon, şekeri hayatından çıkarmak için birçok nedeninin olduğunu belgeselde öncelikle kendisinin daha sonra da bizlerin önüne sunuyor. Ben büyülendim! Ve tekrar ikna oldum: ŞEKER KÖTÜ BİRİ.

Hamilelikte Nasıl Beslenmeliyim?

Sizlere bu yazıda Diyet Kulübü aracılığıyla hamilelik dönemimi nasıl geçirdiğime dair anılarımı ve notlarımı paylaşmak istiyorum. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Her hamilenin bünyesi farklıdır. 3 dönemlik bir trimesterda da vücudunun istekleri farklıdır. İnsanları tek kalıba sokmaya çalışan internette gördüğüm hamile beslenmesinden bunaldım. Şunları ye, bunları yeme! Mehmed Zahid Kotku Hocanın “Evladım yazmak kolay, söylemek kolay ama yaşamak zordur.” sözünü hiç aklımda çıkarmam.

hamilelik-yolculugu

İlk Trimester Fiyaskosu

Ben şu an 24 haftalık hamileyim. Bugüne kadar nelerden pişman oldum ve yapmamalıydım dediğim şeyleri anlatacağım. İlk 3 ayım çok ağır geçmedi, hiç kusmadım. Ama midem sürekli karıştı ve tuzlu bir şeylerle bastırma ihtiyacını hep hissettim. Dolayısıyla sürekli çubuk kraker yedim. Sabah kahvaltılarında istemsizce mide bulantımı bastırmak için börek veya poğaça türevi şeyler yemek istedim. “Hamilelikte ilk 3 ayda kaç kilo alınmalıdır?” sorusuna doktorlar hiç kilo derler. Yok canım demek istiyorum onlara. Onların bahsettiği kesim sabah akşam kusup kilo verenler için geçerli. Zaten canım burnumda bir de onu bunu mu seçeceğim, midemi bastırmak için. İnternette bunları okudukça sinirleniyordum. 5 sene önce 25 kg veren ben şu an elim kolum bağlı sadece midemi ve açlık duygularımı dinliyordum. Ben ilk 12 hafta maalesef 3 kg aldım. Kendime kızıyorum karbonhidrat ağırlıklı ve sağlıksız beslendiğim için. Sanırım kör boğazımı tutacaktım. Neyse maalesef o günleri geri getiremeyeceğimiz için önümüzdeki maçlara bakacağız.

hamilelikte-kusmak

İkinci Trimester

İkinci trimesterımda açıkçası içimde resmen bir kuyu varmış gibi hissediyordum. “Hamileler Ramazan ayında oruç tutar mı?” diye araştırmıştım. Doktorum “Sen kendini iyi hissediyorsan tut, bebeğin senden alacağını alır.” demişti. Özellikle en aç gözlü dönemimin Ramazan ayına gelmesi benim için bir nimet oldu. Çünkü oruç sayesinde bütün gün homidi gırtlak yeme olanağım yoktu. İftar ve sahurumu sağlıklı şekilde yapıp, bol su tüketerek yeni güne başlıyordum. Ramazanın son haftasında 0.5 kg aldım. O da muhtemelen bebek, su ve rahimle alakalı bir durumdu. Ramazandan sonra içimdeki kuyu tekrar açıldı, ama ben kuyuya elimden geldiğince sahip çıkmaya çalıştım. Olduğu kadar… blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

hamilelikte-nasıl-beslenmeli

Basen ve bacak içlerimin kilo aldığını gördükçe bu duruma bir dur deme kararı aldım. Ve 1 haftadır kör boğazımı tutuyorum. Bir de bir kesim vardır “Amaaaan ne tutacağım kendimi? Sanki kaç kere hamile kalıyorum? Ye gitsin!” diyen. Bunlar boğazcı ve tek çocuk planları yapıp işin içinden sıyrılacak kesimdir. Bir de üstüne kilolar doğumdan sonra yapıştı mı sürekli feryat figan ederler…

Üçüncü Trimester

İlk iki trimesterda çuvallamış, son virajda sağlıklı beslenmeyi başarmış bir hamile olarak yazıyorum. Şu an yaklaşık 40 haftalık hamileyim. İlk 6-6.5 ay hızla kilo alıp, sonrasında kendimi tutup sağlıklı beslenerek doğru bir kilo alımı gerçekleştirdim. Akşam 6’dan sonra çok nadir yemek yedim. Hamurişi, makarna, pilav gibi yemekleri pişirmedim ve yemedim. Misafirliğe gittiğimde ayarında ve ihtiyacım kadar yedim. Yani kısaca sadece sağlıklı ve yeterince beslendim. Zaten insanın yedikçe yiyesi geliyor, yemedikçe de yemeyesi geliyor. İş bizde bitiyor yani.

Neyin hangi haftaya denk geldiğini çok net hatırlayamıyorum ama şu ana kadar ki kilo alma düzenimi aşağıdaki tabloda veriyorum.

0-12. haftalar arasında: 3 kg
12-16. haftalar arasında: 1 kg
16-20. haftalar arasında: 1 kg
20-24. haftalar arasında 2.5 kg (Burda neden birden fırladı hala anlamış değilim.)
24-28. haftalar arasında: 1.5 kg
28-32. haftalar arasında: 2.5 kg
32-36. haftalar arasında: 1 kg
36-40. haftalar arasında: 0.5 kg
Toplam: 13 kg blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Hamilelik sürecinde takip ettiğin tabloyu aşağıda paylaşıyorum. Bu tablo hamilelikte kaç kilo alınmalıdır diye soran anneler için yol gösterici olabilir.
(Not: Her hamilenin bünyesi, boyu ve başlangıç kilosu farklıdır. Bu ideal kiloda hamile kalan ortalama bir anne adayı için baz alınacak bir tablo olabilir.)

Gebelikte Kilo Alımı Tablosu / Hamilelikte Kaç Kilo Almalıyım?
12. Hafta Öncesi1-2 Kg
12. Hafta1-2 Kg
13. Hafta1-2 Kg
14. Hafta2-3 Kg
15. Hafta2-3 Kg
16. Hafta2-4 Kg
17. Hafta3-5 Kg
18. Hafta4-5 Kg
19. Hafta4-6 Kg
20. Hafta5-7 Kg
21. Hafta5-7 Kg
22. Hafta6-8 Kg
23. Hafta6-9 Kg
24. Hafta7-9 Kg
25. Hafta7-10 Kg
26. Hafta7-10 Kg
27. Hafta8-11 Kg
28. Hafta8-11 Kg
29. Hafta9-12 Kg
30. Hafta9-12 Kg
31. Hafta9-13 Kg
32. Hafta10-13 Kg
33. Hafta10-13 Kg
34. Hafta10-14 Kg
35. Hafta11-14 Kg
36. Hafta11-14 Kg
37. Hafta11-14 Kg
38. Hafta11-15 Kg
39. Hafta11-15 Kg
40. Hafta11-15 Kg
sağlıklı-bebek

Biz sağlıklı beslenmeyi yaşam tarzı haline getiren “sağlıklı anneler” olmalıyız. Biz şimdi kendimize sağlıksız şeyler için dur demezsek, yarın yavrularımıza nasıl dur diyeceğiz. Şimdi kendine hamilesin ye diyen, yarın da çocuğuna çocuksun ye niye demiyor? Çünkü sağlık bir kere gelir.

Hamilelikte Neler Yemeliyim?

İlk 3 ayınıza karışmıyorum. Sadece Allah yardımcınız olsun diyorum. Ne kadar elinizden geliyorsa o kadarını yapın. Doktorunuzun talimatlarını uygulamaya çalışın. İkinci 3 ay için süt ürünleri, sebzeler, kuru baklagiller, bulgur pilavı, sabah 1-2 dilim olmak üzere tam buğday ekmeği vb. sağlıklı olan gıdaları tüketin. Bol bol su için, süt için. Gözünüzün önünden sağlıksız şeyler gitmiyorsa nadir tüketin, mesela her akşam cips yemeyin. Doktorlar buna da izin vermez ya ama hamilenin halinden hamile anlar… Dedim ya söylemek kolay diye… Mideniz aşırı bulandığı zamanlarda kendinizi nasıl rahat hissediyorsanız onları yapın… İkinci üçüncü ayın sonunda midenizde biraz ekşimeler olabilir, demedi demeyin. Yediğinize, yiyeceğinize pişman olup yemeseydim diyorsunuz… Son üç ay sadece vücut olarak ağırlaşıyorsunuz, beslenmenize dikkat ederek sağlıklı bir kilo alımı sağlayabilirsiniz.

Hamilelikte Neler Yememeliyim?

Bu başlığa hiç ama hiç girmek istemiyorum. Ya sen can taşıyorsun. Nazlısın, hormonların alt üst olmuş. Canın buram buram bir şey çekiyor ben sana onu nasıl yeme derim? İnsanlığa sığmaz bu, boş boş konuşmak olur. Ye ama gözünü seveyim dikkatli ye, ayarlı ye. Gözünü doyur, yağ dokularını değil.

margarin-daha-zararlı

Önemli Not: Ton balığı yeme! İçinde ağır metal olduğundan bebeğine zararlı. Bunu net söylüyorum. Margarin yeme. Aşağıda linkini verdiğim yazıyı muhakkak oku. Margarinli gıdaları öğren ve onlardan uzak dur. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

İlginizi Çekebilir: Tereyağı – Margarin Arasındaki Farklar

Hamilelikte Spor

Açıkçası bu konuda çok tembellik ettim. 25 kg vermiş olan ben “Bunu yürüyüş olmadan veremezdim.” demekten dilimde tüy bitmişti. Gel gör ki hamile kalınca bir tembellik çökmüştü üzerime. Bacaklarımın ağrısı beni tembelliğe itiyordu. Ye otur ye otur, tabi kilo alırsın dedin kendime. 23. Haftada yürüyüşlere başladım. 2 günde bir yürüyüşe çıkmaya çalışıyorum. Bacaklarımın güçlenmesi ve fiziki olarak kondisyon sağlamak için. Doğumda inşallah faydasını göreceğime inanıyorum. Eğer siz de benim gibiyseniz, bu gidişata dur deyin ve en azından yürüyüş yapın.

işe-yürüyerek-gitmek

Bünye Meselesi

En başta değindiğim konuya gelirsek, bunlar da benim kendi bünyemden yaşadıklarım. Size genel olarak herkesin yerine kendimi koymaya çalışarak tecrübelerimi anlattım. Ama şunu unutmayın ki hamileliğinde 30 kg alıp, “Ben doğumdan sonra 6 ay içinde hepsini verdim.” diye hava atanlar metabolizması hızlı olan şanslı kişilerden olabilirler. Asla onlara güvenip sürekli sırf yemiş olmak için yemeyin…

Eğer bana sormak istediğiniz sorular varsa, yazı altına yorum olarak bırakabilirsiniz. Tüm sorularınızı cevaplamaktan mutluluk duyarım… 🙂 blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Selamlar,

Prebiyotik Bakteriler Sadece Yoğurtta Mı Var?

Prebiyotik bakteriler halk arasında en çok yoğurttan elde edilebilir diye bilinir. Halbuki farkında olmadan yediğimiz birçok besin yapısı itibariyle bu yararlı bakterilerin vücudumuzda çoğalmasına imkan sağlayabilir. Makarna, ekmek gibi gıdalarda bulunan karbonhidrat diyet yapan veya sağlıklı beslenen kişiler için kulağa korkunç  gelir. Mümkün olduğunca uzak durulur. Halbuki karbonhidratlar dengeli ve bilinçli tüketildiğinde vücudumuza birçok fayda sağlamaktadır. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Karbonhidratların alt dallarından fruktooligosakkaritlerin en önemli fizyolojik etkilerinden birisi de patojen bakterilerin çoğalmasını engelleyen bifidobakterilerin çoğalmasını uyarmaktır. Günümüzde oligasakkaritler prebiyotikler olarak adlandırılmaktadır. Prebiyotikler kalın bağırsak kanseri ve diğer bağırsak hastalıklarından koruyucu, bağışıklık sistemini geliştirici, kan kolesterolünün ve şekerinin denetiminde yardımcıdır.

İlginizi Çekebilir: Zayıflama Çayları İle Zayıflama

Tüm bu mesleki terimleri bir kenara bırakalım ve bu faydalı karbonhidratın hangi besinlerde bulunduğuna örnekler verelim.

Soğan  

soğan

Sarımsak 

sarımsak

Buğday, Çavdar 

buğday çavdar

Muz  

muz
muz

Yer Elması

yer elması probiyotik

blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Sağlıklı Beslenmek İsteyenlere 7 İpucu

Sağlıklı beslenmek de her işte olduğu gibi sırayla ve düzenli şekilde hayatınıza alıp adapte edebileceğiniz bir yaşam tarzıdır.
Bu yaşam tarzı için 10 öneriyi sizin için derledik blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

1) Televizyon veya bilgisayar karşısında bir şeyler yemek yani dikkatinizi başka şeylere vermek yediğiniz miktarı kontrol edememenize, daha fazla yemenize neden olacaktır. Yemek yerken başka şeylerle ilgilenmemeye özen gösterin.

tv-yemek
tv-yemek

2) En önemli öğün kahvaltıdır, mutlaka kahvaltı yapın. Bu sayede gün içinde daha enerjik olacaksınız.

kahvaltı

İlginizi Çekebilir: Yulaflı Cookie | Sağlıklı Atıştırmalıklar

3) Sık sık bir şeyler yemek daha küçük porsiyonlarla doymanızı sağlar. Bu yüzden ara öğün yapma alışkanlığı kazanın. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

ara öğün

4) Su, hem metabolizmanızı çalıştıracak hem de yeme isteğinizi kıracaktır. Günde 2-3 litre su içmeye çalışın.

su
su

5) Günde 1-2 bardak yeşil çay için. Yeşilçay, metabolizmanızın hızlanmasına yardımcı olacaktır.

bir fincan yeşil çay

6) Asansör yerine merdivenleri tercih edin. Yani daha hareketli bir hayat sürmeye çalışın.

merdiven çıkmak

İlginizi Çekebilir: 10 Dakikada Metabolizmanızı Hızlandırın

7) Kendinizi çok strese sokmayın, sağlıklı düşünün. Unutmayın, her şey beyinde biter. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

stres
stres

En İyi Kuyruk Sokumu Ağrısı Minderi

11

Bu yazı reklam amaçlı değil, tamamen insanlara faydası olacağı düşünüldüğünden hem bir öneri hem de yazıda adı geçen firmaya teşekkür amacıyla yazılmıştır. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Kuyruk sokumu ağrısı en çok görülen hastalıklardan birisidir. Çoğunlukla kadınlarda olmak üzere kişinin yaşamını olumsuz yönde etkiler. Kadınların kuyruk sokumunu koruyan çevre yapılar erkeğe göre farklı olduğundan herhangi bir darbe durumunda daha fazla etkilenebilirler. Kuyruk sokumu kemiği insan omurunun en sonunda yer alan kemik parçasıdır. Ağrı çeken birine; oturur pozisyondan kalkar pozisyona geçmek, uzun süre oturmak, yemek yemek gibi durumlar çok zor gelmektedir.

kuyruk-sokumu
kuyruk-sokumu

Kuyruk sokumu kemiği kırılmış biri olarak olarak şunları söylemeliyim ki bu hastalığın %100 sonuç verici tedavisi olmamaktadır. Belki kemiğin alınması düşünülebilir ama doktorlar da ona en son çare olarak bakmaktadır. Geçse bile tekrar nüksetme olasılığı da bulunmaktadır. Ağrının bazı vakalarda piskolojik olduğu kanısına vardım, eğer doktorlar kesin bir tedavi önermiyor ve ilaçlarla geçiştiriyorsa bununla yaşamaya alışmak ilaçlardan çok daha etkili olacaktır. Zamanla alışacak, alıştıkça ağrının azaldığını göreceksiniz. Hayatta oturup kalkarken biraz daha dikkatli ve temkinli davranacaksınız o kadar…

Kuyruk sokumu ağrısının en büyük geçmeme nedeni o kemiğe iyileşme fırsatı vermememizdir. Yani kronik bir ağrıya dönüştüğü an geri dönülmez bir yola girdik demek oluyor. Bu nedenle doktorunuza kuyruk sokumu ağrısıyla gittiğinizde eğer başınızdan düşme, darbe gibi durumlar geçtiyse muhakkak doktorunuzun doğru teşhis koyduğuna emin olun. Mümkünse MR çektirin. En garantili sonuç o olmaktadır. İki kere çekilen röntgende yanlış teşhis konmuş, son çekilen MR’da ise kuyruk sokumu kemiğimin açısının kaydığını doktorum gözlemlemişti. Tabi ben geçecek diye 2 sene bekleyince, kuyruk sokumu ağrım kronikleşmişti. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Bu kronikleşen ağrıyla baş etmenin ne demek olduğunu çok iyi biliyorum. İş yerinde rahat çalışabilmek adına denemediğim oturma simidi çeşidi kalmamıştı.

oturma-simidi
oturma-simidi

Bu delikli minderin kuyruk sokumu ağrısına kesinlikle iyi gelmeyecek bir çözüm olduğunu düşüyorum. Çünkü benim ağrım ortada değil oturduğum kısmın sonuna doğrudur. Hemoroid minderi denmesi daha mantıklı. Boşuna alıp, kenara attığım bir minder. Zaten hiç de rahat değil.

kuyruk-sokumu-minderi
kuyruk-sokumu-minderi

Bu minder kuyruk sokumu minderi olmaya daha yakın, ama kuyruk sokumu ağrısı çekenlerin değil sağlıklı insanların uzun süre oturmalarına fayda sağlayacak bir minder olabilir. Oturduğumda biraz ön tarafında da boş olması gerektiğini düşünüyordum.

Şimdi size en iyi minderi paylaşıyorum. Amacı tamamen kuyruk sokumu ağrısı çeken bireyler için üretilmiş medikal bir minder… Ve çok çok çok rahat. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

En İyi Kuyruk Sokumu Minderi: İşbir Yatak ViscoRing

viscoring-işbir-yatak
viscoring-işbir-yatak

Bu minderle tanışana kadar denediğim tüm oturma minderlerine kızıyordum. Bu kuyruk sokumu minderi değil ki, kuyruk sokumu minderi arkası ince, kemikli kısmı sandalyeye değdirmeyecek mukavemette ve minder yuvarlak olmamalı diyordum. İşbir Yatak’ta halden anlayan Ar-Ge çalışanlarının olduğunu düşünüyorum. Çünkü bu minder başka türlü üretilemez, aklımdaki tüm tasarımları uygulamışlar. Gözünüz kapalı alın. Elbette yuvarlak uyduruk piyasa minderlerine göre 3-4 kat fazla bir fiyatı var ama inanın buna değer. Yaklaşık 3 senedir kullanıyorum, etmediğim dua kalmadı.

Minderin kendine has birçok özelliği var. İki tabakadan oluşuyor. Alt kısım sert mukavemetli bir süngeri, üstünde yumuşacık çok rahat viskoelastik bir minder tabakası var. Bu ikili sayesinde kağıt gibi olan minderlere elveda diyorsunuz. Çünkü hem çok rahat ediyorsunuz hem de kuyruk sokumunuz sandalyeyle kesinlikle temas etmiyor.

ViscoRing Link: https://www.isbiryatak.com/urunler/medikal-destek-sistemleri/viscoring/

Kolesterol Nedir? Kolestrole İyi Gelen Besinler Nelerdir?

Kolesterol, hayvansal kaynaklı besinlerde ve kanda bulunan bir steroldür. Aynı zamanda da hücre zarımızın da temel yapıtaşıdır. Tüm vücudumuz da yaygın halde bulunmaktadır. Kolesterol vücudumuzdaki yağların sindiriminde görev alan safra asitlerinin, kemik gelişimimizde görev alan D vitaminin üretiminde ve önemli hormonlar olan kortizol, seks hormonu üretiminde görev alır. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Kolesterol Seviyesi Ne Olmalıdır?

Her şeyin fazlası zarar olduğu gibi kolesterolünde fazlası zarardır. Peki, ne gibi zararları vardır? Kolesterol fazla alındığı takdirde kan damarlarının tıkanmasına neden olur, bu demek olmuyor ki yüksek kolesterol varlığında mutlaka damar tıkanması yaşanacaktır. Kolesterol için doğru olan seviye kişinin özelliklerine göre değişmektedir.

İyi kolestrol-kötü kolestrol

Örneğin, kalp hastası bir birey için LDL (kötü kolesterol) değeri 100 mg/dl altında olması gerekirken kalp hastalığı riski olmayan bireylerde bu değer 130mg/dl’nin altına inmesi zorunlu değildir. Kolesterol yükselmesini; doğru beslenerek, düzenli spor yaparak düşürebiliriz.

Kolesterole Hangi Besinler İyi Gelir?

“Kolesterol nasıl düşer?” sorusu birçok kişinin merak ettiği soruların başında gelmektedir. Bize bu konu da yardım edebilecek 6 tane sihirli besinimiz mevcuttur: yulaf, sarımsak, yeşil ve siyah zeytin, kahverengi pirinç, lahana ve karnabahardır. Kötü kolesterolünü düşürmek isteyen kişiler, muhakkak sağlıklı ve dengeli beslenmelidir. Paketlenmiş ve yağ kalitesi kötü olan yiyeceklerden uzak durmalıdır. Sporlu bir hayata adım atmalıdır. En azından elinden geldiğince yürüyüş yapmak eski sağlığına kavuşmasında muhakkak etkili olacaktır. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

kolesterol_dusurucu_yiyecekler

İlaç tedavisi en son çare olmalıdır. Ancak bütün bunlara rağmen ve genetik nedenlerden dolayı ideal kolesterol seviyesine ulaşamadığımız takdirde ilaç tedavisine başlamamız uygun olacaktır. Kolesterol hastalığını yenmenizin ilk adımı sağlam bir iradeye sahip olmanızdır. Kolesterol hakkında yanlış bilinen tabuları hep birlikte yıkalım. Hepinize sağlıklı ve mutlu bir yaşam dileğiyle.                     

Ödemlerle Savaşa Hazır Mısınız? | Ödem Söktürücüler

Yaz mevsimi birçok güzellikle birlikte ödemi de getiriyor maalesef. Isı artışının damarlar vazodilatasyonuna  bununla beraber damar içinde dolaşan sıvının dokulara geçişi kolaylaşır. Sıvının doku aralarında birikir ve ödem gelişir. Regl dönemi, fazla şeker ve tuz tüketimi, yetersiz su tüketimi ödemin sebeplerindendir. Gelin hep beraber ödem söktürecek besinleri inceleyelim. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Kimyon: Metabolizmayı uyarır,idrar miktarını arttırır.

Kayısı: Potasyumdan zengin olduğu için NA-K dengesine etki ederek ödeme karşı geliyor.

kayisi

Rezene tohumları: Yatıştırıcıdır. Ödem tedavisinde kullanılır. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Salatalık: %95 oranında su içermesi sebebiyle vücudun kaybettiği suyu yerine koymasında yardımcıdır. Yüksek antioksidan içeriğiyle ödem tutumunu engeller.

Yaban mersini: Vitamin ve lif içeriği yüksektir; sindirim sisteminin düzenli çalışmasına yardımcı olur. Sindirimi hızlandırdığından ödem atımına yardımcıdır.

İlginizi Çekebilir: Ödem Attıran İçecekler – Besinler

Süt ve süt ürünleri: Sahip oldukları zengin CA seviyesiyle interselüler sıvı dengesine yardımcı olarak ödem oluşumunu engelliyor.

Maydanoz: C vitamini ve lif içeriğinin zengin olmasıyla ödem atımında oldukça etkilidir. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

maydanoz

Turp: Yüksek K ve folik asit içeriğiyle doğal diüretik besindir. Gaz oluşumunu önlemek için haşlayarak tüketilmelidir.

Rezene, kiraz sapı, kızılcık, ısırgan yaprağı, biberiye bitkilerinin çayları da kan dolaşımını hızlandırarak ödem atımında etkili olabilir.

Ananas: Yüksek lif içeriğiyle bağırsak çalışmasına etki eder, su atımına yardımcı olur. Ayrıca içerdiği bromelain sayesinde selülit oluşumuna sebep olan proteinleri parçalar.

ananas

Su: Günlük 2.5-3 litre su içmek ödem tutumunu engeller ve atımına yardımcı olur. Suyun içine antioksidan içeriği yüksek besinler (çubuk tarçın, elma ve salatalık dilimleri, nane yaprağı) eklemek hem suyun tadını güzelleştirir hem de ödem atımında yardımcı olur.

su-içmenin-faydaları
blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Serinletici Bir Lezzet: Pazı Cacığı

Sıcak yaz günlerinin vazgeçilmezi olacak sağlıklı, pratik, serinletici ve bir o kadar da doyurucu bir tarifim var! blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Pazı Cacığı

Malzemeler: 1 tutam pazı sapı, 250 gram yoğurt (tercihen ev yoğurdu), 2 diş sarımsak. Üzeri için tercihe göre nane, reyhan, zeytinyağı ve pul biber. İsteğe göre tuz eklenebilir, ben tuzsuz tercih ediyorum.

Yapılışı: Yıkanmış  pazı sapları 1 santim büyüklüğünde doğranır, 1 çay bardağı suda 5-10 dakika  haşlanır. Soğuduktan sonra tüm malzemeler karıştırılır, üzeri süslenerek servis edilir. Afiyet olsun!

blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Beslenmenin Saç Dökülmesine Etkisi

Özet

Besinlerle vücudumuza aldığımız vitamin ve mineraller, metabolik olaylarda düzenleyici olarak görev görürler. Bu bileşiklerin yeterli alınamaması veya metabolik sorunlar beraberinde emilim ve kullanımlarının azalması halinde birçok sistemik bulgu ortaya çıkar. Bu bulgulardan biri de saç dökülmesidir. (Kutlubay ve ark., 2011). blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Saç dökülmesine neden olan birçok sebep vardır. Genetik unsurlar bu sebeplerin başında gelir. Doğum, tiroid bezi hastalıkları, demir eksikliği anemisi, çinko yetersizliği, bazı ilaçlar, yanlış beslenme ve psikolojik faktörler saç dökülmesine neden olan diğer faktörlerdir. (Kaya 2014). Saç dökülmesi, birey için hayati bir problem olmasa da kişinin sosyopsikolojik yaşamını olumsuz yönde etkiler. (Oğuz, 2001).

Mikrobesin Yetersizlikleri

Mikrobesin öğesi alımında görülen yetersizliklerinin bütün dünyada yaklaşık iki milyar insanın sağlığı üzerinde önemli etkileri mevcuttur. (Glorio ve ark., 2000). Dünyada 740 milyon kişide iyot alımında yetersizlik, yaklaşık 2 milyar kişide çinko yetersizliği, 1 milyar kişide demir yetersizliğine bağlı anemi görülmektedir. (Müller ve Krawinkel, 2005). Demir, iyot, A vitamini ve çinko yetersizlikleri gelişmemiş ve gelişmekte olan ülkeler için halen önemli toplumsal problemler içerisinde yer almaktadır. (Rojas ve Phillips, 1999).

Biotin, hücre metabolizmasında etken rol üstlenen bir vitamindir. Hücre içinde yer alan 5 karboksilaz enziminin kofaktörüdür. Uzun süreli parenteral beslenme,  ilaç kullanımı, fazla miktarda alkol alımı, gebelik ve bazı  barsak hastalıkları biotin eksikliğine yol açmaktadır. (Said, 2009).  Biotin yetersizliği olan hastalarda saçlı deride kıl folikülü noksanlığı ayrıca kaş, kirpik ve saç dökülmesi de görülmektedir. (Goldberg ve Lenzy, 2010). blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Yeme Bozuklukları

Yeme bozuklukları, psikiyatrik kökenli hastalıklardır. Yeme bozukluğu hastalığı olan anoreksiya nervoza ve bulumiya nervozada ilk olarak  bazı dermatolojik belirtiler görülür. (Ukşal, 2008). Özellikle frontal bölgede sık rastlanan alopesi, anoreksiya nervoza ve bulumiya nevroza hastalıklarında ortak olarak görülen belirtiler arasında yer alır. Alopesiye bağlı olarak saçlar; saydamlığını kaybeder ve opaklaşır, güçsüzleşerk kırılganlaşır ve yoğun saç dökülmesi görülür.  (Haberman ve ark., 1987).

Sonuç

Beslenme eksikliklerinin, metabolik hastalıklar yanında saç dökülmesi gibi dermatolojik problemlere de neden oluşu, beslenme bilimine önem kazandırmıştır. Diyette yapılan kişiye özel besin öğesi eksikliklerine yönelik düzenlemeler ile birçok deri hastalığının tedavisi sağlanabilmektedir.

KAYNAKLAR

Glorio R, Allevato M, De Pablo A et al. Prevalence of cutaneous manifestationsin 200 patients with eating disorders. Int J Dermatol 2000; 39:348-353. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Goldberg LJ, Lenzy Y. Nutrition and hair. Clin Dermatol 2010; 28: 412-419.

Gupta MA, Gupta AK, Haberman HF. Dermatologic signs in anorexia nervosa and bulimia nervosa. Arch Dermatol 1987; 123: 1386-1390.

Kaya PS. Beslenme yetersizliklerinde derimizin mesajları. Dermatoz 2014; 5: 1452d2.

KUTLUBAY,U.D.Z.,YARDIMCI,G.,ENGİN,B.,&SERDAROĞLU,S. Beslenmenin Saç ve Tırnak Üzerine Etkisi. 2011

Müller O, Krawinkel M. Malnutrition and health in developing countries. CMAJ 2005; 173: 279-286. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Oğuz, O. “Saç Dökülmeleri”, İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Sürekli Tıp Eğitimi Etkinlikleri, Cilt Hastalıkları ve Yara Bakımı Sempozyumu, s. 19-22, 18-19 Ekim 2001.

Rojas AI, Phillips TJ. Patients with chronic leg ulcers show diminished levelsof vitamins A and E, carotenes, and zinc. Dermatol Surg 1999; 25: 601-604.

Said HM. Cell and molecular aspects of human intestinal biotin absorption. J Nutr 2009; 139: 158-162. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Ukşal U.Metabolik ve Beslenme Bozukluklarına Bağlı Hastalıklar. Tuzun Y, Gurer MA, Serdaroğlu S, Oğuz O, Aksungur VL, Ed. Dermatoloji’de. 3. Baskı. İstanbul: Nobel Tıp kitabevleri; 2008: 1235-1284.

Ramazan Ayında Sağlıklı Beslenmenin Püf Noktaları

Ramazan ayında yaklaşık 18 saatlik bir açlık yaşandığı için beslenme alışkanlıklarımızda da değişiklikler olacaktır. Uzun süreli açlık, metabolizmamızda yavaşlamaya neden olabilir. Eğer biz dengeli ve düzenli beslenirsek ramazan ayını sağlıklı ve kilo kontrolümüzü sağlamış bir şekilde geçirmiş oluruz. Burada önemli olan yeterli ve dengeli beslenme düzenini koruyabilmektir. Yani 4 besin grubu dediğimiz et grubu, süt grubu, tahıl grubu ve meyve-sebze grubundan besinleri öğünlerde yeterli ve dengeli bir şekilde almamız gerekmektedir. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

ramazanda-beslenme


Ramazan ayında en çok yapılan beslenme hataları şunlardır;

  • Sahura kalkmayarak vücudu çok uzun süre aç bırakmak,
  • Uzun süren açlığın ardından da aşırı miktarda ve kısa sürede yemek yemek,
  • Çok yağlı ve çok tuzlu  yemekler tüketmek,
  • Su tüketimini ihmal etmek,
  • Ağır yemeklerin üzerine şerbetli hamur tatlıları yemek…

Ramazan ayında en önemli öğün sahurdur. Sahura mutlaka kalkılmalıdır. Eğer kalkılmazsa açlık saati daha da uzar ve ciddi sağlık problemleri ile birlikte kilo almamız kaçınılmaz hale gelir. Sahura kalkmak yerine gece yeyip yatmak mide yanması, ağrı, hazımsızlık ve gaz şikâyetlerimizin artmasına da neden olacaktır.

İlginizi Çekebilir: Alışkanlıklar Nasıl Değiştirilir? blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Sahurda Nasıl Beslenmeliyiz?

Sahur için en iyi alternatif, kahvaltılıklardan oluşan hafif ve doyurucu bir menüdür. Sahurda protein içeriği yüksek besinler tükettiğimizde tokluk süremiz uzayacaktır. Örneğin; haşlanmış yumurta, peynir, esmer ekmek, süt gibi besinler uzun süre tok kalmamızı sağlayacaktır. Enerji vermesi ve tatlı ihtiyacımızı karşılaması açısından sahurda kuru meyvelere de yer verebiliriz.

sahurda-sağlıklı-beslenmek

İlginizi Çekebilir: Günde Ne kadar Su İçmeliyiz?

Atlanmaması gerek önemli noktalardan biri de sıvı tüketimidir. Günlük su ihtiyacımızın bir kısmını bu öğünde karşılanmalıyız. Kızartma ve kavurma tarzı besinler, aşırı baharatlı ve tuzlu besinler susama hissimizi artıracağı için bunlardan kaçınmalıyız.

İftarda Nasıl Beslenmeliyiz?

İftara  gelindiğinde  sık sık beslenerek yavaşlayan metabolizmamızı hızlandırmamız gerekir. İlk olarak hurma, zeytin, peynir gibi hafif besinlerle orucumuzu açabiliriz. Eğer  iftarda çok hızlı yemek yersek sindirim problemlerimiz ortaya çıkabilir. Bu sebeple, iftarda diğer yemeğe geçmeden önce 15 dakika ara vermeliyiz. Aşırı yağlı, kızartma, kavurma gibi besinler yerine daha hafif sebze, salata, zeytinyağlı yemekler veya kurubaklagiller tercih etmeliyiz. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

sağlıklı-iftar-menüsü

Yemeklerimizi daha hafif ve sağlıklı pişirme yöntemleri (fırın, ızgara, buğulama, az yağda pişirme gibi) ile yapmalıyız. İftar sonrası ortaya çıkan tatlı ihtiyacımızı gidermek için şerbetli ve hamur tatlılar yerine, komposto, hoşaf veya meyveli, sütlü tatlılar tercih etmeliyiz. İftardan sonra ise mutlaka 30 dakika kadar tempolu yürüyüş yapmalıyız.

Daha İyi Gözler İçin 5 Süper Besin

Vücudumuzun en önemli organlarından biri de gözlerimizdir. Günümüzde genetik faktörler, yanlış beslenme, kronik hastalıklar, yaş ve teknoloji bağımlılığı görme yetimizin azalmasına neden olan faktörlerden bazılarıdır. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Her şeyde olduğu gibi göz sağlığında da doğru beslenmenin önemi büyüktür. Eğer doğru besinler seçilirse göz hastalıkları önlenir veya hastalığın ilerlemesi durdurulabilir. Daha sağlıklı gözler için A, E ve B2 vitamini içeren besinler çok önemlidir.

vitaminler

A vitamini, gece görüşünü güçlendirir ve kataraktı önler.A vitamininden zengin besinler; yumurta sarısı, karaciğer,havuç ve ıspanaktır.

İlginizi Çekebilir: Ev Hanımları İçin Kilo Verme-Koruma Önerileri blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

E vitamini; gözleri dış etkenlere karşı korur, sarı nokta hastalığını önler.E vitamininden zengin besinler; badem,fındık,ceviz ve zeytinyağıdır.

B2 vitamini: eksikliğinde gözlerde yanma ve ışığa karşı hassasiyet oluşur.B2 vitamininden zengin besinler; karaciğer, peynir,balık ve yumurtadır.

Göz sağlığımız için 5 süper besin ;

Ispanak

ıspanak

Havuç

havuç

Yumurta

yumurta

Sarımsak

sarımsak

Badem

badem
blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Selülite Savaş Açan Besinler

Vücuttaki portakal kabuğu gibi olan görüntü yani selülit, yağ hücrelerinin sıkışıp yüzeye doğru çıkıntı yapmasıdır. Genetik, doğum yapmış olmak, yaşın ilerlemesi, hormonal dengesizlikler ve yanlış beslenme gibi birçok nedeni vardır. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Yaz neredeyse gelmiş, havuz-deniz mevsimine az bir zaman kalmışken selülit ile savaşan besinlerle tanışmaya ne dersiniz?

İlginizi Çekebilir: Ev Hanımları İçin Kilo Verme-Koruma Önerileri

  • Su
  • Ananas
  • Maydanoz
  • Somon Balığı
  • Keten Tohumu
  • Soğan,sarımsak
  • Zencefil
  • Muz
  • Kereviz
  • Yeşilçay
blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Ev Hanımları İçin Kilo Verme-Koruma Önerileri

0

Gençken içinde bulunduğumuz aktif hayat evlendiğimizde evimizin sultanı konumuna geldiğimizde biraz pasifleşebiliyor. Gün içinde tempoya alışmış bedenimiz fazla kalorili yiyecekler yese bile bunları yakabiliyordu. Fakat ev hanımları için durum hiç de böyle olmuyor. İnsanı piskolojik olarak bile derinden sarsan bu olay karşısında ya tamamen kilo takıntısı olan depresif bir hale giriyoruz ya da tamamen salıp “Evlendikten sonra çok kilo aldı.” oluyoruz. En başta kurallarınızı belirleyip ipleri sıkı tutmazsanız, evde kilo vermek sizin için tam bir çileye dönüşebilir. Bu problem için bazı sorunların sebeplerini irdelemek gerekmektedir. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Evlenince Kilo Almak

Evlendikten Sonra Neden Kilo Alınır?

1-) Yeni gelin heyecanıyla özenli hazırlanan ana yemekler kalorisi fazla seçilebilir.

akşam-yemeği-önerisi

2-) Eşinizi mutlu etmek veya misafirler gelecek diye bol bol pasta-börek vb. hamurişi gıdaları yapmaya başlamak.

hamurişi-kilo-verme

İlginizi Çekebilir: Günde Ne Kadar Su İçilmeliyiz? Sıradan Cevaplardan Kurtulun blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

3-) Hareket oranınızın düşmesi.

evde-hareketsiz-yasam

4-) Arta kalan tenceredeki yemeklerin ziyan olmaması düşüncesiyle ev hanımı tarafından bitirilmeye çalışılması.

arta-kalan-yemekleri-yemek

Yukarıda saydığım maddeler hem kendimden hem de çevremden tecrübeyle sabit maddelerdir. Özellikle yemek işiyle annelerimizin uğraştığı bekarlık çağında hamur işi yemesek de oluyordu. Fakat evlenip kendimiz yapmaya başlayınca ay ben bundan yemeyeyim olmuyor, maalesef çok çok güçlü bir iradeye sahip olanlar haricinde bu hazırlanmış lezzetle gıdalar yeniyor.

Ne Gibi Önlemler Almalıyız?

Öncelikle evde kilo verme yöntemleri gibi bir sorudan ziyade evde sağlıklı bir hayat olgusunu kafamıza yerleştirmemiz lazım. Bu hem kendimiz hem de gelecek nesli oluşturacak olarak çocuklarımız için faydalı bir alışkanlık olacaktır. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

İlginizi Çekebilir: Göbek Eritmek İçin Altın Kurallar

1-) Özellikle yeni evlililer için eşinize kendinizi kanıtlamaya çalışmayın. Bırakın misafirleriniz geldiğinizde görsün sizin marifetlerinizi. Eşinizle başbaşayken sağlıklı ve kolay alternatifleri tercih edin. Örneğin; pazı kavurması, zeytinyağlı fasulye, balık, köfteli bezelye, izmir köfte, yoğurtlu semizotu. Kısaca kızartma olmayan ana yemekler seçin. Pirinç pilavı pişirmeyin, bulgur pilavı pişirin. Eşiniz eğer cins birisi değilse sağlıklı beslenmenin ikiniz için de yararlı olacağını anlatın. Zaten erkekler evlenince hep bu sağlıksız yemek yüzünden kilo alıyor.

akşam-yemeği-önerisi

2-) Misafirlerinize ana yemek olarak yoğurtlu semizotu verin diyemem. 🙂 Hem eşinize hem de kendinize ödül olarak bence herkesin keyifle yiyebileceği yemekleri gönül rahatlığıyla hazırlayabilirsiniz. Tek bir şartla: İsrafa kaçmadan. Kraliyet sofraları gibi kat kat tabakların bulunduğu sofralar debdebeden başka hiçbir şey değil. Çorba, ana yemek, pilav türevi, salata ve tatlı. Klasik bir misafir menüsüdür. Yardımcı yemekler, poğaçalar, börekler işleri çığrından çıkarmaktan başka bir işe yaramaz. Öğlen gelecek arkadaşlarınız için, güzel bir salata (kısır, mor salata vb.) tarzı besleyici ve sağlıklı alternatifler yanına güzel bir hamurişi hazırlayabilirsiniz.

sağlıklı-gün-yemekleri

3-) Şöyle bir durumu itiraf etmeliyim. İnsanın hareket ettikçe hareket edesi, oturdukça oturası, yedikçe yiyesi, yemedikçe yemesi gelir. Ev hanımları için harekete tek çare kendinizi zorlayarak dışarı atmak ve yürüyüş. Kendinize bir komşunuzu eşlik etmesi için ikna ederseniz, o sizin daha kolay ve bahanesiz dışarı çıkmanızı sağlayacaktır. Evde kilo verme hareketleri olarak da aşağıdaki paylaştığım linklerden yararlanabilirsiniz.

*10 Dakikada Metabolizmanızı Hızlandırın
*Evde 30 Dakikada Brezilya Poposu blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

yürüyüş-yapmak-kilo-verdirir-mi

4-) Arta kalan yemekleri bitirmek için kendinizi zorlamayın. Sebzeli yemekleri muhakkak yiyin. Burada yemeklerinizi çöpe dökün demiyorum. Fakat pilav, makarna gibi sağlıksız olan şeyleri istemiyorsanız bitirmeye çalışmayın. Onların vücudunuza kilo olarak yapışması, çöpe dökmekten çok daha büyük bir israf. Allah önce vücudumuza sahip çıkıp onu israf etmememizi istemektedir.

sağlıklı-beden

İştahınızı Baskılayacak 5 Süper Besin

1- YUMURTA

Anne sütünden sonra en kaliteli protein kaynağı yumurtadır. İştah kontrolünü sağlar ve uzun süre tok tutar. Özellikle kahvaltıda ihtiyacınıza göre 1-2 adet haşlanmış yumurta tüketmek size uzun süre tokluk sağlayacaktır. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

yumurta

2- BADEM

Kuruyemişlerden badem, birçok vitamin, mineral  ve posadan zengindir. Yapılan çalışmalar beslenmesinde bademe yer veren kadınların daha kolay kilo kaybettiğini göstermektedir.Porsiyon kontrolüne dikkat ederek ara öğünlerinizde badem tüketebilirsiniz.

badem

 

İlginizi Çekebilir: Çalışanlar İçin 10 Adımda Sağlıklı Beslenme

3- TARÇIN

Kan şekeri dengesini sağlayarak iştahı kontrol eder.Özellikle diyabet hastalarında kan şekeri regülasyonunu sağladığını gösteren çalışmalar bulunmaktadır.Meyvelerinize veya sütünüze bir çay kaşığı kadar tarçın ekleyerek kan şekeri dengenizi sağlayabilirsiniz.

tarçın

4- YOĞURT

Protein içeriği ile iştahı kontrol ettiği gibi kalsiyumdan zengin oluşu da kilo kaybını destekler.Bireysel ihtiyaca göre ara öğünlerde veya ana öğünlerde tüketilmek üzere günde 1-2 porsiyon yoğurt önerilmektedir. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

yoğurt

5- YULAF

Lif içeriğinin yüksek oluşu sayesinde uzun süre tokluk sağlar.Kahvaltıda, ara öğünde süt veya yoğurda karıştırılarak tüketilebilir.

yulaf

Muhteşem Limonata Tarifi

0

Yaz gelmedi ama dışarıdan içeriği belli olmayan meyve sularını çocuklarımıza içirmek yerine bu nefis tarifi deneyebilirsiniz. Hazır limonatadan hiçbir tat farkı olmayan enfes bir tarif! 🙂 Nane ve limonu içinde barındırmakla da tam bir şifa kaynağıdır. Nane sadece hafif bir esans vermektedir. Limonata tadında herhangi bir baskınlık olmamaktadır. Dileyenler atmayabilir. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Malzemeler

2 adet limon
1 avuç taze nane yaprağı
1 su bardağı şeker
2 litre su

Hazırlanışı

Her limonu 6 parçaya bölüyoruz. Rondonun içine limonları, naneyi ve şekeri atıp püre haline gelene kadar parçalıyoruz. Karıştırma kabının içinde bu püreyi ve suyu güzelce şekerler eriyene kadar karıştırıyoruz. Daha sonra küçük delikli bir süzgeç veya tertemiz olmasını isteyenler için bir tülbent yardımıyla süzüyoruz. Sürahimize koyup afiyetle tüketebilirsiniz.

İlginizi Çekebilir: En Sevdiği Renk Mor Olan Diyetisyen

Buz atmadan buz gibi içmek isteyenler limonu buzlukta bir gün bekletebilir. Ya da hemen yapmak istiyorsanız içine buz atabilirsiniz. Afiyet olsun. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Kabızlık Sorununu Çözmeye Yardımcı Karışım

Kabızlık İçin ; blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

  • 2 adet kuru kayısı
  • 2 adet kuru incir
  • 2 adet kuru erik
  • 1 tatlı kaşığı keten tohumu
  • 1 tatlı kaşığı zeytinyağ
  • 1 çay bardağı su

Yapılışı: Kuru meyveleri  küçük küçük kesip 1 çay bardağı suda kaynatın. Meyveler yumuşadığında soğumasını bekleyip  blenderla ezin, üzerine keten tohumu ve zeytinyağını ekleyip karıştırın. Karışımı 3 gün sabah aç karnına 1 yemek kaşığı tüketip üzerine 2 bardak su için.

En Sevdiği Renk Mor Olan Diyetisyen

0

Renkleri sevin, beslenirken de meyvelerde ki renk çeşitliliğinin farkına varın bu mucizeyi kullanın. Mor sebze ve meyvelerden bahsedelim biraz. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Mor renkli sebze ve meyveler genel itibariyle vücuda zindelik verir. Besinlerde mor rengi veren pigment  ‘antosiyanin’dir. Antosiyanin, hücreleri  çeşitli  hasarlardan koruyan güçlü bir antioksidandır. Bu nedenle mor renkli sebze ve meyveler; kansere karşı  korumada,kalp hastalıklarında, yaşlanmayı geciktirmede etkilidir.

Gelin mor renkli dostlarımızı biraz daha yakından tanıyalım

1. PATLICAN: Tam bir A vitamini deposu olan patlıcan C, E, K vitaminlerini ve potasyum, magnezyum minerallerini de içerir. Lif yönünden de zengin olduğu için kan şekeri  kontrolünde oldukça yararlıdır, diyabeti dengeler. Bol miktarda demir içerdiği için saç ve  tırnak sağlığında da önemlidir. Patlıcanın içerdiği nasunin vücutta fazla demirin emilimini sağlar. Bunun dışında serbest radikallerin hareket kabiliyetini kısıtlayarak vücudumuzu serbest radikallerden temizler. İyi bir antioksidandır,savunma sistemini kuvvetlendirir. Nikotin içerdiğinden sigarayı bırakma konusunda da yardımcı olabilir. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

patlıcan


2. PANCAR:
Protein, karbonhidrat, diyet lifleri ve yağ içeren pancar  bunların yanında, Folat, Nisain, Pridoksin, Riboflavin, Tiamin, A,C,E ve K vitaminlerini içermektedir. Şimdiye kadar pancarla ilgili olarak yapılan araştırmalar; pancarın kalp hastalıklarına, hipertansiyon, kan şeker seviyesinin düzelmesine faydalı olduğunu ortaya koymuştur. Ayrıca kandaki oksijen seviyesini arttırdığı düşünülmektedir. *Anemi, damar sertliği, kalp rahatsızlıkları, diyabet, demans hastalığı ve artrit hastalığına iyi geldiği öne sürülmüştür.

3. ÜZÜM:  Protein açısından zengindir ve bol miktarda lif içerir. Üzüm ayrıca folatlar, Piridoksin, Pantotenik, Riboflavin, Tiamin, Niasin yanında C, E, K vitaminleri içermektedir. C ve K vitaminleri açısından çok zengindir. Tüm bunların yanında ayrıca  bol miktarda potasyum, sodyum, kalsiyum, bakır, demir, magnezyum, çinko, Karoten-α, Karoten-ß, Kripto-ksantin, Lutein-zeaksantin  açısından zengindir. Kolesterol seviyesini dengeler, içerdiği mineral ve bileşenler yardımıyla insülin duyarlılığını arttırır. Saç ve cilt sağlığını korur, saçların sağlıklı kalmasını sağlar. Cildi güneş ışınlarının zararlı etkilerinden korur. Göz sağlığını korumak için gerekli olan besinler içerir, görme yeteneğini geliştirir. Kabızlık ve hazımsızlığı giderir, midede bulunun asit seviyesinin sağlıklı düzeyde kalmasını sağlar. Üzüm çekirdeği  antioksidan  özellikleri çok tanınmış antioksidan vitaminler olan C  vitaminden 20, E vitamininden  50 kat üstündür. İçerdiği vitamin ve diğer besinler kalp ve damar sağlığını korur. *Kabızlığa, böbrek bozukluklarına, astıma, saç ve cilt sağlığına iyi gelir.

üzüm-faydaları


4. MÜRDÜM ERİĞİ:
B vitami açısından zengindir, özellikle sinir sistemine katkıları vardır. Kan basıncını düzenler. Tansiyon sorunlarına iyi gelir. Mürdüm eriği kolesterolle mücadele edecek kadar  bol miktarda lif içermektedir. Kan yapıcıdır. Antioksidandır, idrar söktürücü etkisi vardır. Metabolizmayı hızlandırmak için ara öğünlerde tüketilebilir.

mürdüm-eriği


5. İNCİR:
İncirin en önemli özelliğinin yüksek derecede lif içermesidir. Bu özelliği ile kalp sağlığına ciddi anlamda katkı sağlar . Aynı şekilde sindirim sitemi ve özellikle mide için bu lifler çok faydalıdır. Kemik sağlığının korunması, sağlıklı ve sağlam iskelet  yapısının oluşması için incirin içerdiği bol miktarda kalsiyum ve potasyum devreye girer. Doğal antibiyotiktir. Antioksidan miktarı yüksektir vücudu temizler. Saç köklerini güçlendirir. Sindirim siteminin bütün organları için çok önemli bir besin olan lif incirde çok fazla olduğu için kabızlık sorunlarını çözer. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

incirin-faydalari


6. YABAN MERSİNİ:
Kurutulmuş yaban mersini adeta bir besin paketidir. Çeyrek fincan başına sadece 127 kaloriyle beraber potasyum sunmasına rağmen kolesterol içermemektedir. Lif, C ve K vitamini, manganez yönünden zengindir. Antosiyanin içerdiğinden kırışıklık, yaşlılık lekeleri, katarakt, osteoporoz, saç dökülmesi, demans gibi durumlar için faydalıdır. Diyabete, beyin sağlığına, bağışıklık sistemine iyi gelir.

Yaban-mersini


7. MOR LAHANA:
Yağ asitleri ve bitkisel protein kaynağıdır. Fenol bileşiği ve antioksidan içerir.Mor lahana bağışıklık sistemini güçlendirir. Serbest radikallere karşı çok etkili olan mor lahana, bu özelliği sayesinde hem cilt sağlığını korur, hem de iç organların sağlıklı kalmasını sağlar. Kan basıncını düzenleyen mor lahana  kalp sağlığına da katkıda bulunur.Mor lahana aynı zamanda kas ağırlarına iyi gelen laktik asit içermektedir. Cilt ve saç sağlığı için faydalı olan mor lahana, kaynatılarak suyu cilde uygulanabilir.Yağ yakımına teşvik eder ve kilo vermeye yardımcı olabilir.Sindirim sistemi için faydalıdır. Bol miktarda lif içerir, mide sağlığını korur.

lahana-faydaları


8. BÖĞÜRTLEN:
* Böğürtlen besleyici bileşenlerini çok iyi saklayan, besin değeri oldukça yüksek lezzetli bir meyvedir. Vitamin bakımından oldukça zengin olan böğürtlen vitamin Avitamin B1vitamin B2vitamin B3vitamin B6, folik asit, vitamin Cvitamin E ve vitamin K içermektedir. Mineral açısından da oldukça zengin olan böğürtlen kalsiyum, demir, magnezyum, fosfor, potasyum ve çinko içerir. Çok iyi bir amino grup asit kaynağı olması nedeniyle içerdiği temel diyet lifleri sayesinde zararlı kolesterol sıkıntısı yaşatmaz.  Kadın sağlığına,sindirime,göz sağlığına iyi gelir. Antioksidan kaynağıdır. Kanserle mücadele eder.

böğürtlena-faydaları

 
Renkler bu kadar eğlenceliyken neden beslenme şeklimiz sıkıcı olsun ki? Kullanabileceğimiz mor gibi şahane bi renk varken üstelik! Hadi sofralarınızı renklendirin, sevgiler.

Kaynaklar: blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

www.organicfacts.net
www.nutrition-and-you.com

Kalsiyum Demek Dayanıklı Olmak Demek!

Bugün sizlere kalsiyum içeren besinler ve kişilerin kalsiyum gereksinmeleri hakkında bilgi vereceğim. Adını ve faydasını epeyce duyduğumuz kalsiyumu gelin birlikte irdeleyelim. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Kalsiyum insan vücudunda en çok bulunan mineraldir. Vücut ağırlığının yaklaşık %2 sini oluşturur. Karışık bir diyetle günde yaklaşık 1000 mg kalsiyum alırız ve bunun %70 i emilmezken %30’u emilir. Kalsiyum emilimini artıran faktörlerin başında ise büyüme, gebelik ve yaşlılık gelir.


Kanda kalsiyum düzeyi düştüğü zaman spastik kas kasılmaları ve kas ağrılarını seyreden tetani görülür. Kemikte kalsiyum kaybının neden olduğu osteoporozis özellikle menopoz sonrası kadınlarda görülür. Her yılda bir %10’luk kemik kaybı söz konusudur. Bu miktar hiç de azımsanacak kadar küçük değildir. Bu miktarı azaltmak için emilimi etkileyen etmenler ile idrarda kalsiyum atımını artıran artıran etmenler göz önünde bulundurulmalıdır.

  • Aşırı protein, Na, alkol ve kafein alımı idrarla kalsiyum atımını artırır. 
  • 1 fincan hazır kahve 6 mg kalsiyum atımına neden olur. 
  • Sadece protein alımı 2 kat arttığında idrarla kalsiyum atımı da %50 artar. 
  • Günlük 2,3 g Na yüklemesi ile idrarla Ca atımı 40 mg artar. 
  • (Günlük tuz alımının 5 g geçmemesi lazım!) 

Önemli Kalsiyum Kaynakları 

  • Başta süt ve süt ürünleri olmak üzere pekmez, yeşil yapraklı sebzeler, kurubaklagiller ve kuru meyveler, yumurta, portakal, limon gibi meyvelerdir. Tahıllarda ve ette kalsiyum oranı düşüktür. Balıklar kılçıklı yendiğinde önemli bir kalsiyum kaynağıdır. Pek tabii küçük balık kılçıklarından bahsediyoruz. 🙂
  • 100 ml sütte 120 mg kalsiyum vardır.
  • 100 gr kivi de ise 100 mg kalsiyum vardır. Bu değerler azımsanmayacak kadar yüksektir. Beden sağlığı en önemlisi de kemik sağlığı için kalsiyumun önemini birlikte gördük. 🙂
kalsiyum faydaları


Son olarak yaşlara göre almamız gereken kalsiyum miktarlarını belirtmek istiyorum. Değerler mg/gün cinsindendir.  

Yaş Çocuk Erkek Kadın Gebe Emzikli 
0-6 ay 210    
7-12 ay 600    
1-9 yaş 800    
10-18 yaş  1300130013001300
19-50 yaş  1000100013001000
51+ yaş  12001200  

Kalsiyumla kemiklerimizin, kemik sağlığımız ile de yaşlılık hayatımızın kıymetini bilmeliyiz! blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Vücudumuz yaşamak zorunda olduğumuz tek yer.
Ona güzel bakın! 🙂

Fitshake

-200 ml yarım yağlı süt blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

  • 1 adet yerli muz

-1 çay kaşığı toz tarçın

Spor sonrası tüketildiğinde artan sıvı ihtiyacınızı karşılayacak, muzda bulunan potasyum sayesinde kaslarınızın toparlanmasına yardımcı olacaktır. Afiyet olsun 🙂

blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Çalışanlar İçin 10 Adımda Sağlıklı Beslenme

0

1- İstikrarlı Olun

Sağlıklı beslenmenin ilk kuralı irade sahibi olmaktır. Zayıf iradeli insanlar hemen pes edecek ve tekrar sağlıksız beslenmeye devam edecektir. Kararlı olun ve bedeninize artık gereken özeni gösterin. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

yemek-iradesi
yemek-iradesi

2- Kahvaltıyı Evde Yapın

Ofiste yapılan kahvaltıların içeriği çoğunlukla poğaça, açma gibi yağlı yiyeceklerden oluşmaktadır. Bu nedenle asla kahvaltıyı dışarıda yaparım demeyin. Evde kahvaltı yapacak vaktiniz yoksa ofiste yiyebileceğiniz bir sandviç hazırlayın.

sandvic-kabi

3- Öğlen Yemeği Doyurucu Olsun

Öğlen yemeğinde sakın kendinizi aç bırakma hatasına düşmeyin. Tavuklu, etli yemekleri daha çok tercih edin. Uzun süre tok kaldığınızı hissedeceksiniz. Makarna ve pirinç pilavı yerine daima bulgur pilavı yiyin. Örneğin bir öğle yemeği “mercimek çorbası, tavuk sote, bulgur pilavı” üçlüsünden oluşabilir.

öğlen-ne-yenmeli

4- Akşam Yemeği Hafif Olmalı

Akşam asla ağır bir yemek yemeyin. Bu sizi hem gece rahatsız edecektir hem de gereksiz kalori alımıyla vücudunuzda yağa dönüşecektir. Hamur işi, pilav gibi yiyecekler haftada bir kere olmak koşuluyla akşam tüketilebilir. Yemekten sonra kuruyemiş tüketebilirsiniz. Önerimiz, yemek hazırlayan eşinize ya da annenize hamur işi gibi yemekleri haftada 1 kere yapmasını öğütleyin. Böylece yedikten sonra da pişmanlık yaşamazsınız. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

hafif-akşam-yemekler

5- Bol Su İçin

Günlük en az 2 litre su içmeye özen gösterin. Bunu ofiste 1.5 litre evde 0.5 litre olarak bölebilirsiniz. Ofiste de sabah yarım litre, akşama kadar 1 litre olacak şekilde bölerseniz su içmeyi takip etmeniz kolaylaşır.

tupperware-eko-su-siseleri

6- Günde 1 Fincan Yeşil Çay Tüketin

Öğlen yemeğinden sonra işe başlamadan hemen önce 1 fincan şekersiz yeşil çayınızla masaya oturun.

bir-fincan-yeşil-çay


İlginizi Çekebilir: Yeşil Çayın 10 Faydası

7- Çayı Şekersiz Tüketin

Ofiste en çok tüketilen içecekler arasında çay ve kahve bulunmaktadır. Ofis içinde 5-6 bardak çay tükettiğinizi varsayarsak ortalama 240 kalori yok yere alıyorsunuz. Şekeri azaltın ve çayın tadına varın.

çayı-şekersiz-içmek

8- Geç Saatlerde Atıştırmaya Dur Deyin

Akşam 9’dan sonra asla bir şey yemeyin. Yemek yeme işini en geç 8’de, kuruyemiş işini 9’da bitirin. Sonrası yağ olarak depolanır. Aslında en güzel olanı 6’dan sonra bir şey yememektir. Ama Türkiye şartlarında 18:30’da işten çıktığımızı varsayarsak bu maalesef çalışanlar için mümkün görünmüyor. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

gece-atıştırması

9- Gün İçinde Yürüme Yolu Üretin

İşe giderken ya da gelirken yolunuzu uzatın,  iş yeriniz yakınsa toplu taşımaya binmeyin. Akşam iş dönüşü yürüyüş mesafenizi artırın. Bir şekilde hareket edin!

yürüyen-adam


İlginizi Çekebilir:
10 Dakikada Metabolizmanızı Hızlandırın

10- Düzenli Bir Uyku

Asla geç yatmayın. 01:00’da yatıp 06:00’da uyanan kişiler genelde mala bağlamış şekilde ofiste çalışmaktadır. Ne o çalıştığından bir tat alıyor ne de işveren verimli bir çalışma elde ediyor. En önemlisi çalışanlar tamamen sağlıksız bir hayat sürüyor. En geç 11’de yatın. Televizyon ve internetle aranıza mesafe koyun. Televizyonda izlediğiniz ney sizin uyku sağlığınızdan daha önemli olabilir. Beyninizi kirletmeyin. Hem ruh hem de beden sağlığınızı koruyun. Yazımızın başına irade sahibi olmakla başlamıştık. Bu madde için de kesinlikle irade sahibi olanlar başarabilir.

düzenli-uyku

Doğal Probiyotik: Kefir

Bağırsaklarımızda 100 trilyon kadar yararlı ve zararlı bakteri bir arada bulunmaktadır. Yararlı bakteriler besin emilimine yardımcı olurken zararlı bakteriler toksin oluşturarak sağlığı bozar. Probiyotikler; sağlığımıza dost olan yararlı bakterilerin sayısını artıran, zararlı bakterilerin üremesini engelleyen canlı mikroorganizmalardır. Özellikle sindirim sistemimizin düzenli çalışmasına yardımcı olurlar. Aynı zamanda kolon, meshane kanserine karşı koruyucu, bağışıklık sistemini güçlendirici ve enfeksiyonu önleyici özelliğe de sahiptirler. Son yıllarda yapılan çalışmalar diyete eklenen probiyotiklerin kilo kaybını da desteklediğini göstermektedir. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

kefir-sağlığa-yararlı


İlginizi Çekebilir:
Evde Probiyotik Yoğurt Yapımı

Sağlığa dost bakteriler dediğimiz probiyotiklerin en iyi kaynaklarından biri de kefirdir. Kefir, kökeni Kafkas dağlarına dayanan ve günümüzde yaygın olarak tüketilen sütün mayalanmasıyla oluşan bir süt ürünüdür. Kefir mayası beyaz renkte, karnabaharı andıran ve fındık büyüklüğünde tanelerdir. Hafif ekşimsi bir tadı vardır. İnek, koyun ve keçi sütlerinden kefir yapılabilir. Sindirime yardımcı olan bakterileri içerdiği için kabızlık ve hazımsızlık şikayeti olanlar için ideal bir içecektir. Egzama, sedef gibi deri hastalıklarının tedavisine  yardımcı olur. Yüksek kalsiyum içeriği ile kemik ve diş sağlığını korur. Mide ülserine neden olan ‘Helikebakter Pilori’yi öldürür, yani antibiyotik etkisi vardır. Uykusuzluğa iyi gelir. Akne – sivilce oluşumunu önler. Vücuttan ödemin atılmasını sağlar. Tümörlü hücrelerin gelişimini baskılar.

Site editörünün notu: Kefir taze olarak tüketilmelidir. Çünkü kefirin taze olmaması durumunda içerisinde alkol oluşmaya başlayacaktır. Taze olduğundan emin olduğunuz yerlerden kefir tüketmenizi tavsiye ederiz.

blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Tereyağı-Margarin Arasındaki Ekonomik Farka Çözüm

Bugünlerde margarin konusunda detaylıca düşünme ihtiyacı hissettim. Çünkü misafirliğe gittiğim yerlerde dışarıdan alınacak bir şey var mı sorusuna cevaplar “Margarin” oluyordu. Ben köyden yıllık 30 kg tereyağı sipariş veren babanın kızıydım. Onları İstanbul’da 1 kg’lık paketleyip derin dondurucuya atmak da bize kalıyordu. Şehir hayatında yaşamanın şüphesiz en büyük sıkıntısı maddiyattır. Maaşımızı evimize yetirmeye çalışırız. Bunun içinde en uygunu kullanmaya çalışırız. Peki en uygunu ya sağlımızı tehdit ediyorsa? Margarin modern çağın en zararlı gıda ürünlerinden biridir. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

margarin-daha-zararlı

Margarin Nedir?

Margarin sıvı yağların basınç altında madde boşluklarının hidrojenle doldurulmasıdır. Margarin tereyağına alternatif olarak üretilmiştir. Dünya Savaşı’nda cephedeki askerlere ucuz yağ sağlamak amacıyla üretimine başlanmıştır. Paketlerin arkasında “hidrojenize bitkisel yağ” diye de geçer. Sıvı yağ olarak zannetmeyin en kaliteli yağları bu işleme sokuyorlar. Palm gibi zararları daha yeni yeni kanıtlanıp haberlerde yayınlanan yağları da içeren yağ çeşitleri kullanılıyor. Tereyağı tadı, kokusu vermek için içine bir sürü katkı maddesi katılmaktadır. Reklamda gördüğünüz “Gerçek Tereyağı Tadı” sloganları sizi bence cezbetmesin, tam tersine bu yağdan soğutsun. Margarin kalp damar hastalıklarına en büyük davetiyeleri açar. Lütfen bu konuda hem kendinizi hem ailenizi bilinçlendirin. Her ne kadar “Trans yağ yoktur”, “Bitkisel Kaynaklı” gibi etiketler taşısalar da içerdikleri katkı maddeleri bile bunları yemememiz için nedendir.

İlginizi Çekebilir: Yulaflı Cookie | Sağlıklı Atıştırmalıklar

margarin-zararları
  • Margarin kalp-damar rahatsızlıklarını tetikler.
  • Kötü kolestrolü yükseltir.
  • İyi kolestrolü düşürür.
  • Anne sütünün kalitesini düşürür.
  • Bağışıklık sistemini zayıflatır.
  • İnsülin tepkisini düşürür.
  • Kanser riskini artırır.

Tereyağı Zararlı Mıdır?

Tereyağı Prof. Dr. Canan Karatay’ın da dediği gibi zararlı değildir. Aksine birçok faydası mevcuttur. Faydaları uzun bir konu olduğundan başka bir yazıda bu konuyu detaylıca açıklamayı düşünüyorum. Bu margarin satışını artırmak için yıllarca oynanmış bir oyundur. Dedelerimiz (Allah hepsine sıhhat versin) 70 küsür yaşında harıl harıl çalışıyorsa bunu doğal beslenmeye borçludur. Herhangi bir katkı maddesi katılmamış tereyağı tam anlamıyla mucizedir, Allah’ın nimetidir.

tereyağı-zararlı-mıdır

Ekonomik Yönü

Hanımların margarin almasındaki sebepler; blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

  • Küçüklükten gelen bir alışkanlık,
  • Tereyağının maddi açıdan pahalı olması.

Ne Yapacağız?

Dışarıdan aldığınız paketlenmiş unlu gıdaların içinde emin olun ki margarin vardır. Ki mutfakta kullandığımızdan çok daha kalitesiz margarinler. Bunu margarin konusunda detaylı düşünene kadar hiç akıl edememiştim. Çünkü arkasına sadece palm yağı vs. gibi tanımlar yazıyorlardı. Düşünsenize dışarıdan aldığımız paketlenmiş ürünler zaten zararlıyken, bir de margarinle zararları kaça katlanıyor. Eve aldığım tüm bisküvilerden soğudum. Zaten sağlıklı beslenmeye çalışan birileri olarak bunu hayatımızda değiştirmeye karar vermeliyiz.

Tereyağı evet pahalı olabilir ama zaten kalori bombası olan yağ depolarını niye her gün yapma ihtiyacı hissedelim ki? 3 günde bir hamur işi yapacağımıza, haftada 1 kere hamurişi yapalım. Hem aldığımız gereksiz kalori azalır, hem de yaptığımızı tereyağıyla yaparak daha sağlıklı yaşamış oluruz.

margarinin-zararları

İlginizi Çekebilir: Günde Ne Kadar Su İçilmeliyiz? Sıradan Cevaplardan Kurtulun

Bir tarifte ortalama 125 gr margarin kullanıldığını düşünelim. 125 gr. margarin orta halli markada 1 TL. (bir paketin yarısı). Haftada 2 kere hamur işi yapsanız 2 TL. Orta halli tereyağının kilosu 25 TL. 125 gr. tereyağının fiyatı 3,1 TL. Yani haftalık 1 TL fazla vererek (tarif sayısını azaltmak istemeyenler için 4 TL fark) sağlıklı beslenmek elimizde. Margarinin raftaki fiyatıyla, tereyağının raf fiyatını karşılaştırmak normal gelse de bunu tarif sayısına bölünce 1 TL’lik fark oluşuyor. Dışarıda iki kere kahve içmeseniz ya da bir hamburger menü yemeseniz bu farkı çok kolay karşılayabilirsiniz.  Burada duamız Rabbimizin evlerimize bereket vermesidir…

Neleri Yemeyelim?

Dışarıda paket içerisinde bulunan bisküvi, gofret, kraker vb. türevlerini mümkün olduğunca minimuma indirin. Mümkünse evinizde kendiniz yapın ve dışarıda acıkınca yemek için güzelce paketleyin. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

paketlenmiş-gıdalar

Pastacılar bütün ürünlerinde pastalara özel margarin kullanmaktadırlar. Dolayısıyla dışarıda mümkünse pastayı çok tüketmeyin. Evde kendiniz doğal pastanızı yapın.

pastane-pastasi

Pastaneden poğaça, açma vb. hamurişi almayın. Siz sanıyor musunuz köyden getirdikleri hakiki tereyağıyla ürünlerini yapıyorlar? Kim bilir içinde bir biz yokuzdur!

pastane-poğaçası

Formül: Evde tereyağı kattığınız her şeye dışarıda margarin katıyorlar.
Not: Doğal olduğu, margarin kullanılmadığı belirtilen ürünleri tenzih ederiz.

Dipnot: Margarin konusunda dini açıdan bilgilenmek isteyenler buraya tıklayabilir.

blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Alışkanlıklar Nasıl Değiştirilir? | 40 Gün Hakkında

0

Bugün sizlere alışkanlıklarımızdan bahsetmek istiyorum. Düşüncelerimi yemek düzeni, uyanış saati, kilo verme, kitap okuma, yemek yapma, sağlıklı beslenme vb. gibi her konu hakkında uygulamaya çalışabilirsiniz. Çünkü genel bir kural olarak anlatacağım. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Çevremizde bulunan kimi insanlar “Can çıkar, huy çıkmaz.” diye genel uydurulmuş bir söz söylemişlerdir. Bence bu durum hiç de böyle değil. Çünkü akıl ve irade sahibi olan varlık, karakterini her daim en güzele yönlendirmeye memurdur. Güzel bir insan olmamız için de bunu yapmak zorundayız. Alışkanlıkları değiştirmeye ilk olarak kararlılıktan başlamamız gerekir. Çünkü alışkanlıklardan kurtulma gerçek bir mücadeleyi gerektirir.

İlginizi Çekebilir: Nasıl Zayıflanır? | Zayıflama Hakkında Her Şey

alışkanlıklar-nasıl-kazanılır

Alışkanlıkların gücü çok büyüktür. Dolayısıyla peş peşe gelen darbelerle onları kırabiliriz. “Alışkanlıklar nasıl kazanılır?” sorusunun cevabıyla “Alışkanlıklardan Nasıl Kurtulunur?” sorusunun cevabı aynıdır. Peş peşe gelen darbeler…

Bu konuda size sadece bir sır vereceğim. Aslında bu sırrı ilk olarak Peygamberimiz (s.a.v) vermişti. Hadislerinde geçen 40’la. Demek ki 40’ta bir sır gizliydi. Bu aralar moda olan videolarda bir şeyi alışkanlık edinmek için 40 gün yapmak veya kurtulmak için 40 gün yapmamayı tavsiye ediyorlar. %100 doğru söylüyorlar. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Alışkanlıklar Nasıl Değiştirilir?

Evet,

Sağlıklı beslenmek istiyorsanız, 40 gün boyunca sağlıklı beslenin. Bundan vazgeçemeyeceksiniz.

İlginizi Çekebilir: Yoksa Sizde Yeme Bozukluğu Mu Var?

Sabah erken kalkmakta zorlanıyorsanız 40 gün boyunca sabit istediğiniz saati geçirmeden kendinizi zorlayın. Hayatınızda değişimi fark edeceksiniz.

Kitap okumakta zorlanıyorsanız 40 gün boyunca az da olsa devamlı okuyun. 40 gün sonra bırakamadığınızı göreceksiniz.

Siz de deneyin. Yapmak veya kurtulmak istediğiniz bir huyunuzun 40 gün boyunca zıttına gidin ve hayatınızdaki değişimi fark edin! Unutmayın, alışkanlıklar nasıl kazanılıyorsa; aynı şekilde bırakılabilir. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Sizin de kurtulmayı başardığınız alışkanlarınız ve kendinize has yöntemleriniz var mı?Yorumlarınızı bekliyoruz.

Yoksa Sizde Yeme Bozukluğu Mu Var?

Her birey için yemek yemek farklı anlam taşımaktadır. Bireylerin yemek algısı; ekonomik durum, kültürel birikim, duygu durumu,  yaşam tarzı, güzellik ve sağlık algısına bağlı olarak değişiklik göstermektedir. Bu gibi durumlar kişide fazla takıntı haline geldiğinde ise bir süre sonra yeme bozukluğu ortaya çıkmaktadır. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Günümüzde her yaş grubunda görülmekle birlikte medyanın ve sosyal ortamların “zayıflık = güzellik” algısı yaratmasıyla birlikte daha çok adölesan dönemdeki kızlarda görülmektedir. Güzellik algısının değişmesi , mükemmelliyetçilik veya psikolojik durum yeme davranışında bozukluğa neden olmaktadır. Zayıf bir bedene sahip olma isteğiyle başlayan bu süreç kardiyovasküler hastalık, kemik kütlesinde azalma , büyüme – gelişme geriliği, mide – özefagus tahrişi gibi birçok sağlık sorununu da  yol açmaktadır.

Anoreksiya Nervoza 

Bireyin şişmanlamamak amacıyla bilinçli olarak aç kalmasıdır. Başlangıç yaşı ortalama 17’dir ve kızlarda daha sık rastlanır. Besin alımlarını ciddi şekilde azaltırlar ve aşırı egzersize yönelirler. Zihinleri sürekli yemekle meşguldür, kendilerine özel yemekler hazırlayıp başka besinleri reddederler. Ne kadar zayıf olursa olsunlar aynaya baktıklarında kendini hep şişman hissederler ve yine aç kalarak zayıflamaya çalışırlar.

beyin-yeme-duygusu

İlginizi Çekebilir: Yulaflı Cookie | Sağlıklı Atıştırmalıklar

Bulumiya Nervoza 

Anoreksik olanlara göre daha normal kiloda olan Bulumikler bir kısır döngü içerisindedir. Uzun dönem diyet yapıp istedikleri kiloya ulaşamadıklarında çareyi aç kalmakta bulurlar. Bir süre yemek yemeyi kısıtladıktan sonra tıkanırcasına yeme atağı geçirirler. Daha sonra bundan pişmanlık duyup kendilerini kustururlar. Bu şekilde istediklerini yiyerek hep aynı kiloda kalacaklarına inanırlar. Genelde asosyaldirler, evde tek başlarına yemek yemek isterler. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

evde-tek-başına-yemek

Ortoreksiya Nervoza

Sağlıklı beslenme takıntısıdır. Genelde sosyoekonomik durumu iyi olan, eğitimli, orta yaş bireylerde görülür. Yemekle çok ilgilidirler. Besinleri sağlıklı – sağlıksız olarak ikiye ayırırlar ve genelde sürekli aynı besini tüketirler. Zamanla asosyalleşirler ve kendi yaptıkları yemekten başka bir şey yememek için aç kalmayı bile göze alırlar.

sağlık-beslenme-takıntısı

Tıkanırcasına Yeme Bozukluğu

Oburluktur, Anoreksiya ve Bulumiyaya göre daha sık rastlanır. Genelde uzun süre diyet yapan obez bireylerde görülür. Normal bireylerin tüketemeyeceği kadar çok yemeği bir anda kontrolsüzce yerler.

beyinden-yemek-atılması

İlginizi Çekebilir: Obez Misiniz? Gelin Hesaplayalım

Gece Yeme Sendromu

Günlük alınması gereken enerjinin yaklaşık %50 ‘sinin 19:00’dan sonra alınması durumudur. Sabah saatlerinde Anoreksik gibi davranarak yemek yemekten kaçınırlar. Günün ilerleyen saatlerinde ise bastırılamayan bir açlıkla kendilerini yemek yerken bulurlar. Daha ağır vakalarda gece uykudan uyanıp yemek yeme durumu bile görülmektedir.

gece-yeme-hastalığı
blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Yulaflı Cookie | Sağlıklı Atıştırmalıklar

Malzemeler

  • 2  adet yumurta
  • 1,5 su bardağı yulaf kepeği
  • 4 adet hurma
  • 3 adet kuru kayısı
  • 1 çay bardağı kuru üzüm
  • 2 çay bardağı tam buğday unu
  • 1 paket vanilya
  • 1/2 paket kabartma tozu
  • 1/2 çay bardağı zeytinyağ
  • 1 çay bardağı light yoğurt
  • Tarçın

İlginizi Çekebilir: Yoksa Sizde Yeme Bozukluğu Mu Var?

Yapılışı

İlk olarak yumurtaları çırpıp üzerine yoğurt ve zeytinyağını ekleyip çırpmaya devam ediyoruz.Daha sonra un, kabartma tozu ve vanilyayı ekleyip çırpmaya devam ediyoruz.En son kuru meyveleri ve tarçını ekleyip karışımın üzerine yulaf kepeğini ekliyoruz. Yağlı kağıt serdiğimiz tepsiye top top cookieleri diziyoruz ve önceden ısıtılmış 180 derecelik fırında 20 dakika pişmeye bırakıyoruz. Cookielerin boyutuna göre yaklaşık 20-25 adet çıkar ve tanesi yaklaşık 100 kaloridir. Yanında bitki çayı, Türk kahvesi veya süt ile güzel, besleyici bir ara öğün seçeneği olabilir. Afiyet olsun 🙂 blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Günde Ne Kadar Su İçilmeliyiz? Sıradan Cevaplardan Kurtulun

Birine günde ne kadar su içmeliyim diye sorduğumuzda aldığımız cevap “En az 2 litre iç. 3 litre içersen, daha güzel olur.” gibi sıradan kalıplaşmış cevaplardır. Suyun faydalarını hepimiz biliyoruz, yalnız fazla su içmenin zararlarını göz ardı edemeyiz. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Vücuda eğer haddinden fazla su alınırsa böbrekler çalışmaktan yorulup, başka hastalıklara davetiye çıkarabilir. Aksine gerektiğinden az alımında ise yine daha farklı hastalıklar meydana gelebilir. Suyun az içilmesinin meydana getireceği hastalıklar arasında sindirim sorunları, vücudun esnekliğini erken kaybederek yaşlanmayı artırması, vücuttaki toksinlerin atılamaması vb. gibi temel hastalıklar sayılabilir.

ne-kadar-su-içmeliyim

Daha önce izlediğim bir videoda her gün 4 lt su içen birinin hayatındaki değişiklikleri anlattığını duyduğumda “İyi ki suyumu bol içiyorum.” demiştim. Yalnız oradaki tek hata adamın 4 lt su içmesiydi. Haddinden fazla içilen su, kısa vadede zarar vermiyor gibi olsa da ilerleyen zamanda muhakkak problem çıkaracaktır.

İlginizi Çekebilir: Spor Salonuna Gidilmeli Mi?

Suyun faydaları ve hayatınıza getireceği güzellikler arasında temel olarak aşağıdaki maddeleri sayabiliriz. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

  • Güne daha enerjik başlamak
  • Uyku problemlerinin azalması
  • İştah kontrolü sağlanarak, kilo vermeye yardımcı olması
  • Cildin esnekliğini kazandırarak daha genç görünülmesi
  • Enerji vb.

Suyun buraya yazamayacağımız kadar faydası bulunmaktadır. İlerleyen yazılarımızda bu konuya inşaAllah yer vereceğiz.

Babaannemin 65 yaşında olmasına rağmen 15 yaş daha genç göründüğünü, içtiği bol suya borçlu olduğunu da söylemeden edemeyeceğim.

su-cildi-gençleştirir

Yetişkin Bireyler Günlük Ne Kadar Su İçmelidir?

Günlük içilmesi gereken su miktarı kişiden kişiye bireylerin kilosuna göre değişkenlik göstermektedir. Aşağıda verilen hesaplamalarla sizde “Ne kadar su içmeliyim?” sorusunun cevabını bulabilirsiniz.

Günlük su ihtiyacı 450 gr başına 15 mL – 30 mL arasında değişmektedir. Eğer günlük egzersiz yapmıyorsanız hesaplamada 15 mL, eğer düzenli ve sürekli egzersiz yapıyorsanız 30 mL’yi hesaplamada kullanabilirsiniz. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

İlginizi Çekebilir: Göbek Eritmek İçin Altın Kurallar

kaç-bardak-su-içmeliyim

Örneğin; 70 kg üzerinden hesap yapalım.

Egzersiz yapmıyorsanız;
70 kg * 1000 / 450 gr = 155 * 15 mL = 2.350 ml = Yaklaşık 2.4 litre su minimum tüketmelidir.

Egzersiz yapıyorsanız;
70 kg * 1000 / 450 gr = 155 * 30 mL = 4.670 ml = Yaklaşık 2.4 litre su minimum tüketmelidir.

Ben bu kadar hesabı aklımda tutamam diyorsanız; Düzenli spor yapan kişiler zaten içmesi gereken suyu fazlasıyla içiyordur, spor yapmayan kişiler kabaca kg başına 30 mL su içebilir. 🙂 70 kg için ortalama 2.1 litre oluyor (orta yaş).

Sporcunun ne kadar – ne sıklıkla su tüketmesi hakkında daha fazla bilgi ve detay sahibi olmak istiyorsanız; buraya tıklayabilirsiniz. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

suyun-faydaları

Çocuklar Günlük Ne kadar Su İçmelidir?

Çocuklarda kilogram başına düşen su miktarı daha fazladır. Çünkü çocuklar büyüme çağında olduğu için vücudun temel yapı maddesi olan suya daha fazla ihtiyaçları vardır. Not: Çocuğunuza “Çok suya ihtiyacın varmış.” deyip, 5 lt suyu aman diyelim içirmeyin. Kg başına düşen miktar fazla. Yani kilosu azsa sizden daha az su içmesi gerekiyor.

Milli Akademi Tıp Enstitüsü Gıda ve Besin Kurulu’nun verilerine göre çocuklar aşağıdaki miktarlarda sıvı tüketmelidirler.

  • 1-3 yaş arasındaki çocuklar: 1.3 litre*
  • 4-8 yaş arasındaki çocuklar: 1.4 litre
  • 9-13 yaş arasındaki kız çocuğu: 2.1 litre / erkek çocuğu 2.4 litre
  • 14-18 yaş arasındaki kız 2.3 litre / erkek – 3.3 litre
    *1 litre yaklaşık 5 orta boy su bardağı kadardır.
blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Spordan Önce Ne Yenmeli / Spordan Sonra Ne Yenmeli?

İster profesyonel bir sporcu olun, isterseniz spora yeni başlayın, besin maddelerinin rolünü anlamak çok önemlidir. Yedikleriniz ve içtikleriniz nasıl performans gösterdiğinizi, ne kadar geliştiğinizi veya ne kadar sürede kaslarınızın iyileştiğini belirleyecektir. Spordan önce ne yenmeli ve spordan sonra ne yenmeli gibi sorulara eğileceğiz blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Karbonhidratlar vücut için gerekli enerjiyi sağlarlar. Bu yüzden egzersiz için gereklidirler. Kaliteli karbonhidrat seçimi sadece sporcu için değil, sağlığına önem veren tüm bireyler için olmalıdır. Kahverengi pirinç, tam buğdaydan yapılmış ekmekler, süt ürünleri, meyveler, sebzeleri tüketmeye çalışın. Yüksek proteinler alınca büyük büyük kaslarımızın olacağını hayalinizden çıkarabilirsiniz. Kas büyümesi egzersiz ve ağırlık antrenmanları ile gerçekleşir. Tabi, kas oluşumu için yeterli proteine ihtiyaç vardır. Burada ‘yeterli proteine’ dikkat çekelim!

Dikkatli olun, çok fazla protein: 

  • Gerekli karbonhidratlar yerine alındığında yorgunluğa sebep olur.
  • Yağ olarak depolanır.
  • Kalsiyum kaybı riskini artırır.
  • Böbreklerin çok çalışmasına neden olur.
guclu-kaslar-icin-spordan-once-ne-yenmeli
guclu-kaslar-icin-spordan-once-ne-yenmeli

Spor yapmak, kas geliştirmek deyince akla ilk gelen proteinin fazlası gördüğünüz gibi yarardan çok zarar sağlıyor. Kısacası o göze hitap eden kas kütleleri aşırı protein alımı ile oluşmuyor. 🙂

İlginizi Çekebilir: Ödem Attırıcı

Gelin şimdi hep beraber spor öncesi, spor esnası ve spor sonrası beslenme hakkında ufak tüyolara göz atalım;  blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

  • Spor öncesi ve sonrası yiyeceklerde hafif alternatifler tercih edilmelidir. Ağır yenecek bir yemek size ağırlık çöktürecektir. Hem de hafif boş mideyle yapılan sporda daha fazla kalori harcanarak, yağlardan kurtulmak kolay olacaktır.
  • Büyük porsiyonlar yemeyin.
  • “Nasıl olsa spor yapacağız, eritiriz.” diye düşünerek sakın aşırı yağlı yemekler yemeyin. Bu tamamen yanlış bir düşüncedir.
  • Kan şekerinizi düzenlemeye en çok ihtiyacınız olan anlarda kalitesiz karbonhidratları tüketmeyin. Çünkü bu tür besinler kan şekerinizi aniden yükseltir.

Ben aşağıya kolay bulunabilen ve bir hayli yarar sağlayan besinleri ve faydalarını yazayım, işinize yaracağına eminim! 🙂

Spordan sonra ne yenmeli sorusunun ilk cevabı:

Mükemmel Bir Sandviç

Sandviç besin değeri yüksek olan ekmekle seçilerek yapıldığında harika bir spor yemeği alternatifi olacaktır. Yanına da doğal meyve suyu ya da domates suyu gibi içecekler doyuruculuğu artıracaktır.

Domates suyunun birçok faydası bulunmaktadır. Böbrekleri çalıştırması, kansere karşı koruyucu etkisi, kanı akışkan yaparak pıhtılaşmayı engellemesi, akciğer hastalıkları gibi birçok hastalığa iyi gelmektedir. Artık raflarda da domates suyunun kendisi bulunmaktadır. %100 doğal olmasına dikkat edelim.

İçeceklerimizi dışardan şeker eklenmiş şekilde tüketmemeliyiz. Kolanın zararları, meyve sularındaki boya maddeler sağlığımızı tehdit etmektedir. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

tam-tahilli-sandvic-spordan-once-ne-yenmeli
tam-tahilli-sandvic-spordan-once-ne-yenmeli

Ah Bu Yoğurt Yok Mu?

Yoğurt Türk icadı muhteşem bir lezzet. Yoğurt enerjinizi yüksek tutmak ve kan şekerinizi düzenlemek için muhteşem bir seçim olacaktır. İçine katacağınız mevsiminde meyveler ve arzuya göre yulaf eklemeniz onu muhteşem bir seçim haline getirecektir. Bu hafif alternatife asla hayır demeyin. Mümkün olduğunda dışarıdaki şekerli hazır meyveli yoğurtları yemeyin. Kendi saklama kabınızda yoğurdunuzu yanınızda taşıyabilirsiniz.

İlginizi Çekebilir: Evde Yoğurt Yapımı

spordan-once-ne-yenmeli-yulafli-yogurt
spordan-once-ne-yenmeli-yulafli-yogurt

Enerji Deposu Kuruyemiş

Kuruyemiş tüm sağlıklı beslenme listelerinin başında gelmektedir. Her bir kuruyemişin kendine özgü faydaları bulunmaktadır. Doğal proteini, yağı ve enerjisi ile sizi spor öncesi veya sonrasında destekleyecektir. Fındık, badem vb. kuruyemişler pahalı olabilmektedir. Yer fıstığı gibi kuruyemişleri de tüketebilirsiniz. Her kuruyemişin midemizde yeri var. 🙂 Kuruyemişlerin sindirimi yavaş olduğu için size uzun süre tokluk sağlayacaktır.

spor-oncesi-ne-yenmeli-kuruyemis
spor-oncesi-ne-yenmeli-kuruyemis

Yer fıstığı aynı zamanda fıstık ezmesi olarak da tüketilebilir. İçerdiği potasyumu, sağlıklı yağları, proteini, lifi sizi sporda destekler.

sporda-ne-yenmeli-fistik-ezmesi
sporda-ne-yenmeli-fistik-ezmesi

Çekirdeklisinden Olacak: Kuru Üzüm

Kuru üzümü çekirdeği ile birlikte tüketmelisiniz. Çünkü çekirdek antioksidan yönünden zengindir. Ayrıca çekirdekli kuru üzüm, protein ve karbonhidrat kaynağıdır. A,B1,B2,B6, C vitaminleri ile kalsiyum, fosforik asit, fosfat, organik asitler, formik asit, demir minerallerini içerir. Sporda yenebilecek alternatif besinlerdendir.

spordan önce
sporda-yenecek-yemekler

Yeşil Aşkına: Elma

Elma diyet listelerinde başı çeker. Çünkü tok tutma özelliği bulunmaktadır. Siz de spor programınıza muhakkak elmayı eklemelisiniz. İçerisinde birçok vitamin ve mineral bulunmaktadır (A, B, C, E vitaminleri, potasyum, magnezyum, kalsiyum, sodyum, fosfor vb.) blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Spordan önce ne yenmeli sorusuna verilecek çok güzel bir cevaptır 🙂

spordan önce
elma

Her Derde Deva: Tarçın

Tarçın neye ihtiyacınız varsa ona yetişir. Tatlı krizlerinizi bastırmak için çayınıza katabilirsiniz. Tatlı krizleri, açlık durumu bildiğiniz gibi insülin direnciyle alakalı oluşan bir durumdur. Spor öncesi veya sonrası aşırı açlık hissettiğinizde tarçını içeceğinizde kullanabilirsiniz. Tarçın bayanlarda regl geciktirici olduğundan tüketiminde muhakkak dikkatli olunmalıdır.

tarcinin-faydalari-spordan-once-ne-yenmeli
tarcinin-faydalari-spordan-once-ne-yenmeli

Maymunlar İşi Biliyor: Muz

Muz bir potasyum kaynağıdır. En çok sevilen meyvelerdendir. Sizler de muhakkak sırt çantanızda bu nimeti taşımalısınız. Spor öncesi ve sonrası açlığı bastırmak için harika bir seçim olacaktır. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

spordan önce
muz-sporda-yenir

İlginizi Çekebilir: 10 Dakikada Metabolizmanızı Hızlandırın

Beslenme hakkında kısaca bilgi sahibi olduğumuzu düşünüyorum. Gelelim almamız gereken sıvılara;

Yerine Koymak Lazım: Su

Enerji harcanan işlerde kaybedilen en önemli hayati ihtiyaç sudur. Dolayısıyla spor öncesi ve sonrasında su tüketimimize ayrı bir özen göstermemiz gerekir. Her şeyin yapı taşı olduğundan fazla veya az alımı vücutta hasarlara neden olacaktır. Günlük en az 2 lt su içmeye özen göstermeliyiz. Peki bir sporcu ne kadar su içmelidir? Antremandan 2-3 saat önce en az yarım litre, antreman yaparken her 15 dakikada 1 bardak su içmelisiniz. Antreman sonrası tartıda kendi kilonuzu görmezseniz, tekrar yaklaşık yarım litre su tüketin. 1 saatten uzun sürecek sporlar için daha fazla sıvı alabilirsiniz. Bu konuda muhakkak antrenörünüze danışın. Size sizin için en doğru bilgiyi ulaştıracaktır.

Çok terleyen kişiler suyu vücutta tutmak için tuz alımı yapabilirler. Çorba, tuzlu gıdalar yemek tercihler arasındadır.

spordan-once-ne-yenmeli-su-icmenin-faydalari
spordan-once-ne-yenmeli-su-icmenin-faydalari

Beslenmenin herkes için genel kuralları olsa da kişiden kişiye farklılık gösteren yanları daha fazladır. Her yaşta metabolizma hızı ve vücudun ihtiyacı değiştiğinden 15 yaşındaki bir gençle 65 yaşındaki bir amcayı bir tutamayız. En ideal beslenme düzeni için bir beslenme uzmanına muhakkak danışılmalıdır.

Unutmayın, sağlığınız için spor; sporunuz için beslenme çok önemlidir!

Sağlıklı ve mutlu kalmanız dileğiyle 🙂

Spor Salonuna Gidilmeli Mi?

0

Başlığa vereceğiniz cevaba göre yazıyı okumanızı tavsiye ederiz. Eğer kocaman kaslara sahip olup, baklavalar yapmak ve boş zamanınız var da bunu spor salonunda geçirmek istiyorsanız elbette gitmeniz gerekiyor. Spor salonuna gitmeden bunu yapamazsanız. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Eğer kilo vermek için spor salonuna gitmek gibi bir derdiniz varsa, buyurun yazıyı okumaya devam edelim. Çoğu kilolu bireyler kilolarından kurtulma mücadelesi içindedir. Bunun için beyin yanıp tutuşur, çünkü kilo hem görüntü olarak hem de sağlık olarak fazla olan bir şeydir. Kilo vermek yolları arasında hep iki seçenek sunulur bize:

  • Diyet yapmak
  • Spor salonuna gitmek
istanbuldaki-spor-salonları

Spor Salonuna Zayıflamak İçin Gidenler

Spor salonu kişilerin normal hayatında yapmadığı hareketleri yaparak aşırı efor sarf ettiği mekanlardır. Burada bizim için önemli olan nokta “normal hayatında yapmadığı hareketleri” yapmasıdır. Spor salonunda kilo verme gibi bir derdi olanların bu noktayı göz ardı etmemesini istiyoruz. Çünkü siz haftanın bilmem kaç günü haldır haldır spor salonuna gidecek, aşırı şekilde spor yapıp kalorilerinizi yakacak ve evinize gelip diyetinizi devam ettireceksiniz. Evet 6-7 ay sonunda aşırı fit bir vücudun sahibisiniz. Peki sorulması gereken soru şu? Ne zamana kadar spor yapmalıyım? Sporu bıraktığınız an vücut enerjisini harcayacak bir yol bulamayacak. Tamam belki kaslandınız, artık daha fazla oturduğunuz yerde kalori yakıyor olabilirsiniz ama, vücut spor yapmadıkça eski haline dönmeye devam edecek. Eninde sonunda bir gün diyetinizi de bitireceksiniz, vücudunuza göre normalden farklı besinlerle başlamaya devam edeceksiniz.

spor-salonunda-ne-yenir

İlginizi Çekebilir: Diyet Yaparken Tatlı Yemek İsteyenler

Ömrünüzün sonuna kadar sporcu kariyeri başlatmayacaksanız ve sürekli kilo verme düşüncesiyle yaşamak istemiyorsanız bizce “Spor salonuna gitmeyin!”. Spor salonunda kilo vermek doğru ama kalıcı bir çözüm değil. Hedef belirleme metodunuzu değiştirin. Anlık kararlar alarak, hayatınızı kökten değiştirerek kalıcı hedefler belirleyemezsiniz. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Spor Salonuna Gitmeden Kilo Nasıl Verilir?

Şimdi o zaman spor salonuna gitmeden size nasıl kilo verdireceğiz. Yapılan araştırmalara göre, sporun zayıflama üzerindeki direk etkisi %3’tür. Gördüğünüz gibi bayağı düşük bir rakam. Yapılması gerekenleri ise aşağıdaki gibi sıraladık.

1-) En doğal spor yürüyüş yapın.

işe-yürüyerek-gitmek

Kilo vermek isteyenlerin alışkanlık haline getirmesi gereken en önemli spor, bir yerden bir yere insanı taşıma amacı olan yürüyüştür. Bir kere hareketin kendi amacı var. Kendi amacı olan size hiç boş yere enerji sarf ettirir mi? 🙂 Evinize asla yürüyüş bandı ile kilo verme düşüncesi ile yürüyüş bandı almayın. Birkaç ay sonra kenarda koca bir kazulet görmek istemiyorsanız, yürüyüşünüzü açık havada yapın. Eğer yürüyüş yapmaya vaktiniz yoksa, spor salonuna gitme isteğinizi bir kere daha azaltın. Yürüyüşe vakit bulamayan spor salonuna nasıl gitsin? Otobüsten geç inin, ya da ilk durağa yürüyün. Hem oturarak hedefinize gitmiş olursunuz hem de yürüyüş yapmış olursunuz. Ailenize eve alınacak malzemeleri siz almayı teklif edin. Bir sebep bulun ve yürüyün!

İlginizi Çekebilir: Meşhur Patates Diyeti Hakkında Bilinmeyenler

2-) Basit spor salonu malzemelerinizi evinize alın. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

evde-kullanılanacak-spor-malzemeleri

Motive olmak için evinize spor salonunda kullanılan basit malzemeleri alabilirsiniz. Pilates topu, pilates bandı, dambıl, bel çalıştırıcı vb. aletler. Aslında bizce bunları da almanıza gerek yok. Bir müddet sonra bundan da sıkılıyor olacaksınız. Daha da güzeli fitness hareketlerini günlük yarım saat yapsanız bitti gitti mis. 🙂 Hem de dilediğiniz zaman spora baştan başlayabilirsiniz.

3-) İstikrarlı olun. Bir şeyi 40 gün yaparsanız o şey alışkanlık olacaktır. Buna inanın.

evde-kullanılanacak-spor-malzemeleri

Daha söylenecek söz var mı bu maddeye? Aynen uyguluyorsunuz.

4) Sizi aşırı aç bırakan, tek yönlü şok diyetler yapmayın.

kilo-verdiren-diyetler-nelerdir

Diyet yapıp spor salonuna gitme gibi düşünceyi kafanızdan silmeye spor kısmından başladık. Şimdi diyet kısmını silelim. Diyet diye bir şey yoktur. Sağlıklı beslenmek vardır. Burada konuyu çok uzatmayacağım. Sitede bu konuda diyetisyenlerimizin yazdığı birçok konu mevcuttur. Aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Sitemizde daha birçok sağlıklı beslenmeyle ilgili yazıya ulaşabilirsiniz. Sorularınızı ve düşüncelerinizi yorum olarak bekliyoruz. 🙂

Meşhur Patates Diyeti Hakkında Bilinmeyenler

Patates diyeti adından da anlaşıldığı gibi sadece patatesle yapılan bir diyettir. Patatesler haşlanmış şekilde en az 3 gün olacak şekilde tüketilmektedir. Haşlanmış meşhur patates diyetiyle amaçlanan ise 3 ile 5 gün arasında 5 kg verebilmektir. Patates diyeti bu aralar yoğun olarak önerilen bir diyet listesi durumuna geldi. Bizde sizlere patates diyeti hakkında bilgiler derledik. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Patates diyeti nasıl yapılır sorusuna gelecek olursak, sabah-öğle-akşam 2’şer adet haşlanmış patates yiyorsunuz. Tuz atmıyorsunuz. Diyet listesine göre 4.günden sonra başka şeyler yemeye başlayabiliyorsunuz ya da yemiyorsunuz.

patates-diyeti-zayıflatır

Patates Diyeti Kalorisi Hesabı

Biz sizler için insanın alması gereken günlük kalori miktarını ve patates diyetiyle günlük alınan kalori miktarını hesapladık. Bu sonuçlardan bazı çıkarımlarda bulunacağız.

İlginizi Çekebilir: Roma Bir Günde İnşa Edilmedi

Patates diyeti günlük kalorisi hesabı: Bir orta boy haşlanmış patates 170 kcal’dir. Her öğün 2 adet haşlanmış patates yediğiniz diyetinizde günlük 6×170 = 1020kcal almaktasınız. 160 cm boyunda 60 kg bir bayanın alması gereken günlük enerji miktarı ise en az hareket seviyesine 1800 kcal’dir. (Sizlerde buraya tıklayarak günlük alamanız gereken kalori miktarını hesaplayabilirsiniz.) blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Buradan çıkardığımız sonuç nedir? Siz günlük 780 kcal az yiyerek kalori yakımı sağlamış oluyorsunuz. 5 gün boyunca bu diyete devam ederseiz en az 3900 kcal eksik almış olursunuz. Ama bu yediklerinizin üzerinden yapılan net hesap. Siz aynı zamanda az yediğiniz veya hareket ettiğiniz için bu kalori yukarı seviyelere tırmanacak. Çünkü örneğin, yürüyüş yaptığınızda sadece yürüdüğünüz kadar kalori yakmazsınız. Evinize geldiğinizde hızlanmış bir metabolizmayla günü geçireceğinizden yürüdüğünüzden daha fazla kalori yakarsınız. Peki tüm bu harcamalar 5 kiloya denk olur mu? Bu sorunun cevabını sonraki başlığımızda açıkladık.

patates-diyeti-ile-zayıflayanlar

Patates Diyeti İle Kilo Verilir Mi?

Patatese tuz atmadan tükettiğimiz, bol su içtiğimiz ve patatesin ödem söktürücü etkisinden dolayı vücudunuzda ödem namına bir şey kalmayacaktır. Bu şekilde tartıda hissedilir bir kilo farkı olacaktır. Siz zaten az yediğiniz için de kilo kaybı olacaktır. Yani hakikaten sıfır kaçamakla tartıda 5 kilo olur mu bilmiyorum ama kayda değer bir fark gözlemlenecektir. Bu kilo kaybı sizin bünyenize ve iradenize sahip çıkmanıza göre değişir. Patates diyetini sağlam şekilde yapmışsanız olabilir.

Patates Diyeti Faydalı Mıdır?

Haşlanmış patates diyeti kişilerin 3-5 günlük kurtarımlarından başka bir şey olmayacaktır. Ömrümüzün sonuna kadar haşlanmış patates yiyerek mi kilolarımızın önüne geçeceğiz. Patates diyeti ile kilo verenler olarak mı anılmak istersiniz, sağlık beslenmiş kişiler olarak mı anılmak istersiniz? Onlarca faydalı yiyecek varken, neden bedenime hak ettiği muameleyi yapmayıp onu sadece haşlanmış patatese -tuz bile atmama izin verilmiyor- talim edeyim ki? 5 günden ne olacak diyenleri duyar gibiyim. 5 gün sonunda siz tekrar normal yeme düzeninize geri dönünce o kaloriler tekrar geldiğinde eminiz ki patates diyeti yapmaktan bıkmış biri olacaksınız.

haşlanmış-patates-diyeti

İlginizi Çekebilir: Zayıflama Çayları İle Zayıflama

Bence haşlanmış patates diyeti yerine, akıl ve irademizi kullanarak sağlıklı ve dengeli beslenmeyi hayat felsefesi haline getirmeliyiz. Çünkü sizin bedeniniz bunu hak ediyor! Zaten sağlıklı beslendiğiniz zaman vücut fazla kiloları siz çaba harcamadan verecek. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Tek Çeşit Beslenme

Bir pazara girdiğinizde renk cümbüşüne tanık olursunuz. Allah, insanlığın emrine sayısız helal yiyeceği sunmuştur. Her yiyeceğin farklı bir faydası mevcuttur. Her yiyeceğin vücuda faydalı bir yönünden bahsedilir, muhakkak tüketilmesi gerektiği söylenir. Şimdi bu şartlar altında neden sadece haşlanmış patatesle beslenmek diye bir düşünceye sahip olalım ki. Eğer vücuda dengeli bir gıda alımı olmazsa vücut başka yapı birimlerini yakmaya başlayarak, sağlığımızı tehlikeye atar.

patates-diyeti

Yorumlarınızı ve sorularınızı bekliyoruz.

Nedir Bu Ara Öğün?

Nedir bu diyetisyenlerin ara öğün sevdası, ağızlarına yuva yapan az ama sık yemek mottosu? Ara öğün nedir, niçin yapılmalıdır, herkes mi yapmalıdır, neler yenilebilir? Gelin bu konuya bir açıklık getirelim… blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

İlginizi Çekebilir: İşte Gerçek Mucizevi Besin Anne Sütü

Aslında hepimizde yanlış bir algı var. “Boğazını tutarsan zayıflarsın, kendini aç bırakırsan mucizevi bir şekilde yattığın yerden kilo verirsin.” diye. O yüzden ara öğünü bırakın ana öğünleri bile atlayarak kilo vermeye çalışan bir kitle var aramızda. Ama maalesef her şey bu kadar basit değil, hele 2 kilo vereceğim diye kendini aç bırakmak hiç basit değil.

beyinde-açlık-duygusu

Ara Öğün Mantığı Nedir?

İnsan beyni öyle kodlanmış ki. Sen kendini 6-7 saat aç bırakırsan beyin devreye giriyor ve kendi koruma mekanizmasını başlatıp vücuda uyarı veriyor. “Bizi 6-7 saat aç bıraktı, günlerdir böyle yapıyor yani yine aynısını yapacak. Eğer bu gelen besinleri depolamazsak hepimiz tehlikeye gireriz ve görevlerimizi yerine getiremeyiz. Hadi aslanlarım gelen tüm besinleri depo ediyoruz acil durumda kullanmak için.” Eee sonra ne oluyor? Ay Şengül abla hiç de bir şey yemiyorum bak sen görüyorsun, bir kahvaltı bir akşam yemeği, ama işte su içsem yarıyor bana. Maalesef öyle değil, su içseniz yaramıyor, siz kendinizi kandırıyorsunuz ama beyniniz buna kanmıyor!

ne-yesem-yarıyor

İşte tam da burada ara öğün alışkanlığı devreye giriyor. 3-3,5 saatte bir şeyler atıştırdığımızda beyin bunu ‘ee zaten 3 saat sonra yeni besin gelecek, bunları depo etmeme gerek yok şimdi kullanayım, 3 saat sonra da diğer gelen besinleri kullanırım’ diye algılıyor. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

İlginizi Çekebilir: 10 Adımda Sağlıklı ve Fit Olun

Yani bir sonraki ana öğünde yemeğe saldırmamanız için, kilo kontrolünüzü sağlamak için, sık sık yiyerek metabolizmanızı hızlandırmak için öğünlerinizden 2-3 saat sonra ara öğün yapmalısınız. Ara öğünleriniz boy, kilo, yaş, hareket durumunuz ve beslenme alışkanlıklarınız göz önünde bulundurularak  diyetisyeniniz tarafından size özel planlanmalıdır.  Unutmayın, sağlık doğru beslenerek başlar.

Peki ara öğünlerde neler yiyebiliriz bir bakalım;

  • 2 adet ceviz + 1 su bardağı ayran
  • Yarım paket kepekli form bisküvi + 1 bardak tarçınlı süt
  • Şekersiz türk kahvesi + 2 adet kuru kayısı
  • 1 porsiyon meyve + 1 su bardağı kefir
  • Yarım çay bardağı leblebi + 1 su bardağı ayran
  • 1 kase yoğurt + 1 galeta
  • 1 adet peynirli kepekli tost + 1 fincan yeşil çay
  • 1 bardak sütlü nescafe + 3 grissini

Diyet Yaparken Tatlı Yemek İsteyenler

Diyet nedir? Vücudun sağlığına kavuşması amacıyla fazla kiloları vermek adına yemek ve içmekten kısılarak yapılan eylemlere diyet denir. Günümüzde birçok diyet çeşidi bulunmaktadır: Karatay diyeti, dukan diyeti, patates diyeti, kan grubuna göre beslenme vb. gibi. Her diyetin başlıca özelliklerinden biri ise şeker, un ve tuzun azaltılmasıdır. Şekerin yoğun olarak kullanıldığı besin grubu ise şekerlerdir. Yani çoğu zaman tatlı seven bizlerin diyet yaparken tatlı yemek diye bir sorunu oluyor. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

üç-beyazdan-uzak-durun
üç-beyazdan-uzak-durun

Diyet yaparken nelere dikkat etmeliyiz?

Diyet yaparken tatlı hususunda özellikle, hafif kalorili ve sütlü tatlılardan yana tercihimizi kullanmalıyız. Yoğun çikolata tüketicisiyseniz, miktarı azaltıp maksimum 3 minik tablete kadar indirmelisiniz. Diyette ne kadar çikolata yenebilir sorusuyla sıkça karşılaşıyoruz. Çikolata bitter olmak koşuluyla en fazla 3 minik tablet olmalıdır. Tekrar diyet kaçamaklarından tatlı hususuna dönelim. Ağır şerbetli tatlılar mümkün olduğunca az tüketmeye özen göstermeliyiz. 2-3 ayda bir seyrek olarak tüketilebilir.

kilo-yapmayan-tatlilar-tavukgogsu
kilo-yapmayan-tatlilar-tavukgogsu

İlginizi Çekebilir: Zayıflama Çayları İle Zayıflama

Onun dışında sütlü tatlıları ara ara tüketmenizde, dengeli beslendiğiniz sürece sıkıntı olmaz. Sadece tolere etmeyi iyi becerin bu yeterli. Porsiyonlar orta olabilir, gözümüzün doyması açısından iyi olacaktır bu. Akşam tatlı yemek ise eğer 7’yi geçtiyse mümkün olduğunca az olmalıdır. Hiç olmasa daha iyi. Tatlı krizleriniz gelmişse, meyveli yoğurt, muz, keçi boynuzu katılmış yoğurt sağlıklı bir seçim olacaktır. Bu tarifler diyet bozmayan tariflerden sayılabilir. 🙂

kilo-yapmayan-tatlilar
kilo-yapmayan-tatlilar

Diyette tatlı yemek çoğu diyet yapan kişinin kendini çok zorladığı konulardan biridir. Yıllarca şekerle beslenmiş bir vücuda tatlı türevleri tamamen keserseniz, ilerleyen süreçte pes edip tekrar kilo alımına sebep olabilirsiniz. Unutmayın formül: Yeterli ve dengeli beslenmektir. Yazımızın sonunda sizler için hazırladığımız diyette yenebilecek tatlılara ulaşabilirsiniz. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Diyette Tatlı Ne Zaman Yenmelidir?

Birkaç noktaya dikkat ederek, yediğimiz tatlıların büyük oranda kaloriye dönüşmesini engelleyebiliriz.

  • Tatlıyı asla tok karnına yemeyin. Meyveli bir yoğurt, doğal olarak tatlandırılmış yoğurtları yiyebilirsiniz. Ama şerbetli veya şekeri yoğun olan tatlıları ya yemekten önce açken yiyin, ya da yemek yedikten 3 saat sonra yiyin. Bu şekilde vücuduna parçalı bir şeker girişimi olarak yağlanmanın önüne geçilecektir.
diyet yaparken tatlı yemek
  • Tarçın, kan şekerini düzenleyen besinlerden biridir. Gün içerisinde çayınızda, tatlılarınızda, yoğurdunuzda tüketmeye özen gösterirseniz, tatlı krizlerinizin azaldığını fark edeceksiniz. Ama bir husustan bahsetmek istiyorum, ne yazık ki bunu çoğu diyetisyen söylemiyor. Tarçının özellikleri arasında, bayanlarda adet geciktirmesi özelliği vardır. Yani adet döneminize doğru çok sık tüketmemenizi tavsiye ediyoruz.

İlginizi Çekebilir: Ben Nasıl Hızlı Kilo Verebilirim?

Diyette Abur Cubur Yemek

Abur cuburu çok sevenlerimiz muhakkak vardır. Ne yalan söyleyeyim, ben bayılıyorum. Tüm cips çeşitleri sanırım en çok sevdiğim şey. Hem de yediğim zaman bayağı büyük paketi tüketiyorum. Ama bir formülüm var. Abur cuburu ne sıklıkta tüketmeliyim? Ayda 1 kez, patlayana kadar yiyin. Ben böyle yaptığımda 1 ay boyunca cipsin yüzünü görmek istemiyorum. Zaten aklıma da gelmiyor.

diyette-cips-yemek

Siz de kendi bünyenize göre bunu 2 haftada bir yapabilirsiniz. Ama asla 2 haftadan az olmasın. Eğer 2 haftada bir tüketecekseniz, patlayana kadar değil, orta boy paketler olmalıdır. Az dediğinizi duyar gibiyiz. Ama zaten bu diyetin içerisinde unutmayın ki, tatlı da var. Unutmayın diyette cips yemek elbette var, ama kontrolü kendimizde tutarak.

Diyette Yiyebileceğiniz Tatlılar

  • Puding
kilo-yapmayan-tatlilar-puding
kilo-yapmayan-tatlilar-puding
  • Kazandibi
diyet-yaparken-kaçamak-yapmak
  • Güllaç
kilo-yapmayan-tatlılar-güllaç
  • Çikolata Soslu Meyve
kilo-yapmayan-tatlılar-fondü
kilo-yapmayan-tatlılar-fondü
  • Keçiboynuzlu, Ballı vb. Şekilde Tatlandırılmış Yoğurt
tarçın-zayıflatır-mı
  • Yulaflı Kurabiyeler
kilo-yapmayan-tatlılar-kurabiye
  • Bitter Çikolatalı Toplar
kilo-yapmayan-tatlılar-çikolata-topları

Yukarıdaki gibi diyette arada bir, çok sık olmadan yiyeceğiniz tatlı çeşitlerini belirleyebilirsiniz. Yorumlarınızı ve sorularınızı bekliyoruz. 🙂 blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Zayıflama Çayları İle Zayıflama

Zayıflama çaylarının popularitesi malumdur. Aktarların üzerinde yazan “Zayıflama Çayları Gelmiştir.” konulu afişleri hepimiz görmüşüzdür. Haberler çoğu zaman yasaklanan ve bakanlık tarafından onaylanmamış, ne olduğu belli olmayan otları almamamız gerektiği de söylenmektedir. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

aktar-fotografi

Zayıflama Çayı Nedir?

Zayıflama çayı diye bir şey yoktur. Yani siz çay içerek zayıflayamazsınız. “Nasıl zayıflarım?” diye soranlara diyebileceğim tek şey boğazdan kısılmadığı müddetçe çok zor. Sporla zayıflanılsa bile spor bırakıldığından tüm kiloların geri geldiğini görürsünüz. Zayıflama çayları metabolizmayı çalıştıran, hızlandıran çaylardır. Bu özelliği nedeniyle zayıflama çayı diye genel bir tabir kullanılmıştır. Bu çayların zayıflamaya yardımcı çay olduğunu elbette söyleyebiliriz. Ama sağlıklı olup olmaması kafaları karıştıran kısmıdır. Garantili zayıflama yöntemi diye sürekli gözümüze sokulan belirsiz içerikli çaylar -Allah korusun.- bizi organlarımızdan bile edebilir.

İlginizi Çekebilir: Göbek Eritmek İçin Altın Kurallar

Zayıflama Çaylarını Ne Zaman Kullanmalıyız?

Aslına bakarsanız zayıflama çayını ne kadar az kullanırsanız, o kadar iyidir. Çünkü doğal olmayan bir yoldur. Zayıfladıktan sonra yemekten kısmadıysanız, çay içmediğiniz zaman tekrar kilo alırsınız. Aynı zamanda bu çayların sık tüketimi sağlık sorunlarına neden olmaktadır. Örneğin, zayıflamaya olan etkisi bilinen ve bağırsakları çalıştıran “sinameki” sık tüketildiğinde bağırsak tembelliğine sebep olmaktadır. Yani sürekli içtiğinizde vücudunuz buna alışırsa, içmediğinizde sindirim zorluğu yaşayabilir ve kabız problemiyle karşılaşabilirsiniz.

zayıflama-yardımcı-çaylar

Çayın İçeriğini Okuyun

Aldığın kutuda veya poşette zayıflama çaylarının içindekiler kısmını dikkatlice okumanızı tavsiye ederiz. Vücuda zararlı olan bir maddeyi asla asla ve zayıflamak uğruna tüketmeyiniz. Marketlerde satılan zayıflama çaylarını ise çok sık olmamakla birlikte, ağır ve katı yediğinizde tüketmenizi tavsiye ederiz. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

içindekiler

Bazı çayların tansiyon vb. gibi hastalıklara olumsuz etkisi olabilir. Muhakkak böyle çayları doktorunuza danışarak kullanın.

İlginizi Çekebilir: Obez Misiniz? Gelin Hesaplayalım

Doğal Metabolizma Hızlandırıcılar Kullanın

“Zayıflama çayı ile zayıflama” gibi düşünceleri bir kenara bırakın ve bizce sürekli olan kullanabileceğiniz gıdalar tüketin. Örneğin; acı biber, yeşil çay, yoğurt , lahana vb. gibi besinleri tüketerek doğal hızlandırıcılar kullanın. Unutmayın hiçbir şey sağlığınızdan kıymetli değil.

metabolizmayi-hizlandiran-besinler

Yorumlarınızı ve sorularınızı bekliyoruz. 🙂

blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Obez Misiniz? Gelin Hesaplayalım

Bilindiği gibi obezite bütün dünyada ve toplumlarda çığ gibi büyüyen bir sorundur. Keza başka hastalıklara neden olan önemli de bir sorundur. Bu açıdan obezitenin tedavi edilmesi yanında önlenmesi gerekmektedir. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Tarihsel süreçlere bir baktığımızda aslında şişmanlık toplumlarda sağlık ve zenginlik olarak algılanıyordu. İnsanoğlunun tarihte açlık ve kıtlıkla mücadele etmesi, açlık ve kıtlığın hastalıklara neden olması da düşünüldüğünde bu algı normal olarak karşılanabilir. Tabi ki halen açlıkla mücadele eden toplumlar ne yazık ki bulunmaktadır. Fakat genel anlamda baktığımızda çoğu toplumda artık açlık yerini obeziteye bırakmıştır. Açlıktan kaynaklanan hastalıklar değil de aşırı kilo ve obeziteden kaynaklanan hastalıklar başlamıştır.

obezite-miyim
obezite-miyim

Çoğu insan kendini kilolu olarak görebilir fakat obez sınıfına girdiğini düşünmez ya da bilmez. Peki “Ben obez miyim?”, sorusunun yanıtı ise çok basit aslında.

İlginizi Çekebilir: Motive Olmak İstiyorum

Obezite en basit tanım ile, vücutta aşırı yağ birikimidir. Ortalama vücut ağırlığına sahip erkeklerde vücut yağı %15-20, kadınlarda ise %25-30 arasındadır. Bu yağ oranlarının aşırı yükselmesi sonucu obezite meydana gelmektedir. Vücut yağ yüzdesini belirlemek zor olduğu için obezite aşırı yağdan çok, aşırı kilo olarak tanımlanmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü fazla kilo ve obezite tanımını beden kütle indeksine (BKİ) dayanarak yapmaktadır. “Beden Kütle İndeksimi Nasıl Bulurum?” diyecek olursanız da küçük bir formül kullanmanız gerekecek. Ağırlığınızı boyunuzun karesine bölmek. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

  • BKİ = Ağırlık (kg) / Boyunuzun Karesi

Sonrasında ne yapacaksınız. Çıkan sonuca göre;

  • Fazla kiloluluk: BKİ = 25.0-29.9 kg/m2
  • Obezite: BKİ ≥30 kg/m2

Yani eğer BKİ niz  30 ve üzerindeyse obez sınıfına giriyorsunuz. Yine bel çevresi ölçümlerine baktığımızda erkeklerde  ≥102cm, kadınlarda  ≥88cm hastalık riski yüksek sınırlardır.

obezite-zararlıdır

Hatalı Yeme Davranışları

Unutmayın ki hatalı beslenme davranışları, bireyleri obeziteye götüren ana nedenlerdir. Obeziteye neden olabilen hatalı yeme davranışlarının en önemlileri şunlardır :

İlginizi Çekebilir: Yeşil Çayın 10 Faydası

  • Normalin üstünde besin tüketimi,
  • Özellikle çalışan kişilerin sağlıklı besinler yerine yenmeye hazır, enerji yoğunluğu yüksek besinleri çok tüketmesi.
  • Akşam eve geldikten sonra yemek zamanına kadar atıştırmak ve sonra tekrar yemek yemek.
  • Hızlı yemek, büyük lokmalar almak, az çiğnemek, çatalı kaşığı elinden hiç bırakmamak,
  • Öğün atlamak, öğün aralarında sürekli bir şeyler atıştırmak,
  • Yemek yerken başka aktivitelerle uğraşmak (sohbet etmek, TV seyretmek, okumak vb.)
  • Uzun süre sofrada kalmak,
  • Sıkıntılı, stresli ve öfkeli durumlarda aşırı yemek,
  • Ziyaret ve davetlere sık sık katılmak, ikramları reddedememek,
  • Akşam yemeğinden sonra yatıncaya kadar sürekli yemek,
  • Gece uykudan uyanıp yemek yemek,
  • Su içmemek veya az içmek, yerine yüksek enerjili içecekleri tercih etmek.
obezite-testi

Öncelikle hatalı beslenme davranışlarından vazgeçmeli, egzersiz ve dengeli beslenmeyi hayatınıza sokarak alışkanlıklarınızı değiştirmelisiniz. Beslenme programı beslenme alışkanlıklarınızı uzun dönemde değiştirecek şekilde olmalı, kısa dönemli (şok) programlar uygulanmamalıdır. blaxy reklam görseli blaxy reklam görseli

Sağlıkla Kalın 🙂

Yorumlarınızı ve tüm sorularınızı bekliyoruz. ?

Göbek Eritmek İçin Altın Kurallar

Kilolu olmanın en can sıkıcı tarafı karnımızda kocaman bir yağ deposunun olmasıdır. Aynaya baktıkça can sıkar, ve nas